Anahtar kelimeler: Senediyle Una Tekabül Devreden Noter Sattığını Başkan Hisselerinden Yazim Müdürü

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALILAR
: 1- ... - ... ...2- ... - ... ...DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde o dönem ...'nin müdürü ve çoğunluk hisse sahibi olan ...'un, müvekkiline kendi hisselerinden 40 payı (şirketin %10'una tekabül eder) noter senediyle limited şirket pay devri sözleşmesi ile sattığını, devreden kişinin aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, müvekkiline, söz konusu noter sözleşmesini ticaret sicil gazetesine tescil ettireceğini söylediğini ve daha sonrasında da ilgili tescil işlemlerinin tamamlandığını artık resmi olarak bu şirketin ortağı olduğunu söylediğini, buradaki durumun TMK m. 2'de düzenlenen ve hukuk sisteminin en önemli düzenlemerinden biri olan dürüstlük kuralına aykırılık durumu söz konusu olduğunu, maddeye göre "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." sarih kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere ...'un dürüstlük kuralına aykırı davranarak müvekkilinin hisse devrini ticaret siciline tescilini yapmadığını, müvekkilinin █████/2021 ve █████/2025 tarihleri arasında bu şirketin %10 ortağı olduğunu, bu tarihler arasında şirketin birçok düğün organizasyonu yaptığını, büyük paralar kazandığını, bu paraların tamamının ... tarafından müşterilerden elden alındığını, müşterilerle yapılan sözleşmelerin büyük bir kısmının ellerinde olduğunu, paranın elden alındığı için banka hesap dökümlerinden herhangi bir kanıt elde edilemeyeceğini, yine aynı sebepten şirketin kdv ve gelir vergisi de ödemediği için vergi dairesinden yapılacak sorgulardan şirketin ne kadar para kazandığına ilişkin somut delil elde edilemeyeceğini, ...'un, müşterilerinden parayı elden aldıktan sonra şirkette çalışan işçilerin yevmiyelerini ve maaşlarını ödedikten sonra paranın tamamını kendi hesabına alıp tasarruf ettiğini, müvekkilinin ve diğer şirket ortaklarının her defasında alınan paradan elde edilen karın ortaklara usulüne uygun bir şekilde paylaştırılmasını isteseler de ...'un her defasında ortakları geçiştirdiğini, müvekkilinin sonradan öğrendiğine göre ...'un bu parayı kendi nam ve hesabına olacak şekilde borsaya koyduğunu ve bu parayı borsada batırdığını, söz konusu şirketin düğün salonu işlettiğini, 500 kişilik, 750 kişilik ve 1000 kişilik 3 ayrı düğün salonunda düğün organizasyonları yaptığını, düğün salonlarının kazancının yüksek olduğunu, bahsedilen zaman aralığında düğün salonlarında herhangi bir tadilat, boya, masa sandalye değişimi, ses sistemi kurulumu gibi harcamalar yapılmadığını, dolayısıyla söz konusu paranın şirket giderlerine harcandığına dair yapılacak savunmaların tamamen asılsız olacağını, şirketin eski müdürü ...'un şirketler hukukuna aykırı bir şekilde, müşterilerden elden alınan paralar için vergi beyanı yapmayarak devletten vergi kaçırdığı bunun neticesinde kamunun zarar gördüğü açık bir gerçek olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin her defasında şifahen kar paylaşımı taleplerini geçiştirmesi, bu konuda çoğunluk hisseye sahip olmasına ve şirket müdürü olmasına rağmen herhangi bir paylaşım girişiminde bulunmaması bilakis kazanılan parayı kendi nam ve hesabına geçirmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek HMK m. 110 gereği müvekkilinin, ...'ne ortaklık sıfatının tespiti davası ve kar payı alacağının avans faiziyle beraber şimdilik belirsiz alacak olarak 100 TL'sinin tahsili davalarının davaların yığılması usulüyle görülmesine, HMK m. 111 gereği ilk cümlede zikredilen kar payı alacağının şimdilik belirsiz alacak olarak 100 TL'sinin tahsili mümkün olmaması halinde şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının şimdilik belirsiz alacak olarak 100 TL'sinin terditli olarak görülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde bildirdiği "Müvekkilim █████/2021 ve █████/2025 tarihleri arasında bu şirketin %10 ortağı olmuştur." şeklinde beyanı dikkate alınarak █████/2025 tarihinden sonra ortaklığın devam edip etmediği yönünde davasını açıklamak üzere HMK 31.madde uyarınca 2 hafta süre verilmiş, davacı vekili █████/2026 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin █████/2021 tarihinde ilgili şirkete noter senedi ile ortak olduğunu, ancak o dönemki şirket yetkilisi ...'un bu durumu ticaret sicil gazetesine tescil ettirmediğini, sonrasında ise █████/2025 tarihinde şirketin yeni ortaklarının müvekkiline ortaklık hissesinin karşılığı olan meblağı verdiğini, dolayısıyla müvekkilinin fiili olarak ortaklığının sona erdiğini, aralarında herhangi bir yazılı sözleşmeme olmamasına rağmen, bu durumu TMK m. 2 dürüstlük kuralına uygunluk açısından dava dilekçesinde yazdıklarını, taleplerinin, █████/2021 ve █████/2025 tarihleri arasında ortak olunduğunun tespiti ve bu süreçte müvekkiline ait ortaklık payının hesaplanıp davalılardan alınarak taraflarına ödenmesi olduğunu beyan etmiştir.Dava şartlarının değerlendirilmesi neticesinde davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.Dava; davacının, █████/2021 ve █████/2025 tarihleri arasında davalı şirkette ortak olduğunun tespiti, davacının ortak olduğu iddia olunan dönemde kar payının dağıtılması, mümkün olmadığı taktirde şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.Somut olayda; davacı vekilinin, davacının davalı şirkette █████/2021 ve █████/2025 tarihleri arasında ortak olduğunu, bununla birlikte █████/2025 tarihinde ortaklık payını, bedelini de alarak devrettiğini ve bu haliyle fiili ortaklığın sona erdiğini beyan ettiği, bedelini de almak suretiyle artık ortaklığını devrettiğini ileri süren davacının bu kez bir dönem ortak olduğunun tespitini istemekte aktif husumet ehliyetinin bulunmayacağı, ancak ortaklık sıfatı devam eden ortağın ortaklığının tespitini talep edebileceği anlaşılmış, ayrıca davacı ortaklığın tespiti halinde, takip eden talebi olarak kar payının dağıtılmasını, mümkün olmadığı taktirde şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemlerinde bulunduğunu terditli olarak talep etmiş ise de genel kurul kararı bulunmadan kar payının dağıtılmasına da karar verilemeyeceği gibi terditli talep yönünden şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminde bulunulabilmesi için de ortaklık sıfatının dava müddetince de devam etmesi gerektiği anlaşılmış olup, yukarıda izah edilen gerekçeyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy çokluğu ile karar verildi. █████/2026Başkan ...e-imzaÜye ...e-imza(M)Üye ...e-imzaKatip ...e-imzaKARŞI OYDava dilekçesinde davacının davalı ... Şirketine ortak olduğunun tespitine, terditli olarak kar payı alacağının ve şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası olarak davalılardan alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli ara karara göre sunduğu █████/2026 tarihli dilekçesinde davacının █████/2025 tarihinde davalı ... Şirketinin yeni ortaklarından payının karşılığını aldığını, ortaklığının sona erdiğini, talebinin davacının █████/2021-█████/2025 tarihleri arasında davalı ... Şirketine ortağı olduğunun tespit ile kar payının davalılardan alınması olduğunu belirtmiştir.Dava dilekçesinde talep edilen kar payı alacağının dayanağı olan davacının davalı ... Şirketinin ortağı olduğu vakıasının zaman unsurunu █████/2021-█████/2025 tarihleri arasının oluşturması, davacının alacak talebinin Türk Ticaret Kanununun 608. maddesinde düzenlenen kar payı alacağı niteliğinde olması ve kar payı alacağı ile ortaklık payının karşılığının alınmasının farklı kavramlar olması nedenleri ile davanın esasının incelenmesi gerektiği düşüncesindeyim.Hakim ...e-imza