Anahtar kelimeler: Hazırda Müdür Pay Katılımından Kazanç Hali Güveni Hem Kişiliği Şirkette

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirkette ...'ın 6.500-TL değerinde 260 pay sahibi, ...'ın 6.500-TL değerinde 260 pay sahibi, davalı ...'nın ise 7.000-TL değerinde 280 pay sahibi olduğunu, hali hazırda müdür olan ve diğer ortakların katılımından sonra da müdürlük görevine devam eden davalının, hem şirket tüzel kişiliği aleyhine hem de diğer ortaklar aleyhine güveni kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, şirket adına yaptığı satışlar nedeniyle elde ettiği tutarları şirkete aktarmadığını, bu satış işlemlerinin faturasız bir şekilde yapılması nedeniyle vergi ziyanına da sebep olduğunu, diğer ortakların bu durumu iyiniyetli olarak savcılığa ve vergi dairesine bildirdiğini, yaşanan tüm bu olumsuzluklardan ötürü 28.04.2019 tarihli genel kurul kararı ile davalının müdürlük yetkisinin kaldırıldığını, davalının müdürlük yetkisi alınmasına rağmen eylemlerine devam ettiğini, 22.05.2019 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plaka no'lu aracı diğer ortaklardan ve şirketten habersiz olarak oğlu ...a 86.056-TL bedelle devrettiğini, bu devirden yaklaşık bir hafta sonra aracı kendi üzerine aldığını, araç bedeli olan 86.056-TL'yi müvekkili şirkete teslim etmeyerek şirket sermayesini kaçırdığını, davalının şirket müdürlüğü görevinden alınmasına rağmen müvekkili şirketçe üretilen makinalara ait plastik baskı için bırakılan kalıpları teslim aldığını ve yine makina ... çizimlerini şirket bilgisayarlarının çöktüğünü belirterek aldığını, buna müteakip davalının elde ettiği ... çizimleri ve makine kalıpları ile bacanağına ait ...Ltd Şti üzerinden üretim yapmaya, teklifler vermeye ve faturalı satışlar yapmaya başladığını, işbu şirkete müdür olarak oğlu ...'ı atadığını, davalının planlı bir şekilde hareket ettiğini, davalının ortak ve müdür olarak TTK m. 613 ve 626 kapsamında özen ve bağlılık yükümü ve rekabet yasağını ihlal ettiğini belirterek davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL değerindeki kısmi alacak davasının kabulü ile müvekkili şirket zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
: Asıl davada davacı, ıslah dilekçesinde muvazaalı satıldığı belirtilen aracın güncel rayiç değeri 315.000-TL ve faturasız satışlar nedeniyle 10.383-TL olmak üzere dava değerini 316.383-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; müvekkilinin ... - ... adlı firmayı bedelini ödeyerek 06.01.2017 tarihinde ...'tan satın aldığını, işyerini Mayıs 2018 ayına kadar şahıs işletmesi olarak işlettiğini, 2018 yılında tek ortaklı .... Ltd. Şti unvanını alarak tür değiştirdiğini, müvekkilinin yanında işçi olarak çalışan ve akrabaları olan ... ve ...'a hisse devri işlemi yaparak şirkete ortak ettiğini, diğer ortakların müvekkilinin güvenini suistimal ederek dört ay içerisinde müvekkilini şirketten uzaklaştırdığını, bu şahısların tamamen kötü niyetli olarak müvekkilinin şirket müdürlüğü ve imza yetkisini elinden aldıklarını, müvekkili hakkında çeşitli ortamlarda gerçek dışı isnatlarda bulunduklarını, müvekkili aleyhine haksız bir şekilde İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı ilamsız icra takibini başlattıklarını, gerçeği yansıtmayan bu işlemlerle ilgili diğer ortaklar hakkında 11.09.2019 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, ... plakalı aracın 19.01.2011 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, satış bedelinin sigorta ve kasko bedelinin bugüne kadar olan tüm taşıt vergilerinin müvekkili tarafından karşılandığını, tek ortaklı olarak kurulan davacı işletmenin 2018 yılında şirketleşmesi üzerine müvekkilinin kendi adına kayıtlı olan aracı hiçbir şekilde satış yapmadan ve satış bedeli ödenmeden şirkete devrettiğini, araç bedelinin talep edilebilmesi için ilgili aracın satış bedelinin şirket tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, kusurlu olan diğer ortaklar tarafından müvekkilinin şirketten çıkarılmasını talep edemeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; karşı davada ise, yasanın öngördüğü şekilde davet yapılmadan, herhangi bir delile dayanmayan çıkarma kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin şirketin mali yapısı ve bilançosu, gelir gider durumu ile kar- zarar durumu konusunda hiç bir bilgiye sahip olmadan genel kurul toplantısına katılmak zorunda kaldığını, 26.