Anahtar kelimeler: İcbar İrtikap İçermediği Nazaran Alabilecek Surette Gördüğü Öncesindeki Sıfatını Görüşü
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜMLER
: Sanıklardan ... hakkında mahkumiyet (iki kez), ... hakkında beraat (iki kez)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazine vekilinin 20.10.2021 tarihli dilekçesinin temyiz talebi içermediği, kamu davalarına katılma istemine yönelik olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü ve vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 3628 sayılı Kanun'un söz konusu değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği REDDİNE, O yer Cumhuriyet savcısının 01.10.2021 tarihli süre tutum dilekçesiyle sanık ... hakkındaki hükmü temyiz ettiği ancak 21.10.2021 tarihli dilekçe ile sanık aleyhine yaptığı temyiz isteminden feragat ettiği gözetilerek, incelemenin başvurularının kapsamına göre katılan ... vekilinin tüm hükümlere ve müdafin sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve yasaya uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru olan sanığın, katılan ... ile mağdur ...'i ormanlık alanda, araç içerisinde uygunsuz vaziyette yakalaması sonucu, kolluk görevlisi olmasının sağladığı nüfuzu kullanarak, işlem yapacağı yönünde kanaat uyandırmak suretiyle mağdurdan para talep ettiği, katılandan ise cinsel birliktelik istediği, bununla ilgili olarak katılan ve mağdur hakkında, adli emanette kayıtlı ajanda üzerine yazılmış tutanağı tanzim ettiği, taleplerini yerine getirmemeleri halinde söz konusu tutanağı işleme koyacağını bildirerek katılan ve mağdurun bu teklifleri kabul etmeleri sonucunda uzaklaşmalarına izin verdiği, olay yerinden ayrıldıktan hemen sonra jandarma ekiplerince kimlik kontrolü için durdurulduklarında, mağdurun şikayetçi olduğu, olay yerinde jandarma ile yapılan arama sonucunda verdiği paranın yerde bulunduğuna dair tutanak düzenlendiği, katılan ...'nin sanık hakkında şikayetçi olması üzerine jandarma ile yürütülen operasyon çerçevesinde katılanın sanık ile irtibat kurup cinsel birliktelik için buluşacakları sırada sanığın suç üstü yakalandığı şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın katılan ...'ye cinsel ilişkiye girmeyi teklif etmesi şeklindeki eylemi yönünden cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle irtikap suçunun konusunu oluşturmayacağı gözetildiğinde, bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 105/2-a maddesi kapsamında kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde icbar suretiyle irtikap suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Sanığın mağdur ...'e yönelik eylemi yönünden ise suça konu olayın gerçekleştiği yerin ormanlık alanda olup jandarmanın sorumluluk bölgesinde olduğuna dair kabule rağmen dosya kapsamında buna dair somut bir tespitin bulunmadığı gözetilerek, söz konusu bölgenin jandarmanın mı yoksa polisin mi görev ve yetki alanı kapsamında kaldığı araştırılarak suça konu yer polisin görev ve yetki bölgesinde ise
sanığın eyleminin icbar suretiyle irtikap, değil ise nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı dikkate alınarak ilgili evrakın temini ile hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanık hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, eylemlerinin ayrı suç olarak kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Mağdur ...'nın suç tarihindeki ekonomik durumunun araştırılmasından sonra irtikap edildiği kabul edilen yarar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının karar yerinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Gerekçeli karar başlığında mağdur ...’nın katılan, kamu davalarına katılmasına karar verilen İçişleri Bakanlığının ise müşteki olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!