Anahtar kelimeler: Davabanka Davadavacı Lehtarıborçlusu Şubesi Muhtelif Krediler Kefil Davalıkefilinde Bankanın İstinaden

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın .. Şubesi ile Dava Dışı kredi lehtarı/borçlusu ....Şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden muhtelif ticari krediler kullandırıldığı, davalı/kefilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla işbu sözleşmeyi imzalamış olması nedeniyle borçtan sorumlu oldukları, borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle Beşiktaş ...Noterliğinin 19.06.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı hesap ihtarnamesi keşide edilerek 10.322.627,45 TL nakdi kredi alacağından dolayı kredi cari hesabının kat edildiği, ihtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine bu kez İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile genel haiz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği, davalı yanın, asıl borca, işlemiş faize ve fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olarak itiraz edildiği belirtilerek, hukuka aykırı itirazın 7.609.804,10 TL alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine 7.609.804,10 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin mükerrer olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"davacı banka ile dava dışı kredi lehdarı ...Şti arasında █████/2015 tarihli, daha █████/2016 tarihinde arttırılan limit ile 12.500.000,00-TL limitli, █████/2015 tarihli 1.550.000,00-Euro limitli genel kredi sözleşmeleri yapıldığı, davalının arttırılan limit dahil olmak üzere tüm sözleşmeleri aynı limitler ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle davalı kredi lehdarı şirketin ortağı ve yetkilisi olan davalının kefaletinin geçerliliği için eş rızasına gerek bulunmadığı, kefaletlerin TBK'nun 583 maddesi kapsamında geçerli olduğu, yukarıda belirtilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kredi lehdarı şirkete taksitli ticari kredi, kredili mevduat hesabı kredisi, iskonto kredisi, dövize endeksli kredi, borçlu cari hesap kredisi, kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle hesabın █████/2018 tarihinde kat edildiği, 24 saatlik mehil içeren kat ihtarının kredi lehdarı şirket ile davalı kefile █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, böylece dava dışı kredi lehdarı şirket ile davalının █████/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri tespit edilmiştir. Bilimsel verilere göre hazırlanmış, teknik açıdan yeterli ve denetime açık bilirkişi ek raporu ile takip tarihi itibariyle davacının, dava dışı kredi lehdarından 6.762.758,30-TL asıl alacak, 709.623,68-TL işlemiş temerrüt faizi ve 17.135,93-TL BSMV olmak üzere toplam 7.489.517,91-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 maddesinde müşterinin temerrüdü halinde temerrüt faiz oranının bankaca kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranına %50 ilave ile bulunacak oran olduğu kararlaştırılmıştır. Ek bilirkişi raporunda davacı bankanın dava konusu genel kredi sözleşmelerine istinaden müşterisine kullandırdığı ticari kredilere en yüksek yıllık %37 akdi faiz oranını uyguladığı tespit edilmiş, temerrüt faiz oranı ise yukarıdaki orana %50 ilave ile yıllık %48,10 olarak bulunmuştur. Bilirkişi tarafından ticari krediler bakımından bu temerrüt faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacı banka tarafından kredili mevcuat hesabı alacağı için yıllık %48,10 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. 5464 Sayılı Kanunun kredi kartlarında faiz hesaplanmasına ilişkin 26/4 maddesi uyarınca;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; "kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına TCMB tarafından belirlenen kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir. Hesabın kat tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCMB'nin tebliğine göre kredi kartlarına uygulanacak azami akdi faiz oranı yıllık %24,24, azami temerrüt faizi oranı yıllık % 30,34'dür. Bilirkişi tarafından bu oranlar esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Yukarıdaki tüm saptamalar karşısında; dava dışı asıl borçlu ile birlikte davalı kefilin de TTK'nun 7 ve TBK'nun 589 maddeleri uyarınca, tespit edilen borç tutarlarından ve kendi temerrüdünün sonuçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibe itirazının (İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ..., İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ..., Çorum 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 6.762.758,30-TL asıl alacak, 709.623,68-TL işlemiş temerrüt faizi ve 17.135,93-TL BSMV olmak üzere toplam 7.489.517,91-TL alacak üzerinden iptaline, asıl alacağın ticari kredilerden doğan 6.582.365,50-TL'lik kısmına takipten itibaren yıllık % 48,10; kredili mevduat hesabı alacağından kaynaklanan 180.392,80-TL'lik kısmına takipten itibaren yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, fazla istemin reddine, davacının, dava tarihinden sonra yaptığı toplam 1.569.318,40-TL'lik tahsilatların icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir. Nakdi alacak likit nitelikte olupi davalı itirazlarında haksız bulunduğundan İİK'nun 67/2 fıkrası uyarınca davalının hüküm altına alınan tutarın takdiren %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve reddedilen kısım üzerinden davacı Banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, fakat dosyada mübrez bulunan arabuluculuk ilk ve son toplantı tutanağından da görüleceği üzere, davalının toplantılara iştirak etmediğini, toplantıya iştirak etmeyen davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, borçluların icra dosyasına vaki itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğu mahkemece yapılan yargılama neticesinde de tespit edilmiş ve fakat eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile kurulan hükümde davacı Banka alacağının da eksik olarak tespit edildiğini, müşterinin kullandığı BCH kredilerinin niteliği gereği, tahakkuk edip