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında söz alarak, yapılan usulsüz iş ve işlemler konusunda bilgi isteyen müvekkiline, sağlıklı ve açıklayıcı hiç bir bilgi verilmediğini, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan ve TTK'nın emredici hükümlerine aykırı olarak alınan 26.09.2019 tarihli genel kurul kararlarının iptali gerektiğini belirterek 26.09.2019 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davalının ortaklıktan çıkarma kararının TTK'nın 640 ve 621/1-h. maddesi gereğince toplantıya sermayenin salt çoğunluğunun katılması ve katılanların üçte ikisinin olumlu oyuyla çıkarma kararı verilmesi gerekirken bu çoğunluğa uyulmadan karar alındığı, dolayısıyla kararın iptali talebinin haklı olduğu, asıl davada davalının ortaklıktan çıkarılması koşullarının oluşmadığı, davalının verdiği zarar yönünden yapılan incelemede, satılan araç bedelinin şirkete ödenmediği, bunun satış tarihi itibarıyla kasko değerinden yüksek olduğu ve 86.056-TL şirketin zarara uğradığının sabit olduğu, yine faturasız satış bedelleri olan 10.383-TL'nin şirketin alacağı olduğu, bu miktarlar yönünden davacının talebinin haklı olduğu, şirketin zararının doğduğu tarihin satış tarihi olması nedeniyle davacı tarafın ıslah talebinde belirttiği güncel rayiç bedel talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin talep yönünden reddine, tazminat talebi yönünden asıl davanın kısmen kabulü ile 86.056-TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren, 10.383-TL'nin ise █████/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karşı dava yönünden, karşı davanın kabulü ile davacı karşı davalı şirketin █████/2019 tarihli, davalı karşı davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: 1-Davacı - karşı davalı vekili; aracın güncel rayiç değerine hükmedilmesi gerektiğini, satış bedelinden arta kalan kısmın reddinin doğru olmadığını, ortaklıktan çıkarma için oyların 2/3'ünün, sermayenin ise salt çoğunluğunun yeterli olduğunu, müvekkillerinin sayı ve sermaye itibariyle kanunda yazılı koşulu sağladığını, bu nedenle davalının ortaklıktan çıkmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, ortaklıktan çıkma için alınan genel kurul kararının da hukuka uygun olduğunu, bu nedenle karşı davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı - karşı davacı vekili;aracın tüm vergi ve masraflarının müvekkilinin şahsi hesabından karşılandığını, müvekkilinin araca şirket kurulmadan önce de sahip olduğunu,aracın şirkete devredilirken bedelinin alınmadığını, bu nedenle müvekkilinden araç bedelinin alınamayacağını, şirket tarafından müvekkiline araç bedeli ödenmediğini, ayrıca ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, mahkemenin 10.383-TL'yi hangi alacak kalemi için kabul ettiğini açıklamadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Asıl dava, limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması, davalının ortak ve yönetici sıfatıyla şirkete verdiği zararın tazmini; karşı dava ise şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı, davalının müdürlük yetkisini kullanarak satışını yaptığı şirket mallarının bedelini şahsi hesabına aldığı, faturasız işlemlerle şirketin zarara uğratıldığı, şirketin ürettiği makinelere ait plastik baskı için bırakılan kalıplarla, makinelerin ... çizimlerini alarak bunları Heramer isimli şirkette ticari faaliyetlerinde kullandığını, şirketin bu şekilde zarara uğratıldığını belirterek şirketin zararının tazmini ve davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını, davalı ise karşı davasından şirket ortaklığından çıkarma kararının iptalini talep etmiştir. Asıl davada davacı, ıslah dilekçesinde muvazaalı satıldığı belirtilen aracın güncel rayiç değeri 315.000-TL ve faturasız satışlar nedeniyle 10.383-TL olmak üzere dava değerini 316.383-TL'ye yükseltmiş, diğer olgularla ilgili zarar talebini saklı tuttuğunu beyan etmiştir.
