Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Başkan Yazim Katip Ölüm Üye Hmk Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ███████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Davacının ... olarak teşhis edilen göz hastalığı nedeni ile Hacettepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında Prof. Dr. ...' ın hastası olarak 13.06.2012 tarihinde tedaviye girdiğini, davacının görme işlevinin azalması nedeni ile uygulanan ilacın göz tansiyonu yapacağını, göz tansiyonun hissedilmeyeceğini, sürekli kontrolü ve müdahale gerektiği konusunda kendisine bilgi verilmeyen, bunun için aydınlatılmış onamı alınmayan hastaya ilaç uygulanmasından sonra yüksek tansiyon nedeni ile göz sinirlerinin harap olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile istenebilir maddi tazminat tutarının tespiti ile şimdilik 10.000,-TL çalışma gücü kaybı karşılığı maddi tazminat ile 50.000,-TL manevi tazminatın poliçe kapsamında olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili
: Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca öncelikli olarak sigortalıya bir tazminat talebinde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmesi gerektiğini, eğer dava öncesi davalıya yapılmış bir başvuru yoksa riziko tarihinin davalı şirkete ihbar tarihi olduğunu, dava konusu olayın öncelikle hekim hatasından mı kaynaklandığı yoksa komplikasyon mu gerçekleştiği araştırılması gerektiğini, davanın doğrudan sigortalı doktorun uygulamalarına ilişkin olması sebebiyle savunma imkanı tanımak için davanın sigortalı ...' a ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.İhbar olunan ... vekili
: Müvekkilinin görevi nedeniyle gerçekleştirdiği her türlü eylem ve işleminden bağlı olduğu idarenin sorumlu olduğunu, görevli yargı yerinin idare mahkemeleri olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle usul yönünden reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak esastan reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince "...Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 22.06.2020 tarihli raporunda özetle: Kişiye █████/2012 ve █████/2012 tarihinde lupus makulapatisi tanısı ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan intravitreal triamsinolon enjeksiyonunun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, kişinin görme kaybının kendisinde mevcut hastalığın doğal seyrinden olduğu, kişiye yapılan intravitreal enjeksiyon işleminin olumsuz olarak etkilemediğinin tıbben bilindiği, tüm bu bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde Prof. Dr. ...’ın eylemlerinin tıp biliminin güncel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Tarafların itirazlarını karşılamak için alınan 02.04.2021tarihli ek raporda özetle: Kurulun █████/2020 tarihli mütalaasında Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. ...’nün branşının sehven Anestezi ve Reanimasyon olarak yazılmış olduğu, Kişiye █████/2012 ve █████/2012 tarihinde lupus makulapatisi tanısı ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan intravitreal triamsinolon enjeksiyonunun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, kişinin görme kaybının kendisinde mevcut sistemik lupus eritematozus hastalığına bağlı retinal vaskülit nedeniyle olduğu, kişiye yapılan intravitreal (göz içi) enjeksiyon işleminin bu hastalığı olumsuz olarak etkilemediğinin tıbben bilindiği, dosya içerisinde yazılı onam formuna rastlanılmadığı ancak adli tıbbi uygulamalarda onamın sözlü veye yazılı şekilde olabileceğinin bilindiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller, İstanbul ATK 7. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nın Mahkememizce benimsenen raporu kapsamı hep birlikte dikkate alındığında; Prof. Dr. ...’ın eylemlerinin tıp biliminin güncel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, kişinin görme kaybının kendisinde mevcut hastalığın doğal seyrinden olduğu, kişiye yapılan intravitreal enjeksiyon işleminin olumsuz olarak etkilemediğinin ATK raporu kapsamında gerekçeleriyle açıklandığı üzere tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde herhangi bir hata tespit edilemediği açıkça anlaşıldığından, davacıların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı yönünde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan davanın reddine ..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosyada usulüne uygun alınmış herhangi bir aydınlatılmış onam formu bulunmadığı, tıbbi müdahale sonrasında hastaya karşı özen yükümlülüğünün gerine getirilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kötü tıbbi uygulamaya sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat taleplidir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...