Anahtar kelimeler: Tellallık Bam Firmanın Firma Yazim Ödenmeyen İzmir Eksiklik Aralarında Özetle

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İTİRAZIN İPTALİBAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026Davalı asil tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, davalı firma ile aralarında tellallık sözleşmesi gereği ödenmeyen 48.000,00 TL hizmet bedeli bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden davalı firmaya icra takibi başlattığını, davalı firmanın süresi içerisinde yetkiye, borca ve faize itiraz ederek takibin durduğunu, söz konusu itirazların haksız olduğunu, müvekkili ile davalı arasında █████/2018 tarihinde imzalanan Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesinin 6. Maddesinin E bendinde "sözleşmeden doğacak itilaflarda İzmir İcra Daireleri ve Mahkemeleri Yetkilidir" denildiğini, taraflar arasında sözleşme serbestisi sınırları içerisinde tarafların yetkili mahkeme seçilebileceğini, bu nedenle öncelikle davacının yetki itirazının kaldırılması gerektiğini, müvekkili ile davalı firma arasında █████/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin tellalık sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalı tarafın gerçek kişi olması nedeni ile görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında █████/2018 tarihinde imzalanan Alım Satım Sözleşmesinde, müvekkilinin... ili, .... İlçesi, ...., .... Cad. No:... adresinde bulunan gayrimenkulü gösterdiğini ve satışın gerçekleşmesini sağladığını, davalının söz konusu gayrimenkulü satın aldığını ancak müvekkilinin hizmet bedelini ödemediğini, sözleşmenin 6. maddesi gereğince satış bedelinin %4 hizmet bedeli olarak ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin birinci sayfasının 1. maddesinde söz konusu gayrimenkulün satış rakamı olarak 1.400.000,00 TL olarak tespit ve kabul edildiğini, müvekkili firmanın bu nedenle satış bedeli olan 1.400.000,00 TL'nin %4'ü olan 56.000,00 TL üzerinden İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibini başlattığını, davalı borçlunun süresi içerisinde haksız bir şekilde icra dosyasına itiraz ettiğini, uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı borçlunun bu süreçte 8.000,00 TL'lik müvekkiline kısmi ödeme yaptığını, ancak arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek durdurduğunu, belirtilen nedenler ve alacağın likit olması nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafından İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasındaki dayanaksız itirazının iptali ile takibin 48.000,00 TL üzerinden devamına, haksız itiraz nedeni ile takip durmuş olduğundan ve esasen alacak da likit bulunduğundan, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve ücret-i vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk Derece Mahkemesince " Dava: Komisyonculuk Sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle açılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında 07.11.2018 tarihli komisyon sözleşmesinin varlığı hususunda ihtilaf bulunmayıp, taşınmazın satışına ilişkin mevcut komisyon sözleşmesinin varlığı sebebiyle davacının komisyon ücretine hak kazanıp kazanamayacağı uyuşmazlık konusudur.Taraflar arasında simsarlık sözleşmesi bulunmaktadır.TBK.m.520/1 hükmünde; “Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.” Şeklinde tanımı yapılmış ve şekil şartları belirlenmiştir.Somut olayda, sözleşme ile belirlenmiş komisyon bedeli bulunmamakta sadece vazgeçme haline hasredilmiş %4'lük hizmet bedeli belirlenmiştir. Sözleşmenin 6. Maddesine göre; "...anlaşmazlık halinde, haksız olan taraf bu anlaşmada yazılı tazminatlarla birlikte diğer tarafın maruz kalacağı her nevi zarar, ziyan, mahkeme ve icra masraflarını ve İzmir Ticari Gayrimenkul'ün %4 +KDV hizmet bedelini ödemekle yükümlüdür." hükmünün düzenlenmiştir.TBK.m. 521 Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir. hükmü düzenlenmiştir.Davaya konu edilen"... ili, ... ilçesi, .... Mah., ... mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydında, .. .. adına kayıtlı olduğu, 03.09.2020 tarihinde 1.400.000 TL bedelle satışına dair, ... adına satış vaadi sözleşmesinin beyanlar hanesine işlendiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve kısmen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında geçerli bir yazılı komisyon sözleşmesi bulunduğu, Sözleşmenin 6. Maddesinde "...anlaşmazlık halinde , haksız olan taraf bu anlaşmada yazılı tazminatlarla birlikte diğer tarafın maruz kalacağı her nevi zarar, ziyan, mahkeme ve icra masraflarını ve İzmir Ticari Gayrimenkul'ün %4 +KDV hizmet bedelini ödemekle yükümlüdür." hükmünün yer aldığı,Davaya konu edilen".... ili, .... ilçesi, ....Mah.,.... mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydında, ,,, ,, adına kayıtlı olduğu, 03.09.2020 tarihinde 1.400.000 TL bedelle satışına dair, ... adına satış vaadi sözleşmesinin beyanlar hanesine işlendiği, mahkememizce sözleşme nedeniyle davacının hizmet bedeli yönünden alacağa hak kazandığı,Her ne kadar bilirkişi tarafından satış bedeli üzerinden %2 komisyon bedeli %2 cezai şart olmak üzere %4 oranı üzerinden komisyon ücreti alınabileceği görüşü bildirilmiş olsa da sözleşmede kararlaştırılan bedeli satış bedeli olan 1.400.000,00-TL üzerinden *4 % = 56.000,00-TL komisyon hizmet bedeli kararlaştırıldığı, davacı vekilinin takipteki ve dava dilekçesindeki talebinin de bu yönde olduğu, sözleşme metninden de cezai şarta ilişkin bir düzenleme yapılmadığının anlaşıldığı, 56.000 TL – 8.000 TL ( ödenen tutar) = 48.000,00 TL bakiye komisyon ücreti alacağı olarak talep edilebileceği kanaati ile, davanın kabulüne İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında, davalının