Anahtar kelimeler: Kazançkar Talepdavacı Yazma Bam Akabinde Ştinin Akdedilen Başkan Yürütme Yöntemlerinin

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ24. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2020NUMARASI
: ███████ E.- ████████ K.DAVANIN KONUSU
: AlacakİSTİNAF TALEBİNDEBULUNAN
: Taraf vekilleriKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZMA TARİHİ
: █████/2026Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde,taraflar arasında █████/2011tarihinde akdedilen protokol ile ... Yapı Denetim Ltd. Şti'nin amaç, faaliyet, yürütme ve kazanç/kâr dağıtım yöntemlerinin belirlendiğini, akabinde taraflarca yapılan müzakereler neticesinde düzenlenen █████/2013 tarihli sözleşme ile ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'de harici olarak hak sahibi olan ...'e belli hak ve alacaklar taahhüt edilerek kendisinin ... Yapı Denetim Ltd. Şti. ile olan bağının kesilerek ... Ltd. Şti.'nin kendisine terkinin kararlaştırıldığını ancak, söz konusu █████/2013 tarihli sözleşme ile belirlenen şartların yerine getirilmediğini, taahhüt edilen hak ve alacakların ödenmediğini belirterek, şimdilik 65.500,00 TL'nin en yüksek temerrüt faizi, olmadığı takdirde yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, █████/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 262.960,00 TL'ye yükseltmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılan sözleşmenin kamu düzenine aykırı olduğunu, tarafların davada husumet ehliyetlerinin bulunmadığını ve bu nedenle davanın sıfat yokluğundan reddinin gerektiğini, █████/2013 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde yer alan cezai şartın fahiş olması bakımından ve ayrıca karşılıklılık esasına aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, söz konusu sözleşme ile belirlenen şartların, borç ve taahhütlerin yerine getirilmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI
:Mahkemece, davanın kabulü ile 262.960,00 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin tashih talebi üzerine faiz başlangıç tarihi █████/2017 olarak tashih edilmiş, hükme karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde, davanın davacı tarafça her yönüyle ispat edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunu, davalının ödeme def'ilerine ilişkin olarak iddia ettiği cümle def'i itirazlarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği halde dosyaya buna dair herhangi bir belge sunamadığını, müddeabihin faiz başlangıç tarihi davalı tarafça istinaf başvurusuna konu edilmemiş ise de, karşı tarafın hak kaybına sebebiyet verilmemesi için ıslah edilen 197.960,00 TL yönünden ıslah tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın üç eski ortak arasındaki sözleşmenin tasfiyesi niteliğinde olup mahkemece yapılan hizmet sözleşmesi nitelemesinin doğru olmadığını, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin olmadığını, dava konusu sözleşmede davalı şirkete atfen atılan bir imzanın bulunmadığını, bu nedenle davalı şirketin de pasif husumet ehliyetinin olmadığını, mahkemece tüm deliller toplanmadan ve bilirkişi raporuna yönelik itirazları değerlendirilmeden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Davada, davalı ... Ltd. Şti.'nin gayrı resmi ortağı olan ...'in, söz konusu şirketteki haklarından vazgeçmesi karşılığında, █████/2013 tarihli sözleşme ile vaat edilen borç ve taahhütlerin yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak alacak talep edilmektedir.Mahkemece, davanın kabulü ile 262.960,00 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin tashih talebi üzerine faiz başlangıç tarihi █████/2017 olarak tashih edilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2022 tarih, ███████ E.-████████ K. sayılı kararı ile "Davanın kabulü ile 65.500,00 TL'nin dava tarihi █████/2017 tarihinden, ıslah edilen 197.960,00 TL'nin ise ıslah tarihi █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.Dairemiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih, █████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile; "Mahkemenin, sözleşmenin 1. maddesiyle öngörülen cezai şartın tahsili koşullarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporu, davacının sözleşmenin 2. ve 5. maddelerine dayalı alacağı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti bakımından yetersizdir. Zira sözleşmenin 2. maddesi, "... Yapı Denetim Şubat 2013'ten itibaren 16 ay boyunca ayda 12.500,00 TL ...'e para ödeyecektir." hükmünü içermekte olup davalı anılan sözleşme hükmünün gereği olan ödemeyi eksiksiz olarak yaptığını savunmuş, bununla birlikte aşağıda zikredilecek olan vakıaları ileri sürerek takas mahsup definde bulunmuş, bu hususları ispat için bir takım belgeler ibraz etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının savunmasını ispat edemediği belirtilmiş ise de; aşağıdaki