Anahtar kelimeler: Vefatından Hissedarı Babasının Olağan Kurul Birleşen İstanbul Yılı Ticari Şirket

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2021Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas Sayılı DosyasıDAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;ASIL DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin babasının vefatından sonra %7,13 oranında şirket hissedarı olduğunu; şirketin 2020 yılı olağan genel kurulunun █████/2021 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin vekili aracılığıyla toplantıya katılım sağladığını ve kararlara karşı olumsuz oy kullanılarak muhalefet şerhi yazdırıldığını; toplantıda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye,iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu;alınan 3.nolu karar ile yönetim kurulu faaliyet raporunun oy çokluğuyla kabul edildiğini, raporun TTK'nın 516. maddesine uygun olmadığını, ayrıntılı bilgileri içermediğinden ortakları bilgilendirmediğini, bu nedenle kararın iptalinin gerektiğini; 4. gündem maddesinde oy çokluğuyla kabul edilmiş şirket bilanço ve gelir tablolarının, şirketin gerçek durumunu ortaya koymadığını, fiktif kar ediliyormuş gibi gösterildiğini, borçlandırıcı işlemlerin gösterilmediğini, konsolide finansal tablonun düzenlenmediğini, malvarlıklarına ilişkin güncel ekspertiz raporlarının alınmadığını, bu haliyle bilanço ve tabloların kabul edilemeyeceğini; 5. gündem maddesinde alınmış yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararın da iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin şahsi menfaatlerini öncelediklerini,geçmiş genel kurul kararlarına aykırı olarak üyelere ücret ödendiğini; 6. gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı hususlarda izin verilerek şirketin zarara uğratıldığını,delilleri arasında sundukları █████/2021 tarihli mali tablolara yönelik özel amaçlı inceleme raporunda da haklılıklarının görüldüğünü ileri sürerek, davalı şirketin █████/2021 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5 ve 6nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA
: Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin 2020 yılına ilişkin olağan genel kurulunun █████/2021 tarihinde yapıldığını, ret oyu kullanılarak muhalefet şerhi konulan 3 ve 4. maddeler kapsamında, şirketin iştiraklerinden kira alacaklarını tahsil edemediğinin belli olduğunu, fakat bunlar için vergiler ödendiğini, bankalarda ciddi nakit varlığının kalmadığını, var olan kredi borcunu da ancak taşınmaz satımıyla yapabileceğini, bilanço ve gelir tablolarındaki verilerin yanlış yerlere kayıt edildiğini, yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretler 687.443-TL olarak görünmekte iken kurumlar vergisi beyannamesinde bu tutarın 1.376.602-TL göründüğü; bu açıklamalara göre yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu gündem maddesindeki kararın da iptalinin gerektiğini, zira şirketin iyi yönetilmediğinin anlaşıldığını, önceki genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmeyeceği kararlaştırılmasına rağmen yönetim kurulu başkanına müdür sıfatıyla aylık 56.000-TL ödendiğini ve 6. gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı hususlarda yetki verilmesi yönünden şirketin zarara uğratıldığını, kendi menfaatleri uyarınca işlem yapıldığını ve pay sahiplerinin haklarının korunmadığı şeklinde işlemler yapılması nedeniyle bu gündem maddesinin de iptalinin gerektiğini belirterek, davalı şirketin █████/2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurulda alınan 3., 4., 5. ve 6. gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
: Davalı şirket vekili, genel kurul kararının iptali davası açılması için dava şartı olan alınan kararlara muhalefet şerhi yazdırılmadığını, çünkü muhalefet şerhini öneriye değil karara karşı yapılması gerektiğini; davacının faaliyet raporuna ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve raporun TTK'ya uygun olduğunu; bilanço ve gelir tablolarının yeminli mali müşavir denetiminden geçtiğini; yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararının iptaline gerektiren bir durumun bulunmadığını; şirkete yönetim kayyımı atanmasını gerektiren şartların olmadığını ve 7. maddenin iptali talebinin haklı gerekçelere dayanmadığını; sunulan özel denetim raporunun da delil niteliği taşımayan gerçeklikten uzak bir rapor olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece, asıl ve birleşen davada davacıların