TTK'nın 640. maddesinde, şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebileceği, çıkarma kararına karşı ortağın iptal davası açabileceği, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinin saklı olduğu belirtilmiştir.
TTK'nın 616. maddesinde, bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasının, genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olduğu tanımlanmış, 621/1-h maddesinde ise, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için alınacak genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği belirtilmiştir. Bu durumda TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır.
Davacı şirket üç ortaklı olup davalı ... 280, dava dışı diğer ortaklar ...'ın 260, ...'ın 260 oya sahiptir. Şirket ana sözleşmesinde ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda diğer ortakların davalı ...'ın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin aldıkları kararda salt çoğunluk sağlanmış ise de çıkarma kararı için ayrıca temsil edilen oyların 2/3'üne ihtiyaç vardır. Dava konusu genel kurulda 800 pay içinde 520 olumlu oy bulunmaktadır. Bu durumda temsil edilen oyların 2/3'ünü (███████) sağlanmadığından, alınan karar yok hükmündedir. Bu yönüyle ortaklıktan çıkarma için aranan dava şartı gerçekleşmediğinden asıl davada davacı karşı dava davalı şirket tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde değildir.
Asıl davada, davalı ...'a yöneltilen tazminat istemine ilişkin olarak ise; davalının █████/2019 tarihine kadar şirket müdürü olarak görev yaptığı, tazminat isteminin de hem davacının şirkette yönetici sıfatıyla yaptığı işlemlere hem de yönetici görevinin sonra ermesinden sonraki fiillerine dayandığı anlaşılmaktadır. Ancak yönetim görevinin devam ettiği tarihteki şirket adına yapılan işlemlerden dolayı şirket tarafından sorumluluk davasının açılabilmesi için, TTK'nın 618/son maddesi uyarınca bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olarak düzenlenmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2017 tarih, █████████ E. █████████ K. Sayılı içtihadı). Şirket tarafından açılan yönetici sorumluluğu davasında bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması dava şartı olduğundan dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; davalı ... vekili, █████/2019 tarihli bilançoda müvekkilinden 405.109,04-TL alındığının, ancak müvekkiline 412.519-TL ödendiğinin yazılı olduğunu, ancak müvekkiline ödenen bir para bulunmadığını, gerçeği yansıtmayan bu işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiş ise de davalının bu iddiaları üzerinde durulmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalının suç duyurusu üzerine İstanbul CBS'nin ███████████ sayılı soruşturma dosyası derdesttir. Yine davacı ...'ın araç satışı nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında yargılandığı anlaşılmaktadır. Ceza soruşturma ve dava dosyaları delil olarak bildirildiği halde bu dosyadalar getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir. Dosyalar da getirtilip şirket kayıtları üzerinde denetimli bir şekilde inceleme yaptırılarak davalı ...'dan 405.109,04-TL alındığını gösteren kayıtların hangi yöneticinin döneminde oluşturulduğu, bu para transferlerinin dayanağı bulunup bulunmadığının, devamında ise davalıya yapıldığı belirtilen 412.519-TL ödemenin dayanağının ne olduğunun, davalının şirketten alacaklı olup olmadığının araştırılması, davalı ...'ın şirketten alacaklı olduğunun saptanması ve yine davalının şirkete karşı tazminat sorumluluğunun bulunduğunun tespiti halinde, mahsup hususu da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 621. maddesi uyarınca dava şartı olarak düzenlenen ve re'sen dikkate alınan bu durum nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Davacı - karşı davalı tarafından yatırılan 359,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Davalı - karşı davacı tarafından yatırılan 1.826,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!