tahsil edilemeyen devre faizinin yani kredi hesabının kat edildiği tarih öncesi işleyen akdi faizin anaparaya dahil edilerek kapitalize edilmesi ve incelemeye konu krediler içerisinde BCH kredileri dışında Taksitli Ticari Kredi niteliğinde kredi olması ve işbu kredilerin ödeme planında taksit, tutar ve vadeleriyle birlikte anapara, faiz, vergi, harç vb. yasal yükümlülükler toplamından oluşan her bir ödeme tutarının önceden belirlenmiş olması nedenleri ile hesabın kat edilmesinden önce ödeme planında geçerli olan vadesinde ödenmeyen ve aksayan taksitin içerisindeki ödeme planı faiz tutarının anapara kalemine dahil edilerek kapitalize edilmesi ve sonucuna göre yeniden faiz hesaplaması yapılması gerektiğini, KMH ve kredi kartı kaynaklı riskler yönünden TCMB tarafından deklere edilen %30,24 temerrüt faiz oranı üzerinden ve Bch ile Taksitli Ticari Krediler yönünden ise Banka teşkilatına duyurulan ... sayılı genelge kapsamında %48,10 temerrüt faiz oranı üzerinden faiz hesabı yapılması gerekmekte olup bu faiz oranlarınında kat ihtarnamesinde beher kredi bazında temerrüt faizi alanında açıkça yazdığı izahtan vareste olduğunu, bu şekilde revize edilecek hesaplama ile kat ihtarnamesinde belirtilen gecikme faizine ulaşılabileceğini, yasa da açıkça cari şekilde işleyen kredilerde akdi faizin anaparaya eklenmesi gerektiği belirtildiğinden, faiz oranlarının gerek sözleşmede, gerek ödeme planlarında ve gerekse banka genelgelerinde belirtilmiş olmasından dolayı, bilirkişi raporuna esas alınan BSMV, faiz oranının ve akdi faizin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna belirtilen sebeplerle itiraz edilmiş ise de, mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, usulüne uygun arabuluculuk faaliyet bulunup bulunmadığı, yargılama masraflarından sorumluluk, uygulanacak faize ilişkin uygulama ve davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesinin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı .... Şti. arasında █████/2015 tarihinde 12.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmeye █████/2015 tarihinde 12.000.000,00 limitle müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve kefile çekilen Beşiktaş ... Noterliğinin █████/20218 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği; muaccel hale gelen alacağın ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "kredi üyelik sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti" sebebine dayalı olarak 6.762.758,30 TL asıl alacağın, 829.705,57 TL işlemiş faizi ve 17.135,93 TL temerrüt faizinin BSMV'si, 204,30 TL masraf alacağıyla birlikte tahsili istemiyle █████/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı vekilince, BCH kredilerinin niteliği gereği, tahakkuk edip tahsil edilemeyen devre faizinin yani kredi hesabının kat edildiği tarih öncesi işleyen akdi faizin anaparaya dahil edilerek kapitalize edilmesi, ayrıca yine ihtarname tarihi olan 19.09.2018 tarihinden tebliğ tarihi olan 23.09.2018 tarihine kadar yine yukarıda belirtildiği şekilde asıl alacak tutarı ile akdi faiz alacağının kapitalize edilmek suretiyle oluşan anapara tutarına beher kredi bazında kat ihtarnamesinde belirtilen temerrüt faizi oranları üzerinden faiz işletilerek alacak hesabı yapılması gerektiği iddia edilmiştir. Ancak takip talebinde, ticari nitelikteki krediler için hesap kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarı olan 6.582.365,50 TL, KMH ve şirket kredi kartı yönünden 180.392,80 TL asıl alacak üzerinden talepte bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup davacı icra takibindeki talepleri ile bağlıdır. Dolayısıyla davacının talebi ile bağlı olduğu nazara alındığında temerrüt öncesi işlemiş faizin kapitalize edilmesi mümkün değildir. Ancak temerrüt öncesi işlemiş faizin ayrıca talep edilmesine bir engel bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından ek raporda hesap kat tarihine kadar ticari krediler yönünden işlemiş akdi faiz 614.944,69 TL, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar ise 4.851,57 TL akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise 87.947,72 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 707.743,98 TL olarak; KMH ve şirket kredi kartı yönünden 364,40 TL işlemiş akdi faiz, 1.515,30 TL temerrüt faizi hesaplanmıştır. Buna göre toplam 709.623,68 TL takip öncesi işlemiş akdi faiz ve temerrüt faizi alacağı bulunmakta olup, bu tutarın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı tarafça, banka temerrüt faizi alacağı ile ilgili olarak ise tebliğ tarihi olan 23.09.2018 tarihinden takip tarihi olan 02.10.2018 tarihine kadar yine asıl alacak ve akdi faiz alacak kalemleri kapitalize edilmek suretiyle bulunacak olan anapara tutarına kat ihtarnamesinde beher kredi bazında belirtilen temerrüt faiz oranları üzerinden hesap yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de temerrüt faizinin kapitalize edilmesi mümkün olmadığından davacının söz konusu talebi yerinde görülmemiştir.Davalı tarafça arabuluculuk davetine ilişkin görüşme davetinin kendisine usulüne uygun olarak bildirilmediği ileri sürülmüştür. Arabuluculuk son tutanağında ...'a █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir. Bu durumda ticari davalar için zorunlu olan arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Davacı tarafça, davalının arabuluculuk ilk oturumuna katılmayan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesindeki taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur, şeklindeki düzenleme ve yine Dairemizin karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T uyarınca davalı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti, ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinden fazla olacağı hususları nazara alındığında itiraza konu bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır.Davanın reddedilen kısmı yönünden davacının takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı koşulları oluşmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026