Anahtar kelimeler: İhmali Nazaran Süreç Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Takdiren Edilebilir Sayisi
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın katılanın yazılı talimatı doğrultusunda hareket ettiğine, katılanın sanıktan hiçbir hak ve alacağının kalmadığını açıkça beyan ederek sanığın görevine son verdiğine, katılanın ve ailesinin beyanlarının çelişkili olduğuna, aslı ibraz edilmeyen ve usulüne uygun “aslı gibidir” onayı taşımayan ödeme belgelerine itibar edildiğine, katılan tarafından imzalanmış yazılı talimat ve ibra belgesinin hükme esas alınmadığına, sanığın görev gereklerine aykırı bir eylemi bulunmadığı gibi haksız menfaat sağlamadığına, katılanın mağduriyetinin olmadığına, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince tayin olunan hak yoksunluğu süresinin temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan tayin edilmesi ile hükümde belirtilen gün sayısı olan "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak fazla belirlenmesi,
Kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, hükmolunan cezanın adli para cezası olması durumunda uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hak yoksunluğuna ilişkin kurulan hükmün "Sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyları üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" şeklindeki (4) numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve (5) numaralı bendinde yer alan "2 ay 15 gün" ibaresinin "38 gün" şeklinde değiştirilmesi ayrıca bentlerin çıkarılan bende göre teselsül ettirilmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!