Anahtar kelimeler: Beton Esaskarar Faturaya Ştinin Yazim Sanayi Hmk Eksiklik Ankara Ltd

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
ESAS-KARAR NUMARASI
: ███████E., ████████K.
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Dava dışı ... Beton Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti'nin faturaya dayalı olarak İstanbul 33. İcra Müdürlüğü’nün █████████ E.sayılı takip dosyasından davalı hakkında icra takibi yaptığını ve █████/2017 tarihinde alacağını müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden şirket ile davalı şirket arasında imzalanan █████/2016 tarihli ek protokol uyarınca dava dışı temlik veren ile davalının sözleşmelerin tümünün feshi üzerinde uzlaştığını ve dava dışı temlik verenin davalı aleyhine hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve dava ve icra takibi başlatmayacağını kabul ettiğini ancak bu tarafların █████/2016 tarihinde yeniden bir araya gelerek bir kısım harcama kalemleri yönünden yeniden tutanak tuttuklarını, icra takibinde yetkiye yapılan itiraz ve sonrasındaki talep nedeniyle takip dosyasının Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sırasına kayıt edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle
: Davacının ve temlik edenin müvekkilinden alacağı bulunmadığını, temlik eden ile müvekkili arasında █████/2016 tarihinde düzenlenen protokol ile önceden yapılan sözleşmelerin feshedildiğini ve protokolün 2.maddesine göre temlik eden ve temlik alanın alacak, hak ve talepte bulunmasının mümkün olmadığını, temlik edenin dayandığı ... ile ...’nın şirketi temsil yetkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Dosyada yer alan Ankara 57. Noterliğinin (57399) yevmiye sayılı imza sirkülerine göre; ... Beton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu İç Yönergesi'nin 5'inci maddesinde: "İş taahhüt sözleşmeleri, iş ortaklığı anlaşmaları, ortak girişim beyannameleri, ortaklık ön anlaşması, satın alınan mal ve hizmetlerle ilgili sözleşmeler, taşeron firmalarla yapılan sözleşmeler, ihale makamı ile imzalanan sözleşmeler ve şirketin faaliyet konusu ile ilgili diğer sözleşmelerden; a) 1.500.000 Türk Lirası ve üzeri tutarında olanlar yönetim kurulu kararına dayandırılmış olmak kaydıyla; birinci derecede imza yetkisini haiz A Grubundan iki yetkili veya imzalardan birinin A Grubuna, diğerinin B Grubundan Mali ve İdari İşler Müdürü'ne ait olmak üzere birinci derece imza yetkisini haiz iki yetkili tarafından imzalanır" hükmü bulunduğu, izlenmiştir. Davalı ... Beton İş Yönergesi ticaret sicili gazetesinde yayımlanmıştır. Dolayısıyla bu yönerge üçüncü kişileri bağlayıcıdır. ...'nın Avrupa Bölge Müdürü olarak ikinci derecede D Grubundan imza yetkisinin bulunduğu, ...'nın ise imza yetkisinin bulunmadığı, belirlenmiştir. Somut olayda, icra takibine dayanak kılınan █████/2016 tarihli tutanakların içerdiği rakamlar itibariyle imza yetkisini haiz bulunanlardan; birinci derecede imza yetkisini haiz A Grubundan iki yetkili veya imzalardan birinin A Grubuna, diğerinin B Grubundan Mali ve İdari İşler Müdürü'ne ait olmak üzere birinci derece imza yetkisini haiz iki yetkili tarafından imzalanması gerekirken bu yetkiye sahip olmayan görevlilerce imzalanmış olması sebebiyle davalı şirketi bağlayıcılığının bulunmadığı anlaşılmıştır. İcra takibi dayanağı olan fatura █████/2016 tarihli tutanağa istinaden düzenlenmiştir. Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçesinde de, "...Önemle belirtmek isteriz ki, dava konusu fatura bedeli dava dışı şirket ile davalının fesih tarihinden sonra bir araya gelerek düzenledikleri tutanağa dayanmaktadır" şeklinde açıklama yapmıştır. Dolayısıyla, bu 'tutanak'a dayanılarak düzenlenen faturaya dayalı girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali davası takip ile sıkı sıkıya bağlı olup 'tutanak'ın usulü uygunluğu ölçüsünde takipte haklılık olacaktır. Elbette, 'tutanak' dışındaki deliller ile hakkın kanıtlanması mümkün olmakla beraber bu talebin görüleceği yer 'itirazın iptali' davası olmayacaktır. Somut olayda, █████/2016 tarihli tutanakların içerdiği rakam ve yükümlülük itibariyle geçerliliği için gerekli imza yetkisine haiz olanlarca imzalanması gerekirken bu gerekliliğe uyulmadığı belirlenmiştir. O hâlde 'tutanaklar' davalı yönünden bağlayıcı olmayacaktır. Bu 'tutanaklar'a dayalı olarak ileri sürülen talep dayanaksız kalır. Davacı/temlik alan, alacak istemini, tutanaklara/sözleşmeye değil sözleşme dışı ilişkiye dayandırabilir. Bunun için icra takibine konu edilen iş/işlemlerin fiilen yapıldığını ispat etmesi gerekir ki bu da eldeki davanın konusu olmayacaktır; çünkü, itirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olup takip, 'tutanak'a/sözleşmeye dayandırılmıştır; sözleşme dışı işe değil. Bu nedenle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Somut olayda, takip haksız olmakla beraber 'kötü niyet' saptanmadığından, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişiler tarafından yeterli inceleme yapılmadığı, mahkemece sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlandığı nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, faturadan doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!