Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Fiilden Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Üye

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 1- ........
VEKİLLERİ
: Av..... Av.....
DAVALI
: 2-........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkili ........ adına kayıtlı ........ plakalı park halindeki araç ile davalı ........ kontrolündeki ........ plakalı araç 22.07.2024 tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, meydana gelen trafik kazasında davalı taraf ........ caddesindeki kavşaktan döndükten sonra direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aynı cadde üzerinde park halinde bulunan müvekkilinin aracına çarparak durabildiğini, bu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sürücüsü olan davalı ........ % 100 kusurlu olduğunu, kaza sonucu müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının ve hasar farkının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının net ve kesin olarak belirlenebilmesi için uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin araçtan mahrum kalmasına yönelik mağduriyet yaşadığını, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının onarım esnasında araca ait orjinal parçaların kullanılmamış olduğunun fark edildiğini, araç tamirinde orijinal parça kullanılmamış olması dolayısıyla ortaya çıkan hasar farkı alacağının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini belirterek dava konusu kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL'nin davalı sigorta şirketi açısıdan temerrüt tarihinden itibaren diğer davalı açısından ise kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın 45 gün boyunca tamir edilmesi sebebiyle, araç mahrumiyetinden kaynaklanan zarar için 1000 TL'lik araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'tan tahsiline, müvekkilin aracının onarımı esnasında orjinal parça kullanılmamış olması dolayısıyla 1000 TL'lik hasar farkı alacağının temerrüt tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ A.Ş vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak ; müvekkili sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin █████/2024 kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 200.000,00 TL olduğunu, hasar-onarım bedeli olarak, █████/2024 tarihinde davacıya 133.000,00 TL onarım bedeli ödendiğini, tedarikçi .....'ye 10.238,43 TL ödeme yapıldığını, değer kaybı bedeli olarak █████/2024 tarihinde davacı tarafın vekiline 56.761,57 TL ödendiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararının reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, kusur durumuna göre davacıya ait araçta değer kaybı olmadığını, bağımsız ekspertizlerce düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda davacı tarafa 133.000 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, bu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, KDV bedelinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, buna rağmen davacı tarafından, söz konusu araç tamir edilirken orijinal parça kullanılmadığından bahisle parça farkı bedeli talep edilmesi son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigortanın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek haksız ve mesnetsiz olan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak ; meydana gelen kazaya ilişkin taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kesin kusur oranı ile ilgili net bir tespit bulunmadığını, davacıya ait aracın daha önceki tramer kayıtlarına bakıldığında aracın davaya konu kazada hasar gören parçalarının daha önce de hasara uğramış olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle kaza sonrası değişen veya tarmir edilen parçaların aracın değerini azaltmamış olduğunu, davacının aracında herhangi bir değer kaybı olmadığını, davaya konu kaza ile ilgili fotoğraflar incelendiğinde, meydana gelen hasarın en fazla 5 gün içerisinde tamir edilebileceğinin anlaşıldığını, sigorta şirketinin de davacı tarafa 15 günlük bedel ödediğini bu nedenle davacı tarafın aracın tamir için serviste 45 kalması ve günlük kullanamaması ile ilgili beyanı makul süreyi aşırı şekilde aşmakta olup gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkilden haksız kazanç elde etmek için kötü niyetli olarak beyanda bulunduğunu, bilirkişi incelemesi yaptırarak davacı tarafında talep ettiği aracın onarımı için geçecek makul sürenin belirlenmesini talep ettiklerini, davacı tarafın takılan parçalar ve orijinal parçalar arasındaki fiyat farkının kendisine ödenmesini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
......... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobili park eden sürücü ........'ün ise kusurunun olmadığı, kaza neticesinde davacıya ait araçta değer kaybı bedelinin 83.238,43 TL olduğu, bakiye hasar bedelinin 26.600,00 TL olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı tazminat bedelinin 45.000,00 TL olduğu anlaşılmış ve davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti tüketildiğinden oluşan vicdani kanaat ile ;
Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 83.238,43 TL
Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 26.600,00 TL
Olmak üzere toplam
: 109.838,43 TL'nin kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalı ........ alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 45.000,00 TL'nin, davalı ........' dan kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı ........ A.Ş.'ye yönelik davanın reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, hükme esas aldığı çelişki ve yanlışlarla dolu bilirkişi raporuna karşı sundukları █████/2025 tarihli itiraz dilekçesinde dile getirdikleri hususları dikkate almadıklarını, bilirkişinin kaza hakkında detaylı bir araştırma yapmadan, sadece kaza tespit tutanağındaki "direksiyon hakimiyetini kaybettim" ifadesine dayanarak ve davacı tarafın aracının kazadaki kusurunu hiç araştırmadan tüm kusurun müvekkile ait olduğuna kanaat getirmesi ve buna göre rapor hazırlamasının hukuka aykırı olduğunu, davacıya ait aracın daha önceki tramer kayıtlarına bakıldığında aracın davaya konu kazada hasar gören parçalarının daha önce de hasara uğramış olduğunun anlaşıldığını, araç satışlarının yapıldığı internet sitelerinde satılan araçların fiyatlarının pazarlık payının da düşünülerek gerçek değerinin çok üstünde yazıldığını, bu nedenle bilirkişinin internet sitesinde birkaç aracın değerinin fotoğrafını çekip raporuna dayanak yapmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle verilen kararın kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini ve yapılacak yargılama sonunda davanın reddine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesinin mümkün olmaması halinde ise hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar, değer kaybı ve ayrıca mahrumiyet kaybına ilişkin tazminat talebidir. Mahkemece verilen karar, davalı ........ vekili tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.
- Kusura itirazda;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Bu itibarla, Mahkemece benimsenen ayrıntılı, gerekçeli, oluşa uygun, ekspertiz raporunun davalının tamamen kusurlu olduğu tespiti ile de paralel kusur raporu ile kazanın, davalı sürücünün park yasağı olmayan yerde nizami park halindeki araca çarpması nedeniyle trafik kurallarına aykırı ve tamamen kusurlu hareketi ile meydana geldiği anlaşılmış olduğundan buna yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
- Hasar, değer kaybına ilişkin itirazın incelenmesinde;
Davalı taraf gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği , tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17.HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Davacı ayrıca davalıdan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak söz konusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükme esas alınan uzman bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ██████████ E., █████████ K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu, hasarlı araç fotoğrafları, hasara ilişkin fatura ve belgelerin, eski kaza durumunun da değerlendirildiği KDV eklenmesi gerekli zarar miktarı da nazara alınarak alınan bilirkişi raporuna göre de tamirin ekonomik olması nedeniyle sigorta teminat limiti kapsamında yapılan ödeme sebebiyle belirlenen teminat dışı kalan bakiye hasar bedelinden ve ayrıca, az yukarı paragrafta belirtilen ilkelere uygun olarak oluşan hasara göre tespit edilen mahrumiyet bedeli ve değer kaybından dolayı araç maliki/işletenin sorumlu olduğu tutarın usul ve yasaya, anılan kriterlere uygun olduğunun da anlaşılmasına göre zarara yönelik itirazların yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ........'tan alınması gereken 10.577,01 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 2.644,25 TL nin mahsubu ile bakiye 7.932,76 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ........ tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!