Anahtar kelimeler: Nlu Simsarlık İhtarla İhtara Faturaya Faturanın Ödenmeyince Bedelli Fatura İlişki

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında verdiği hizmet için █████/2019 tarihli, ... nlu ve 74.967,89-TL bedelli fatura düzenlediğini, fatura ödenmeyince █████/2020 tarihli ihtarla faturanın davalıya tebliğ edildiğini, █████/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtara cevap vermeyen davalının faturaya da itiraz etmediğini, sonrasında 74.967,89-TL fatura bedeli asıl alacak, 6.213,09-TL işlemiş faizi, 307,95-TL ihtar masrafı ve 16,71-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 81.505,64-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında TBK 520/3'e göre simsarlık sözleşmesi bulunmadığından davacının davaya konu faturadan dolayı bir alacağının bulunmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin de alacağı doğurmayacağını, davacının daha önce düzenlediği 66.594,06-TL bedelli faturanın da müvekkilinin kendisini borçlu zannederek sehven ödediğini, o bedelin de müvekkiline iadesinin gerektiğini ve Yargıtay kararlarında da simsarlık sözleşmelerinde yazılılığın geçerlik koşulu olarak kabul edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ilişki bulunduğunun ticari defterlerden anlaşıldığı, davaya konu 74.967,89-TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu kapsamda davacının davalıdan 81.505,64-TL alacağının bulunduğu, davalının da faturayı defterlerine kaydettiği fakat sonradan iade faturası düzenlediği, davacının defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının davacıya tebliğ edildiğine dair sunulan kargo belgesinden bu hususun anlaşılamadığı ve davacının fatura alacağını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının 74.967,89-TL asıl alacak, 6.213,09-TL işlemiş faiz, 307,95-TL ihtarname masrafı ve 16,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.505,64-TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden aynı şartlarla devamına ve hükmolunan likit asıl alacağın %20'si oranındaki 14.993,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili, mahkemenin ara karına istinaden davacının █████/2021 tarihli dilekçesiyle taraflara arasındaki ilişkinin simsarlık ilişkisi olduğunun belirtildiğini, TBK 520/3'e göre taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının düzenlendiğini, davacının kestiği faturanın iade edildiğini ve HGK'nın █████/2018 tarihli ilamı dikkate alındığında davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, taşınmaz simsarlık hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK'nın 520. maddesi uyarınca, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Davacı tarafça, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ancak davacının davalılara hizmet verdiğini, whatsapp aracılığı ile mesajlardan hizmetin verildiğinin kanıtlandığını davalının ücret ödemeyi kabul ettiğini, bu hususta kesilmiş hizmet bedeli faturasının davalıya tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmediğini, davalının faturayı defterlerine işlediğini ileri sürmektedir.
Mahkemece █████/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararında "davacı vekiline taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve faturanın dayanağı olan sözleşmeye dair beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine" karar verilmiştir. Davacı da sunduğu █████/2021 tarihli dilekçesinde, faturanın dayanağı hizmet için "Taraflar arasında Yeşilkent Mah. Bahçeşehir ...Evleri NO:... Avcılar/İSTANBUL adresinde bulunan taşınmazın satışına istinaden taraflar arasındaki ticari ilişkiden ve faturadan kaynaklı olarak davalı tarafın davacı müvekkile ödemesi gereken tutara haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz itiraz edilmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Yazılı bir sözleşmenin geçerliliği içinde TBK'nın 14/1 maddesi uyarınca tarafların imzasını taşıması gerekir. TBK'nın 520. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartı, geçerlilik şartıdır. Somut durumda, davacının taşınmaz konusundaki simsarlık ilişkisine istinaden davalıya düzenlediği hizmet faturasını davalının önce defterlerine kaydetmesi, faturanın BA bildiriminin yapılması ve whatsapp görüşmelerinin hizmetin verildiğine ilişkin delil olarak sunulduğu anlaşılmakta ise de, yazılı ve geçerli bir sözleşme mevcut olmadığından simsarlık hizmeti verilmiş olsa dahi ücret istenemeyecektir (Yargıtay HGK'nın ███████-388 E., ████████ K. sayılı ve █████/2010 tarihli ilamı).
Açıklanan nedenlerle mahkemece, davaya konu fatura alacağının taşınmaz simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gözetilmeden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın reddine,"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 732-TL karar harcının yatırılan 984,39-TLpeşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 252,39-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine"
Davalı tarafından yatırılan 1.391,91-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Davalı tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!