Anahtar kelimeler: İhmali Süreç Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Davranışla Edilebilir Sayisi Esastan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararSUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.B. İstinafSanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmaması aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra katılanın açık rızası ve hukuki yarar bulunmaması nedeniyle işlem yapmadığına, bu durumun katılan açısından herhangi bir hak kaybına yol açmadığına, katılanın görevsizlik kararına itiraz edilmemesine rıza gösterdiğine, katılanın sanığı kötü niyetli şekilde azlettiğine ve şikayet ettiğine, somut bir zararın oluşmadığına, bu hususta rapor alınmadığına, sanığı azlettikten sonra görevli mahkemede dava açabilecek durumda olan katılanın buna rağmen dava açmadığına, sanığın eylemi ile katılanın zararı arasında illiyet bağı kurulmadığına, isnat edilen suçun yasal unsurları oluşmadığına ve kararın bozulması istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.02.2026 tarihinde karar verildi.