azınlık pay sahibi olduğu,kararlara açıkça muhalefet ettiği ve süresinde davanın açıldığı; bilirkişi raporunda şirketin gerçek durumunun finansal tablolara yansıtılmadığı, faaliyet raporunda bulunması gerekli zorunlu hususların gösterilmediği, bu nedenle bunlara ilişkin genel kurul kararının iptali şartlarının oluştuğu görüşünün bildirildiği; bilirkişiler tarafından ibraya ilişkin kararın usulüne uygun alındığı belirtilmiş ise de, geçerli bir ibradan bahsedilebilmesi için, finansal raporların kanunen taşıması gereken zorunlu unsurları taşıması gerektiği gibi bunların şirketin gerçek durumuna da uygun olması gerektiği, şirket ortaklarının pay sahipliğinden kaynaklı haklarını kullanabilmeleri için finansal tablolar ve faaliyet raporuyla bilgilendirme zorunluluğunun bulunduğu, davalı gerçeğe uygun olmayan kayıtlar sunarak ibra kararı alınmasını sağlamış ise de, bu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptal şartlarının oluştuğu, bu nedenle davaya konu 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmesi gerektiği; 6 nolu kararın ise, yeterli çoğunlukla alındığı ve özellikle grup şirketlerinde birden fazla şirkette görev alan yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395. ve 396. maddelerine göre yetki verilmesinin gerekli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin █████/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurultoplantısının 3, 4 ve 5 nolu kararlarının iptaline, 6 nolu karar yönünden davaların reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Birleşen davada davacı vekili, mahkemece haklarındaki ibra kararı iptal edilen yönetime reddedilen 6 nolu gündem maddesindeki yetkilerin verilmemesi gerektiğini belirterek, kararın bu ve davalı lehine verilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili, somut olayda davacıların alınan kararlara karşı geçerli muhalefet şerhi bulunmamasına rağmen mahkemece varlığının kabul edildiğini, davacıların karar değil öneriye muhalif kaldıklarını; usulüne uygun faaliyet raporunun kabul edildiğini; davacıların şirketin zarar ettiği yönündeki iddialarla bilançonun muhasebe standartlarına aykırı düzenlenmesi hususların farklı hususlar olduğunu, bilançodaki kayıtlarla ilgili TTK'nın 437. maddesine göre bilgi alma hakkını kullanılabileceğinden yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilançonun onanmasına ilişkin kararların iptalinin hukuka aykırı olduğunu, ibraya ilişkin kararın iptaline de 3 ve 4 nolu kararların iptalinin dayanak gösterildiğini ileri sürerek ibra kararının iptal edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin █████/2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurulunun 3 nolu yönetim kurulu faaliyet raporunun, 4 nolu bilanço ve gelir tablolarının tasdiki, 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve 6 nolu yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararlarının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez.Eldeki asıl ve birleşen davada davacı ortaklar, █████/2021 tarihli genel kurulda kendilerini vekilleri aracılığıyla temsil ettirmiş, davacıların vekilleri iptali istenen kararların müzakeresi sırasında henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunmuştur. Fakat davacıların vekilleri tarafından karar alındıktan sonra karara karşı muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış, ayrıca bu husus yazılı olarak da bildirilmemiştir. Bu şekildeki muhalefet, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulu yerine getirilmemiştir. Bu halde alınan kararlar yönünden asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne kararverilmesi yerinde bulunmamıştır (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2024 tarihli ilamı).Açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl davada; peşin alınan 59,30-TL harcın, alınması gereken 732-TL maktu karar harcından mahsubu ile kalan 672,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Birleşen dava yönünden; peşin alınan 59,30-TL harcın, alınması gereken 732-TL maktu karar harcından mahsubu ile kalan 672,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"Alınması gereken peşin yatırılan 80,70-TL harcın, alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 161,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, asıl ve birleşen davada davalı tarafından sarf edilen 50-TL istinaf yargı giderinin birleşen davada davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026