Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Beraatine Kötüye Neticesinde Edilebilir İstanbul Sayisi Esastan
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇ
: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanığın beraatine dair İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararın katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Karar ile "...1-Sanığın savunmasında, katılanların akrabası olan tanık ...'dan 20.000 TL borç aldığı, bu borç nedeniyle 24.000 TL'lik senet imzaladığı, verdiği senedin aldığı vekalet ücretlerinin geri ödenmesine ilişkin olmadığı yönünde savunmada bulunması nedeniyle, tanık ...'ın duruşmada dinlenmediği görülmekle, adı geçen tanığın duruşmaya çağrılıp, sanık savunması doğrultusunda dinlenmesinin maddi gerçeğin açığa çıkarılması açısından zaruret arz ettiği gözetilmemesi,
2-Dosyada katılanların sanığa vekalet verdiğine dair sunulmuş her hangi bir vekaletname örneğine rastlanmadığı, katılanlar ile sanık arasındaki vekalet ilişkisinin açıklığa kavuşturulması açısından, verildiği iddia edilen vekaletname örneklerinin ilgili yerlerden temin edilerek dosya arasına alınması gerekmesine rağmen, bu yola gidilmeden eksik inceleme ile sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1 ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 09.01.2024 tarihli ve ████████ Esas, 2024/1 sayılı Karar ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Katılanlar vekili ve sanığın istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında ayrı ayrı verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanığın zincirleme görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmek ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendinin 2. cümlesi ve 303/1-f maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Katılanlar ile arasında vekalet ilişkisinin olmadığına, katılanların zararının oluşmadığına, katılanların soyut beyanları dışında dosyada delil bulunmadığına, katılan ...'ın davaya konu dosyada avukatının bulunduğuna, mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 22.11.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 09.01.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 12.06.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 20.10.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi gereği istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!