Anahtar kelimeler: Kaçakusulsüz Davaitirazın Sayaçta Tevzi Eylemden Başlattıklarını Takipten Tüketim Seri Tanzim

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalıların kullanımındaki sayaçta █████/2019 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle ilgili yönetmelik kapsamında H/... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının tanzim edilerek 6.785,28-TL bedelli kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalı tarafından takipten sonra █████/2023 tarihinde 1.269,40-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını ancak yapılan bu kısmi ödemenin ana borçtan düşülemeyeceğini, müvekkilince tahakkuk ettirilen faturaların ilgili yönetmelik kapsamında düzenlendiğinden hesaplama hatası bulunmadığını iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı ...'ün Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının itiraz tarihinden en geç bir sene içinde itirazın iptali davası açabileceğini ancak sürenin geçmesine rağmen işbu davanın ikame edildiğini, diğer yandan takibin haksız olduğunu, tarafınca tahakkuk edilen bedellerin her zaman ödendiğini, kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen yerden 2019 senesinden önce ayrıldığını, bahsi geçen adresten ayrıldıktan sonra tahakkuk edilen bedellerin tarafından ödenemeyeceğini, sorumluluğun kaçak elektrik kullanımını kontrol etmeyen davacıda olduğunu iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir..... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine 6.785,28-TL asıl alacak ve 373,65-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.158,93-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu şirkete çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun █████/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği ve takibin █████/2017 tarihi itibariyle durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Elektrik/Elektronik Mühendisi Bilirkişinin █████/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davaya konu “... ticarethane” adresinde bulunan ... hizmet bağlantı noktasına ilişkin ... Gıda İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. unvanına ait 07.09.2018 tarihinde abonelik kaydı bulunduğu, 21.02.2019 tarihinde görevli tedarik şirketi tarafından “Borçtan Tahliye” koduyla aboneliğin feshedildiği, 21.02.2019 ile 08.07.2019 tarihleri arasında mahalde herhangi bir abonelik kaydı bulunmadığı, mahalde yeniden 08.07.2019 tarihinde ... Gıda İnşaat Şirketi adına abonelik kaydı başlatıldığı ve 05.03.2020 tarihinde aboneliğin sonlandırıldığı, bu bilgiler dikkate alındığında; davalı şirketin 21.02.2019 ile 08.07.2019 tarihleri arasında ilgili tesisat üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanımı gerçekleştirdiği ... tarafından sunulan ilgili evraklardan anlaşıldığı, davacı görevlilerince 16.04.2019 tarihinde “... ticarethane (kebapçı)” adresinde bulunan ... nolu hizmet tüketim noktasında yapılan kontrollerde; ilgili tesisat üzerinden tesisata bağlı ... seri nolu sayaç üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanıldığının ve kullanıcının ... Gıda İnş. Teks. Sa. Tic. Ltd. Şti. olduğunun tespit edildiği ve tespite istinaden, davalı şirket adına 16.04.2019 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, işbu tespitin aksini gösterecek bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı (abonelik sözleşmesi vb. evrak), Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi uyarınca “Sözleşmesiz Enerji Kullanımının” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde davalının H/... seri nolu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğu,16.04.2019 tarihli H/... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, ilgili yönetmelik uyarınca ve tespit tutanağı döneminde EPDK Elektrik tarife tablosunda belirlenen ticarethane birim fiyatlar dikkate alınarak hesaplanan kaçak tüketim bedelinin 4.299,51-TL olduğu, 16.04.2019 tarihli H/... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, davacı tarafından 02.07.2020 son ödeme tarihli fatura ile 5.732,65-TL kaçak tüketim bedelitalep edildiği, ancak fatura detayından; yapılan hesaplamada mükerrer tutanak (tespit öncesi kaçak kullanımına ait farklı tutanak) tespiti dosya içerisinde olmadığı halde, davacı görevlileri tarafından kaçak kullanım katsayısının 2 çarpanı ile hesaplamaya hatalı bir şekilde dahil edildiği, ....İcra Dairesi'nin 2019/... sayılı dosyasında takibe konu faturanın 26.04.2019 son ödeme tarihli 6.785,28-TL bedelli faturaya ilişkin olduğu ve takip tarihinin 04.07.2019 olduğu ancak, davaya konu faturanın 02.07.2020 son ödeme tarihli 5.732,65-TL tutarındaki fatura olduğu, hususları tümüyle dikkate alındığında takip konusu asıl alacak bedeli ile davaya konu fatura bedelinin aynı olmadığı anlaşıldığından asıl alacak bedeli üzerinden gecikmiş gün faizi hesabı yapılamadığı, davalı tarafından dava konusu fatura bedeline ilişkin olarak █████/2023 tarihinde 1.269,40-TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER
