Anahtar kelimeler: Cafebar Bam İşlettiğini Karşıyaka Firmanın Markanın Yazim Kambiyo Markası Senetlerinden

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...'da ... markası altında cafe-bar işlettiğini, müvekkili davacı firmanın, aynı markanın Karşıyaka işletmecisi olduğunu, müvekkili davacı ...'ün ise İzmir 11.İcra Müd.nün ████████ esas sayılı icra dosyasına konu senetlerin kefili olduğunu, müvekkili firmanın davalıdan her ay mal alacağı konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereği mal bedeli karşılığında icra takibine konu bonoların malen davalıya verildiğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, davalının mal teslimini yapmayacağı nedeni ile bedelsiz kalan takibe konu mallar nedeni ile icra dosyasının tedbiren durdurulmasına, takip konusu alacağa ilişkin henüz tahsil edilmemiş olan 35.000,00 TL kısım için borçlu olunmadığının tespitine, tahsil edilen 10.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan istirdatına, davalı tarafın açtığı kötüniyetli takibe ilişkin alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda;CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde anlatılanların senaryo olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, Diğer ortakları .... ve kendisinin birçok yere borcu olduğundan dolayı resmiyette annesi ....'ı gösteren.... olduğunu, bu sebeple sözkonusu senette ....'ın diğer borçlu olarak imzası bulunduğunu, müvekkili ile diğer ortaklar arasında işleyiş ve harcamalar konusunda sorun çıktığından dolayı müvekkilinin ortaklıktan ayrılması ve hissesini diğer ortaklara devretmesi ve müvekkilin alacağı ve yaptığı masraflara karşılık senet düzenleyerek taksitle ödenmesi hususunda anlaşıldığıın, bu nedenle senetlerin imzalanıp verildiğini,borcun ödenmemesi nedeni ile İzmir 11.İcra Müd.nün ████████ esas sayılı takibi başlattıklarını, davacı firmanın Franchising sistemi ile .... isimli firmanın bayisi olmakla işyerine alınan tüm gıda ve emtia alışı merkezden yapıldığını. şirketin mal alımına dair defter ve kayıtları incelendiğinde bu iddiaların gerçek olmadığı gözükeceğini, Bu sebeple kötüniyetle açılan davanın reddine, davacılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, ayrıca kötüniyetli dava açıldığından müvekkili ile aralarında düzenlenen vekalet ücret sözleşmesi uyarınca alacağın %20 si oranında tarafımıza vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "..., Takip konusu olan senetlerin incelendiğinde; birinin █████/2019 vade tarihli olduğu, keşidecisinin .... Şti olduğu, ... lehine düzenlendiği anlaşıldı.Diğer bir senedin █████/2019 vade tarihli olduğu, 10.000,00.-TL bedelli olduğu, yine ... Şti tarafından .... lehine keşide edildiği, her iki senedin kefilinin de ... olduğu görüldü.Diğer bir senedin █████/2019 vade tarihli, 10.000,00.-TL bedelli olduğu, yine ...Şti tarafından .... lehine keşide edildiği, her iki senedin kefilinin de .... olduğu görüldü.Diğer bir senedin █████/2019 vade tarihli, 10.000,00.-TL bedelli olduğu, yine ... Şti tarafından .... lehine keşide edildiği, her iki senedin kefilinin de .... olduğu görüldü.Diğer bir senedin █████/2019 vade tarihli, 15.000,00.-TL bedelli olduğu, yine.... Şti tarafından .... lehine keşide edildiği, her iki senedin kefilinin de....olduğu görülmüştür.Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalının şirketin kurucularından birisi olduğu, ancak dava tarihi itibari ile şirkette hissedar olmadığı anlaşılmıştır.Davacı şirket kayıtları SMM bilirkişi vasıtası ile incelendiğinde, davacı şirket defterlerinde davalıdan alınan bir mal kaydına rastlanmadığı, davacı şirketin asıl olarak .... firmasından ve tuborgdan mal alımı yaptığı, ticari defterlerinde takibe konu senet kayıtlarının da bulunmadığı, incelenen watsap yazışmalarının hisse devir bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu, davacının, davalı ile aralarındaki mal alımı konusundaki ticari ilişkiyi ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE,Takip miktarı olan 45.000,00 TL senet bedelinin %20'si miktarındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan bonoların davalı taraftan alınacak olan emtiaya karşılık olarak düzenlenip teslim edildiğini, dava konusu senetlerin bu temel borç ilişkisine dayanarak düzenlendiğini ve davalı tarafın mal tesliminden önce davalıya teslim edildiğini, bilirkişi raporuna göre senetlerin temel borç ilişkisinin whatsapp yazışmaları dikkate alınarak hisse devrine ilişkin olabileceği şeklinde rapor düzenlendiğini ve yapılan itiraza rağmen mahkeme tarafından rapordaki görüşün kabul edilerek karar yoluna gidildiğini ancak istinaf edilen kararda, temel borç ilişkisinin sebebi olarak kabul edilen hisse devrine ilişkin olarak hisse devrinin yapılış tarihinin, hisse devrinin taraflarının, hisse devrinin bedelinin, hisse devir bedelinin noter evrakında davalı tarafından tahsil edildiğinin beyanı gibi hususların dikkate alındığında dava konusu bonoların temel borç ilişkisinin hisse devrine ilişkin verilmediğinin açık bir şekilde görüleceğini, hisse devrine ilişkin satış işleminin █████/2018 tarihnde gerçekleştiğini, dava konusu yapılan senetlerin düzenlenme tarihlerinin █████/2019 olduğunu, hisse devrinden yaklaşık 10 ay sonraki bir tarih olduğunu, hisse devrinin taraflarının davalı taraf ile .... ve .... olduğunu, dava konusu bonoların taraflarının ise davalı ile .... ve .... olduğunu, hisse devri bedelinin Karşıyaka 6. Noterliği'nin 6306 yevmiye nolu limited şirketin pay devri sözleşmeleri ile toplam 5.000 TL iken dava konusu bonoların bedelinin 45.000 TL olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen hatalı karar soncu müvekkillerinin karşılıksız kalan bono bedellerinin haciz tehdidi altında ödemek zorunda kalarak büyük mağduriyet yaşadığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödeme nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.Senetle ilgili ilk kural, kesin delille ispat zorunluluğu veya tanıkla ispat yasağı da denilen, kanun koyucunun bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin değerinin belli bir miktarın üzerinde olması hâlinde ispatının ancak senetle yapılabileceği kuralıdır (HUMK, m.288/1; HMK, m. 200). Bu husus kısaca ispat sınırı olarak da anılabilir.Senetle ispat hakkındaki ikinci kural ise senede karşı senetle ispat zorunluluğudur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak ve ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabilir (HUMK, m. 290; HMK, m. 201).Sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu bononun bedelsiz olduğunu, bonodan dolayı borçlu bulunmadığını ya da teminat olarak verildiği iddiasında ispat külfeti borçluya aittir. Diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etme zorunluluğu bulunmamaktadır.Somut olayda davacı taraf takibe konu bonoların mal alımı için verildiğini malın teslim edilmediğini iddia etmektedir. Davacı bonoların avans olarak verildiği iddiasını HMK'nın 200. maddesi uyarınca usulüne uygun yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür. Davacı tarafından buna ilişkin usulüne uygun yazılı bir delil dosya içerisine sunulmamıştır.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamayacağına, elinde kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir bir bono bulunan davalının ayrıca alacağının nereden kaynaklandığını açıklama mecburiyeti bulunmadığı gibi bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün de bulunmamasına, davacı tarafın bonoların bedelsiz kaldığı iddiasını geçerli yazılı delillerle ispatlayamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026