Anahtar kelimeler: Kozan Kambiyo Katip Menfi Takibi Adana Senetlerinden Borcunun Borcu Tarafça

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.ADANA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AG E R E K Ç E L İ K A R A RESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ......VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı tarafça dava dilekçesi özetle; davalı tarafından Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasında davacı müvekkilinin aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkili ...'nun davalı ...'a borcu bulunmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmamasına rağmen hakkında icra takibi yapıldığını, davacı müvekkili tarafından davalı hakkında Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... Soruşturma numarasında hakkındaki icra takibi nedeniyle bedelsiz senedi icrava koymak nedeni ile şikayette bulunulduğunu, yapılan soruşturma sonucunda savcılık tarafından aradaki ihtilafın hukuki olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, savcılığa yapılan şikayet üzerine soruşturma aşamasında davalı tarafın ifadesi alındığını, alınan ifadede davalı tarafın 2016 yılında çeşitli bankalardan kredi çekerek,davacı müvekkillerine para verdiğini, ayrıca eşine ait 103 ve 97 gram altını bozdurmak sureti ile müvekkillerine verdiğini ve yine iki ton da gübre verdiğini iddia ve savunduğunu, davalı tarafın bu beyan ile senet metnini talil etmiş bulunduğunu, bu anlamda iddia ettiği gibi bankadan para çektiğini, altın bozdurduğunu ve iki ton gübre verdiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davalı ...'ın emekli köy imamı olduğunu, geliri belli bir kişi olduğunu, müvekkile takipteki miktar kadar borç para verecek ekonomik bir gelir düzeyi olmadığını, tamamı ile bedelsiz kalan senetleri icraya koyduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/... Esas ve 2019/... Karar sayılı kararında ve başkaca Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere davalı ...'ın savcılık ifadesinde belirttiği şekilde davacı tarafa para ve gübre verdiğini ispat etmesi gerektiğini, ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu beyanla; davalarının kabulü ile davacı müvekkilinin Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile,kötü niyetli davalının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.CEVAP
: Davacının beyanlarında geçen Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Soruşturması, yine Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Karar sayılı kararı ile 10.01.2022 tarihinde, olayın hukuki uyuşmazlık olduğu gerekçesi ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek taraflara tebliğ edilmiş ve bu karar itiraz edilmeden kesinleştiği, müvekkile alacaklı olduğu bonoları yasal hakkını kullanarak, yetkili ve görevli icra dairelerine müracaat ederek, yasal takip başlattığını, yapılan tüm işlemler usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı-borçlu ..., aynı zaman müvekkilinin eşinin öz yeğeni olduğunu, müvekkilinin eşi ile davacı borçlu arasında yakın kan bağı bulunduğunu, takipten önce, davacı borçlu ile defalarca telefonla ve yüz yüze görüşüldüğünü, yapılan takipten sonra da kendisi ile görüşmeler yapıldığını, aksi yöndeki beyanlar gerçeğe aykırı olduğunu, davacı borçlu hakkında 09.06.2021 tarihinde usulüne uygun olarak icra takibi yapıldığını, davacı borçlu takipten ve borçtan bilgisi olmasına rağmen ödemeye yanaşmadığını, Ayrıca, icra dosyasına da her hangi bir itirazı olmadığını, aradan geçen 7 aylık süreden sonra ise davacı borçlu müvekkili hakkında yukarıda bahsi geçen Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... soruşturma sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçlamasıyla şikayetçi olduğunu, bu dosyada takipsizlikle kapandığını, davacının kötü niyetli olduğunu beyan etmekle bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER
:İcra Dosyası
: Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip dayanağının 65.000 TL bedelli, █████/2016 tanzim tarihli, █████/2018 vade tarihli senet, 235.000 TL bedelli █████/2016 tanzim tarihli, █████/2018 vade tarihli bonolara dayalı kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 438.444,02 TL takip çıkışlı takip tarihinin █████/2021 olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi Raporu
: 01.09.2018 ödeme tarihli 65.000 TL bedelli senedin alacaklısı davalı ... olmadığı, senet alacaklısının Hacer Sabırkazan gözüktüğü, senet aslı dava dosyasında bulunmadığından bu senedin ciranta yolu ile davalıya geçip geçmediğinin tespit edilemediği, bildirilmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı borcunu ödediğini, bonoların bedelsiz kaldığını ve davalının savcılık beyanının senedin talili mahiyetinde olması nedeniyle ispat yükünün davalıda bulunduğunu ileri sürmektedir.Davacının takibe bonolardaki imzaya herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Nitekim savcılık dosyasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda "...2016 yılında ... isimli kişiye 2 adet 20.000 TL'lik senet imzalayarak verdim. Karşılığında 40.000 TL para aldım. 2018 yılında ...'a 60.000 TL elden ödeme yaptım. Bana "senetleri yırttım dedi. Ancak Kozan İcra Dairesinde 2021/... Esas sayılı takibi ile evime ödeme emri geldi. Ben borcumu elden ödemiştim, yazılı bir belgem yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Takibe konu bonolarda borç sebebine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla senedin talilinden bahsetmek mümkün değildir.Somut olayda ispat külfeti, dava konusu senetlerin bedelsiz kaldıklarını iddia eden davacıdadır. 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının dava konusu senetlerin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, ayrıca cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Davalı alacaklının tazminat talebi yönünden: İİK'nin 72.maddesi:"3-İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.4-Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" şeklindedir.Somut olayda davacı borçlu takibi itiraz etmemiş ve takip kesinleşmiştir. Menfi tespit davasında da herhangi bir tedbir kararı uygulanmamıştır. Bu nedenle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Davalının tazminat talebinin reddine,3-Alınması gereken 269,85 TL karar harcından, peşin alınan 7.487,53 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 7.217,68 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca hesap olunan 64.382,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. █████/2023Katip ...Hakim ...