:-Davacı vekili tarafından sunulan; H/... ve H/...seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanakları ve ilgili dosyalar, 6.785,28-TL ve 334,83-TL bedelli faturalar-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Bilirkişi raporu-Arabuluculuk son tutanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali taleplerine yönelikti istemine ilişkindir.Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin; kaçak elektrik enerjisi tüketimi hallerine dair 42. maddesi; (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, (...) kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasına dair 44. maddesi; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerine göre,b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) olan dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Takip konusu itibarıyla kaçak elektrik kullanımı (haksız fiil) sözkonusu olduğundan, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre şirket yöneticilerinin sorumlu tutulmaları mümkün olacaktır. Dosyadaki İTO kaydına göre tutanakta yazılı adreste faaliyet göstererek kaçak elektrik kullanan şirketin tutanak tarihihndeki yetkilisi konumunda olan ... hakkında takip yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalıya bu sıfatla haksız fiil sorumluluğu düştüğü, husumetinin var olduğu, şirket ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; davalının ticari işletme vasfındaki iş yerinde sözleşmesiz ve kayıtlı sayaç ile kaçak elektrik kullanıldığı tutanak ve bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. İşlemin yerindeliği Mahkememizce denetlenmiş, alınan bilirkişi raporuna göre tüketimi doğru kaydeden sayaç üzerindeki endekslere göre davalının 4010 kwh kaçak elektrik tüketimi yaptığı görülmüştür. Mükerrer kaçak farklı adrese yönelik depo niteliğinde olup, bu yönde kabul veya adres eşleştirmesi bulunmadığından hesaplamanın 1,5 katsayısı alınarak yapılması yerindedir. Kullanıma dair mahallin davalı şirketin yerleşiminde olduğu, davalı gerçek kişinin de şirketin tek temsilcisi olduğu, TMK tüzel kişilik hükümlerine göre haksız fiilden hem organ sıfatıyla şirketi sorumlu hale getirdiği hem de kendisinin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yapılan kısmi ödeme de bu tespitleri teyit eder mahiyettedir. Borçlunun komisyon itirazı ile fatura ve miktar değişse de temeldeki kullanımdan ve karşılığından yine davalıların sorumlu olacağı anlaşılmıştır.Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun █████/2010 tarih, ███████-466 Esas, ████████ Karar, █████/2012 tarih,███████-624 Esas, ████████ Karar, 3. HD’nin █████/2014 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.Taraflar arasında gecikme zammı oranında faiz işletileceğine dair sözleşme bulunmadığından davalının ticari işletme işletmesinden dolayı tacir sıfatı gözetilerek avans faizi ve bu tutar üzerinden KDV alınabileceği sabittir. Bilirkişi raporunda bu kıstaslara göre hesap yapılmıştır. Dolayısıyla 4.299,51-TL asıl alacak için davacının takipte haklı olduğu, komisyon kararı ile asıl alacak miktarının değiştiği, fazlaya dair talebin reddi gerektiği, davacının tabi olduğu mevzuat gereği oluşturulacak yeni fatura, yeni bedel ve ödeme tarihi belirtir şekilde temerrüt gündeme gelmediğinden işlemiş faiz ve KDV yönünden red kararı verilmesi, kısmi ödemenin basit bir hesapla takipteki faiz ve sair ferileri aşmadığı ve infazda gözetilebileceği anlaşılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Haksız fiile dayalı alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının fazlaya dair reddedilen kısım yönünden açtığı takipten sonraki itiraz üzerine komisyon kararı ile miktarın değiştiği, bu hatanın kötü niyetli olarak yaptığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlular tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 4.299,51-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile faizin KDV'sinin işletilmesine, fazlaya dair talebin Reddine,-█████/2023 tarihli 1.269,40-TL'lik kısmi ve harici ödemenin TBK 100 maddesi uyarınca icra dairesince infazda dikkate alınmasına,2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00-TL harçtan 615,40-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.299,51-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan toplam 8.230,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 4.942,77-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'den (kabul-ret miktarı oranlanarak) 2.822,73-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 1.877,27-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imza e-imza