Anahtar kelimeler: Eriyen Sepetinin İdava Kurları Tüfe Üfe Enflasyon Katsayıları Nihayetinde Kayıplarının

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DAVA
:Davacı vekili; ---Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2023 tarihli ---- Esas ----- Karar Sayılı kararı ile █████/2008 tarihli 98.680,00 TL'lik enflasyon karşısında eriyen alacağının altın fiyatları, döviz kurları, TÜFE, ÜFE, memur maaş katsayıları ve asgari ücretteki artıslardan olusan ekonomik göstergeler sepetinin ortalaması alınarak hesaplanacak değer kayıplarının da dahil edilmesiyle dava tarihinden itibaren hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki munzam zararın dava tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP
:Davalı ------ORTAKLIĞI vekili; davanın usulden reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili; davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.lll.İNCELEME ve GEREKÇE
:Davacı dava dilekçesinde temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zarar talebinde bulunmuştur.Uyuşmazlık
: ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas, ---- Karar sayılı 02.11.2023 tarihli ilamı gereği ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından ilamlı icra takibi ile davacının tahsil etmiş olduğu alacağı yönünden, munzam zararı oluşup oluşmadığı ve davalılardan tahsili gerekip gerekmediği hususundadır.Munzam zarar borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan durum arasındaki farktır. Başka deyişle; temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı zarar şekilde tanımlanabilir. Türk Borçlar Kanunun 122. maddesi kapsamında munzam zararın talep edilebilirliği bir şartı da alacaklının mevcut olan zararını açık ve somut bir şekilde ispat etmesi gerekir. Faizi aşan zararın ödenebilmesi için uğranılan zararın varlığı ile miktarının ispatlanması gerekir. Bu açıklamalar ışığında davacının zararını somutlaştırarak zarar iddiasını ispat edecek delilleri ortaya koyması gerekir. Ancak dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlar uyarınca, sadece ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeni ile paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zararın ispatı için yeterli değildir. Kaldı ki ekonomik olumsuzluklar karine olarak kabul edilip davacıyı somut zarar ispat yükümlülüğünden de kurtarmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2022 tarih ---- karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. ( ---- BAM ----HD---- Bu açıklamalar ışığında, davacı tarafın munzam zararını ispat edecek her hangi bir delil ibraz etmediği bu itibarla Türk Borçlar Kanununun 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, somut ve davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı, bu nedenle davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.