Anahtar kelimeler: Batı Esaskarar Başkan Yazim Ortağı Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E NK A R A R I N K A L D I R I L M A S I)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 01.06.2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: 16.04.2026YAZIM TARİHİ
: 16.04.2026Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Kooperatif ortağı müvekkilinin 02.02.2018 günü ortaklıktan istifa ettiğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı yıl bilançosunun 10.02.2019 tarihli genel kurulda görüşüldüğünü, toplam ödemesinin 85.000 TL olduğunu, KK 17/1. madde ve anasözleşmenin 15. maddesine göre çıkma payı alacağının 11.03.2019 tarihinde muaccel hale geldiğini, kooperatifin ödeme yapmayı reddetmesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığını ileri sürerek, davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve borçlu hakkında takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili özetle
: Davacının müvekkilinin eski bir ortağı olduğunu, davacının 03.05.2011-06.09.2012 döneminde ortaklığı yanında kooperatif müdürlüğü görevini de üstlendiğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davacı tarafından bu icra takibine itiraz edilmesi üzerine kooperatif tarafından davacı aleyhine Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, takibe itiraz üzerine açılan dava devam ederken davacının 02.02.2018 günü istifa ettiğini ve istifanın kooperatife tebliğ edildiğini, bu suretle açılan davanın konusuz kaldığını, 10.02.2019 tarihli genel kurulda gündemin 9. maddesinin görüşülmesi ile kanunun17. maddesi gereğince 3 yıl erteleme kararı alındığını, ayrıca çıkma payı alacağının hesaplanması sırasında müvekkiline olan borçların da dikkate alınması gerektiğini, bankadan çektiği 45.000 TL tutarındaki paraya ait harcama belgesini sunmadığını, davacının, müvekkiline olan anapara ve gecikme faizi borçları dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...Davacı noter kanalıyla gönderdiği Ankara 63.Noterliğinin █████/2018 gün ve 04886 yevmiye sayılı istifanamesi ile istifa etmiştir. İstifa talebi kooperatif yönetim kurulunun █████/2018 gün ve 02 sayılı kararı ile kabul edilmiş ve bu suretle çıkma gerçekleşmiştir. Davacının çıktığı yıla ait █████/2018 günlü bilanço ve gelir/gider cetveli █████/2019 günlü genel kurulda görüşülerek kabul edildiğinden, ortağın alacağının genel kurul tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmeli ve █████/2019 tarihinde davacının alacağının muaccel olduğu kabul edilmelidir. Davacının toplam ödemesinin 85.000,00TL olduğu bu kapsamda dönem genel giderlerinden davacının hissesine düşen genel gider payı ile geciken ödemeler nedeniyle oluşmuş faiz borcunun toplam birikimlerden düşülmesi ile hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 6.889,10 TL olarak hesaplandığı, davacının isteyebileceği faiz tutarının 254,80 TL olduğu toplamda 7.143,9TL alacak yönünden itirazın devamına..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ayrılması sonrası çıkma payı alacağına ilişkin davada yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, müvekkilinin üyelikten ayrıldığı tarihe kadar yaptığı ödemelerden yalnızca ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak genel gider payının düşülebileceği, buna rağmen gecikme zammının da çıkma payından mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğu, KK ve ana sözleşme hükümleri uyarınca üyelik ilişkisi sona eren kişinin akçalı yükümlülüklerinin devam etmeyeceği, bu nedenle gecikme cezasının talep edilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da kooperatiften ayrılan ortağın çıkma payından gecikme zammı düşülemeyeceğinin açıkça kabul edildiği, mahkemece hatalı bilirkişi değerlendirmesi ile müvekkilinin alacağının eksik hesaplandığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu uyuşmazlığın icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu ve dava değerinin 85.000 TL olduğu, bu nedenle davanın nispi harca tabi bulunduğu ve vekâlet ücretinin de nispi olarak belirlenmesi gerektiği, mahkemece davanın 7.143,90 TL üzerinden kabulüne karar verildiği, bu miktar yönünden nispi vekâlet ücretinin asgari ücretin altında kalması nedeniyle 4.080 TL olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, ancak reddedilen 77.856,10 TL tutar yönünden nispi vekâlet ücretinin 10.921,29 TL olması gerektiği, buna rağmen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın tavzihi talep edilmiş olmasına rağmen bu talebin reddedildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğinin sona ermesi nedeniyle davacının çıkma payının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.Bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur.Her üye, üye olurken, üyeliğinin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğini bilmekte olup, aidat ödemelerini ihracın kesinleşmesine ya da noterden gönderdiği istifanın tebliğine kadar yapması ve kooperatifin hesabına aktarması tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Zamanında ödense idi kooperatifin kasasına girecek olan aidatın, çıkma payının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1. maddesi uyarınca istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği yılın bilançosunun onaylanması suretiyle kesinleşmesini izleyen bir ayın sonunda muaccel olduğu tarihe kadar, kasada beklemesinde ve nemalanmasında tüm ortakların yararı bulunduğu kuşkusuzdur.Ortak ile kooperatif arasında istifanın ulaştığı tarih itibariyle hesaplaşma yapılması gerektiği gibi, çıkma payının ödenmesi sırasında hesaplaşma tekrar gerçekleşecek olup, esasen ortağın çıkma payını talep edip etmeyeceğinin, bu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramayacağının henüz belli olmadığı bir aşamada kooperatifçe ortağın istifa ya da ihraç tarihine kadar oluşan borçlarını talep etmekte hukuki yararı vardır.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddeleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olup, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir.Somut olayda, davacının istifanamesi davalı kooperatif yönetim kurulunca 10.02.2018 tarihinde kabul edilmiş, 2018 yılı blançosu 10.02.2019 tarihinde onaylanmış davacının çıkma payı alacağı 1 ay sonrası olan 11.03.2019 tarihinde muaccel olmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1. maddesi uyarınca çıkma payının ödenmesi aşamasında hesaplaşma yapılmaktadır. Ortaktan tahsil edilen tutarın tekrar ortağa çıkma payı olarak iade edilmesi söz konusu olmayacağından kooperatifçe gecikme cezası borcu adı altında ödeme talep edilmesi (bu tutarların davacı ortak tarafından ödenmesi halinde çıkma payı ile ilgili hesaplaşma sırasında tekrar ortağa ödenmesi gerekeceğinden)doğru değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan davacının hissesine düşen gider payının düşülmesi doğru olmuşsa da, Kooperatifler Kanununun 16/son maddesinin, ortağın çıkma payını talep ettiği, bir başka anlatımla kooperatif ile çıkarılan davacı arasında hesaplaşmanın yapılacağı aşamaya kadar uygulanmasının mümkün olduğu gözardı edilerek, davalı kooperatifçe yapılan gecikme faizi borcunun mahsubu işleminin uygun bulunması hatalı olmuştur.Bu durumda İlk derece Mahkemesince, öncelikle davacının dava dilekçesindeki işlemiş faiz talebi yönünden eksik harcı tamamlattırılarak, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden rapor alınmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekir.Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK353/1.a.6 madde uyarınca, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı 01.06.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-) Peşin alınan istinaf karar harçlarının istek halinde ilgilisine iadesine,3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16.04.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...