bentlerde izah edileceği üzere davalının savunması ve savunmasını ispat için sunduğu deliller Yargıtay denetimine elverişli şekilde yeterince incelenmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi, aynı sözleşmenin 2. maddesiyle bağlantılı olarak kaleme alınmış olup, "42...920 plakalı aracın taksiti 16 ay boyunca ... Yapı Denetim tarafından ödenip, ... ödenecek olan 12.500,00 liralık taksitten düşülecektir. Borç bitince araba devri yapılacaktır." hükmünü içermektedir. Davalı, yukarıdaki bentte zikredilen ödeme savunması kapsamında öncelikle, bu madde kapsamında ödemeyi üstlendiği kredi borcunu ödediğini ancak davacının ödenen bu tutarları 2. madde gereğince ödenecek olan 12.500,00 TL'lik taksitlerden mahsup etmediğini iddia etmiştir. Davacı ise, davalının bu hüküm kapsamında ödemesi gereken hiç bir taksidi ödemediğini, krediyi bakiye tüm borcunu ödeyerek erken kapatmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür. Davalının, anılan sözleşme hükmüyle, Şubat 2013 tarihinden itibaren 16 ay boyunca sözü edilen araç için kullanılan kredinin taksitlerini ödemeyi üstlendiği anlaşılmakta olup Mahkemece ilgili bankaya müzekkere yazılıp ödeme planı ve ödemeye ilişkin belgeler dosyaya kazandırılmadığı gibi davalının 16 ay boyunca kredi taksidini ödeyip ödemediği, ödedi ise ne kadarını ödediği ve ödenen tutarların 2. madde gereğince ödenmesi gereken taksitlerden mahsup edilip edilmediği Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Davalı ödeme savunması kapsamında, davacı şirketin yetkilisi ...'in eşi ve çalışanına 3 kalem halinde ve tediye makbuzları mukabilinde ödeme yaptığını ileri sürmüş ve ispat için 3 adet tediye makbuzunu ibraz etmiştir. Davacı vekili replik dilekçesinde, tediye makbuzları mukabilinde yapılan bu ödemeleri inkar etmemekle birlikte bu ödemelerin davalının sözleşmeyle yüklendiği edimlerle herhangi bir ilgisi bulunmadığını, ...'in davalı şirket nezdinde mühendis olarak çalıştığını ve bu ilişki nedeniyle ...'e maaş borcu bulunduğunu ileri sürmüştür. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davalının belirtilen savunması üzerinde yeterince durulmadığı gibi davacı yanın replik dilekçesindeki beyanı hakkında da herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, sözü edilen tediye makbuzları mukabilinde yapılan ödemelerin sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı, davacının replik dilekçesindeki beyanıyla ispat külfetini üzerinde alıp almadığı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi, " ... yapı denetimle ilgili bundan sonra çıkacak borçlar yarı yarıya ödenecektir" hükmünü içermekte olup davalı vekili takas mahsup defi kapsamında, zikredilen yapı denetim firmalarına ait 18.724,00 TL kamu borcunun tamamının müvekkilince ödendiğini, davacının bu borçtan hissesine düşen tutarı ödemediğini iddia etmiş ve bu hususu ispat için bir takım ödeme belgelerini dosyaya ibraz etmiş ise de İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, bu savunma üzerinde durulup sunulan deliller incelenmeksizin karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi, " ...'ın ... üzerindeki işinden kalan parasını ... Yapı Denetim ödeyecek, ... parayı geri verecek" hükmünü içermekte olup davalı, davacının bu madde kapsamında iade etmesi gereken parayı iade etmediğini ileri sürmüş, davacı, 16.04.2013 tarihli, ... isimli bir kişinin imzasını taşıyan adi yazılı belgeyi sunarak parayı iade ettiğini savunmuş, davalı buna karşılık yine ... isimli kişinin imzasını taşıyan 08.03.2017 tarihli adi yazılı belgeyi sunarak davacının ...'e baskı yaparak 16.04.2013 tarihli belgeyi geriye dönük olarak düzenlettiğini bu hususta suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiştir. Belirtilen hususla ilgili olarak başlatılan ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla birlikte İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince belirtilen husus üzerinde hiç durulmamış, tarafların iddia ve savunmaları ile sundukları belgeler kapsamında davacının anılan maddeyle üstlendiği edimini yerine getirip getirmediği tartışılmamıştır. Bunun yanında, davalı, davacı şirketin yetkilisi ...'in kendisine ve yakınlarına ait araçlara, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu akaryakıt istasyonundan yakıt aldığını, bu yakıtların bedelinin davalı şirket tarafından ödendiğini ileri sürmüş ve bu hususu ispat için bir takım yakıt ve ödeme fişlerini ibraz etmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davalının bu savunması hakkında da herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi savunmasını ispat için sunduğu deliller de incelenmemiştir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının yukarıdaki bentlerde belirtilen savunmaları ve savunmaları ispat için sunduğu delillerin Yargıtay denetimine elverişli şekilde incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre davacının sözleşmenin 2. ve 5. maddelerinden kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bozularak dosya Dairemize iade edilmiştir.Dairemizce, Yargıtay bozma ilamına uyulması neticesinde duruşma açılarak, bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir.Dairemizce yapılan yargılamada, bozma ilamında belirtilen ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak davalı taraf savunmasında ileri sürülen Şubat 2013 tarihinden itibaren 16 ay boyunca (42 NT 920 plaka sayılı araç için) kullanılan kredi ve ödemeye ilişkin belgeler dosya arasına getirtilmiş ve akabinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.