itirazının iptaline; 48.000,00-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, asıl alacağa yıllık %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Hükmolunan alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın KABULÜ ile; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında, davalının itirazının iptaline, 48.000,00 TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Asıl alacağa yıllık %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Hükmolunan alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; Davacının komisyon ücretine hak kazanmadığını, davacının iddialarının dayanağı olarak Alım-Satım Sözleşmesini ve sözleşmeye konu .... ili, ... ilçesi,..., ...Cad., No:... adresinde bulunan fabrika cinsi taşınmazın 1.400.000,00 TL bedel ile satışı hususunda anlaşma sağlanmasına ilişkin olduğunu, ancak söz konusu alım-satım sözleşmesi sonucunda satışın gerçeklemediğini, davaya konu edilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tarafınca talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, TBK m. 520/1'de; "Simsarlık sözleşmesinin, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir." şeklinde tanımlandığını, dosyada mübrez olan bilirkişi raporunda da, mahkemece ilgili Tapu Müdürlüğünden celbedilen tapu kayıtlarının; ... ili, .... ilçesi,... Mah., ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın hali hazırda ... adına kayıtlı olduğunu, █████/2020 tarihinde 1.400.000,00 TL bedelle satışına dair, ... adına satış vaadi sözleşmesinin beyanlar hanesine işlendiğini, tapu üzerinde satış vaadi şerhinin mevcut olup satışın henüz gerçekleşmediğini, dava konusu sözleşmenin hukuki açıdan henüz sonuçlanmadığını ve satışın gerçekleşmediği için davacı tarafın herhangi bir hak kazanmamış olup tarafınca söz konusu sözleşmeye dayalı bir alacak talep edilemeyeceğinin her türlü izahtan vareste olduğunu, bekletici mesele talebinin değerlendirilmediğini, tarafı ile ....'un vekili sıfatıyla işlem yapan .... . arasında █████/2019 tarihli İzmir 29. Noterliği'nin 0522 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, Satış Vaadi Sözleşmesinin konusunu .... ili ... ilçesi, ...Mah. ... Mevkiinde kain tapuya ... Ada ...parsel numarasında kayıtlı taşınmazın oluşturduğunu, Satış Vaadi Sözleşmesinin ...tarafından iptali talepli davanın ikame edilmiş olup İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının halihazırda derdest olduğunu, söz konusu davanın dahi davacının komisyona hak kazanamadığının göstergesi olduğunu, iptal davasının anılan dava açısından bekletici mesele yapılması hususunda talepte bulunmuş ise de, söz konusu taleplerinin değerlendirilmediğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmuş olup söz konusu gerekçeli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında mübrez olan bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini belirterek, ek bilirkişi raporu alınması hususunda talepte bulunmuş ise de, söz konusu taleplerinin değerlendirilmediğini, tarafınca dava konusu somut durumu aydınlatmaya yönelik her türlü delilin dosyaya sunulmasına rağmen, yerel mahkemece dosyadaki bilgi ve belgelerin detaylıca incelenmediğini, beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. .6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde" davanın kabulü ile; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında, davalının itirazının iptaline, 48.000,00 TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, asıl alacağa yıllık %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, hükmolunan alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.İş bu karar davalı asil tarafından istinaf edilmiştir.Dava konusu İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 25.09.2019 tarihinde toplam 56.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının 48.000,00TL üzerinden iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Takip dayanağı "25.09.2019 %4 hizmet bedeli" şeklinde gösterilmiştir.Taraflar arasındaki "Alım- Satım Anlaşması " başlıklı 07.11.2018 tarihli sözleşmenin incelenmesinden, sözleşme içeriğinde belirtilen taşınmazın bedelinin 1.400.000,00-TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6. maddesinde " Anlaşmazlık halinde haksız olan taraf, bu anlaşmada yazılı tazminatlarla birlikte diğer tarafın maruz kalacağı her nevi zarar, ziyan mahkeme ve icra masraflarını ve İzmir Ticaret Gayrimenkul'ün %4+ KDV hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin müşteri olarak davalı alıcı ..., mülk sahibi ve davacı emlakçı tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.12.2020 tarih ve 2018/(13)-3-1110 Esas █████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;Simsarlık sözleşmesi mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 404-409. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 520-525. maddeleri arasında düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK’nın 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde yapılmıştır. Bu hüküm mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde yapılmıştır.Bu tanımdan hareket edilerek simsarlığın unsurları şu şekilde tespit olunabilir:a) Simsarlık ilişkisinin tarafları simsar ile iş sahibidir ve simsar, iş sahibi için, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekâlet edimi üstlenmiştir. Simsar, iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacaktır.b) Simsarlık faaliyetinin konusu, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmektir. Bu aracılık faaliyeti, bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabilir. Simsarın kural olarak iş sahibini temsil yetkisi yoktur fakat sözleşme ile kendisine bu yetki verilebilir.c) Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Simsar ile iş sahibi arasında sürekli bir hukuki bağlantı yoktur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; ne var ki 6098 sayılı TBK’nın 520/3. maddesi (mülga 818 sayılı BK m. 404/3) taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli değildir.Simsarlık sözleşmesi vekâlet sözleşmesinin, konusu belirli (akit yapma hususunda aracılık faaliyetinde bulunma) ve simsarın her zaman ücrete hak kazandığı özel bir çeşididir. Bu sebeple TBK’nın 520/2. maddesinde (BK m. 404/2) "simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır" denilmiştir.Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağını düzenleyen TBK’nın 521. maddesine göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır" (521/1). Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar söz konusu hizmeti yerine getirmezse ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir.Simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir. Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi halinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler.b)Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK’nın 521/1. maddesi bu şartı, "yaptığı faaliyet sonucunda" sözleriyle ifade etmiştir. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir.c) TBK m. 523'de (BK. m. 407) düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir (Yavuz, C.: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s. 604 vd). Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2016 tarihli ve ████████ E., ████████ K., 15.03.2017 tarihli ve ████████ E., ████████ K. ve 07.03.2018 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararlarında da aynı ilkelere işaret edilmiştir..."Dava konusu somut olay açısından; Dava konusu sözleşme içeriğinde belirtilen taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden, taşınmazın dava dışı .... adına kayıtlı olduğu, 03.09.2020 tarihinde 1.400.000 TL bedelle satışına dair, ... adına satış vaadi sözleşmesinin beyanlar hanesine şerh edildiği görülmüştür.Taraflarca davaya konu sözleşmedeki imza inkar edilmemiştir. Bu durumda yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında belirtildiği üzere tarafların özgür iradesiyle imzalamış oldukları yazılı simsarlık sözleşmesinin hükümleri geçerli olup tarafları bağlar. 5 Haziran 2018 tarih ve 30442 ayılı Resmi Gazetede yayınlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin "Hizmet Bedeli "açıklamalı 20/1 maddesine göre " Alım satım işlemlerinde hizmet bedeli oranı, alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünden fazla olamaz" hükmü gereğince davacı tarafça alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin katma değer vergisi hariç %4'ünden fazla hizmet bedeli talep edilemez.Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde " Anlaşmazlık halinde haksız olan taraf, bu anlaşmada yazılı tazminatlarla birlikte diğer tarafın maruz kalacağı her nevi zarar, ziyan mahkeme ve icra masrafları ile %4+ KDV hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmede hizmet bedeline ilişkin başkaca bir düzenlemenin bulunmadığı, bu durumda sözleşmenin 5.maddesinde kararlaştırılan toplam %4 hizmet bedelinin, %2'sinin davalı tarafça ödenmesi gereken komisyon ücreti olup, diğer %2'sinin ise cezai şart niteliğinde olduğu, davacının takibe konu ettiği alacağın sadece komisyon ücretine ilişkin olduğu, bu nedenle taşınmazın satış bedeli olan 1.400.000,00 TL üzerinden %2 komisyon ücreti 28.000,00 TL'den dosya kapsamı ile ödendiği sabit olan 8.000,00 TL'nin mahsubu ile 20.000,00 TL komisyon ücreti (davaya konu takip talebinde KDV talebi bulunmadığından) talep edebileceği sonucuna varılmış olup mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Herne kadar davalı tarafça davacıya 8.500,00 TL ödenmiş olmasına rağmen mahkemece ödemenin 8.000,00 TL olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de ıspat külfeti üzerinde olan davalı tarafça bu yönde yazılı bir delil sunulmadığından davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda ise; HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davalının istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile; davaya konu İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasına vaki davalının itirazının kısmen iptaline, 20.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.50 avans faizi uygulanarak takip talepnamesindeki diğer koşullarla takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin Reddine, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.000,00 TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,1-Davalının yatırmış olduğu 820,00 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,2-Davalının yatırdığı 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,B-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Kararsayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davalının, davaya konu İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının Kısmen İptali ile, 20.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.50 oranında avans faizi uygulanarak, takip talepnamesindeki diğer koşullarla takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden Reddine,Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.000,00 TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.366,20 TL harçtan başlangıçta alınan 539,72 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 826,48 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 539,72 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 859,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesap edilen 357,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine8-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.