█████/2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; "..taraflar arasındaki █████/2013 tarihli sözleşmenin birinci maddesi kapsamında davacının 180.000,00 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki █████/2013 tarihli sözleşmenin diğer maddeleri kapsamında ise davacının 5.740,00 TL alacaklı olduğu" belirtilmiştir.Söz konusu rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine, aynı heyet tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda ise, "..█████/2025 tarihli raporumuzda bu raporun baş tarafında belirtilen hususlarda yeni bir tespit, hesap, ve değerlendirmeyi gerektirir yeni deliller sunulmamış olması ile tüm itiraz hususlarının kök raporda ayrıntılı yer almış olması nedeniyle görüş ve kanaatimizin değişmediği" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.Kök ve ek raporun birbirini teyit eder mahiyette olup, genel itibariyle tespit ve hesaplamalar yönünden hüküm kurmaya ve yasa yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.Ancak, █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda "..takdiri mahkemeye ait olmak üzere yukarıda dökümü yazılı araçlara ait harcamaların davalı tarafından yapıldığının kabulü halinde söz konusu araçlara ilişkin 8.587,30 TL tutarındaki harcamanın da davacı alacağından mahsubunun gerekeceği, bu kapsamda davacının taraflar arasındaki █████/2013 tarihli sözleşmenin birinci maddesi kapsamı dışındaki diğer maddeler kapsamında alacağının 5.740,00 TL" olacağı belirtilmiş ise de, söz konusu raporda plaka numaraları yer alan araçlardan yalnızca 42 NT 920 plaka sayılı aracın mülkiyetinin davacı tarafta olup, diğer araçların davacı mülkiyetinde olduğu dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığından, kök bilirkişi raporunda takdiri mahkemeye bırakılan araçlara ilişkin 8.587,30 TL tutarındaki harcamanın tamamının değil sadece davacı tarafın mülkiyetinde olduğu sabit olan 42 NT 920 plaka sayılı araca ilişkin olarak, █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda, sözleşme tarihi öncesinde yapıldığı tespit edilen 118,00 TL tutarındaki harcamanın mahsubu gerekmektedir. Bu durumda davacının taraflar arasındaki █████/2013 tarihli sözleşmenin birinci maddesi dışında kalan diğer maddeler kapsamındaki alacağı 14.210,00 TL olarak hesaplanmıştır.Bu itibarla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı bozma ilamı dikkate alınarak Dairemizce yapılan yargılama neticesinde, HMK'nın 353/1-b,3 maddesi gereğince "Davanın kısmen kabulü ile, 65.500,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2017 tarihinden bakiye 128.710,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" yönünde YENİDEN ESAS HAKKINDA karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 tarih ve 2021/2-96 E-████████ K sayılı kararında da belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemelerinin Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı anlaşıldığından, taraflar lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir.İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABÜLÜ ile 65.500,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2017 tarihinden bakiye 128.710,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alınması gereken 13.266,48 TL harçtan peşin ve ıslah harcı toplamı 4,490,70 TL'nın mahsubuyla geriye kalan 8.775,78 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplam 4.490,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı yönünden, AAÜT'ne göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı yönünden, AAÜT'ne göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri toplamı 1.916,20 TL'nın kabul-red oranı dikkate alınarak 1.415,21 TL'sının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan toplam 20.632,20 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak 5.394,17 TL'sının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,8-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,9- İstinaf başvurusu sırasında taraflardan alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgililere iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan...e-imzalıdırÜye...e-imzalıdırÜye...e-imzalıdırKatip...e-imzalıdır