Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği İstirdat Özelleştirme Kaldirma İstenmiş Eksiklik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: ███████ ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ KDAVANIN KONUSU
: İstirdatKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile akdedilen Varlık Satış Sözleşmesi'nin akdedildiğini, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davalı şirketin tohum sağlama yükümlülüğünün olduğunu ancak sözleşme hükümlerine aykırı olarak tohum bedeli belirlendiğini ve haksız gecikme faizi uygulandığını, gecikme faizi ve tohum bedeline ilişkin faturalara itiraz edildiğini ancak ödeme yapılmaması durumunda sözleşme kapsamında sunulan teminat mektubunun paraya çevrileceği bildirildiğinden ödeme yapmak durumunda kaldıklarını belirterek sözleşmeye aykırı olarak fazladan tahsil edilen tohum satış bedelinin fazla kısımlarının tespit edilerek şimdilik 500 TL'sinin ve haksız gecikme faizinin şimdilik 500TL'sinin ödeme tarihlerinden (26.08.2020) itibaren işletilecek TCMB avans faizi üzerinden temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili, akdedilen sözleşmeye göre tohum bedelinin süresinde ödenmediğini, Pancar Üretim Sözleşmesi uyarınca alacaklarına muaccel olduğu tarihten itibaren ... Bankası Kredi Faiz Oranlarının uygulandığını, tohum fiyatının yönetim kurulu kararlarına göre belirlendiğini, gecikme faizine uygulanan maddi hatanın düzeltilerek fazla tahsil edile KDV bedelinin iade edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece; benimsenen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda: Davacı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan Varlık Satış Sözleşmesinin 7.1. Maddesinde; Fabrikanın şeker pancarı ekimine yönelik █████████ pazarlama yılı tohum ihtiyacının 38.000 kilogramı ve █████████ pazarlama yılı tohum ihtiyacının 38.000 kilogramı, ... bünyesinde iken ... tarafından siparişe bağlandığı, sözleşme hükmü uyarınca davacı adına █████████ pazarlama yılı için 37.995 kg ve █████████ pazarlama yılı için 22.800 kg şeker pancarı tohum teslimi yapıldığı, ... tarafından 37.995 kg tohum için 14.03.2019/T20 nolu ve 22.800 kg tohum için 09.04.2020/T30 nolu faturaların düzenlendiği, davacının ticari defter kayıtlarına istinaden 2020 ve 2021 dönem sonu itibariyle davalının 1.366.485,67 TL alacaklı olduğu, davalı yanca 14.03.2019 tarihinde 6.461.520,45 TL tutarındaki düzenlenen satış faturasının davacı tarafından 14.07.2020 tarihinde ödendiği, ödemenin 488 gün sonra yapıldığı, ... Fabrikaları A.Ş'nin 09.04.2020 tarihinde 4.843.960,00 TL tutarındaki düzenlediği satış faturasının ... Fabrikası A.Ş tarafından 07.07.2020 tarihinde ödendiği, ödemenin 89 gün sonra yapıldığı, Şeker Pancarı Üretim Sözleşmesi'nin "Üretici Borçları" başlıklı 13.3 maddesinde "Üreticilerin kesin hesap sonunda borçlu kalmaması esas olup ...........bu süre içerisinde ödemeyenler için icra takibine geçilir, icra ve/veya mahkeme kanalıyla yapılacak tahsilatlar için kesin bedel ödemelerinin başladığı tarihten itibaren T.C. ... Bankasının kısa vadeli ticari kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz tahakkuk ettirilerek tahsil etttirilir." Denildiği , T.T.K 1530/2 uyarınca “Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.” devamında “Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.” Şeklinde olduğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen uyuşmazlık konusu 14.03.2019 tarihli fatura düzenlenmiş olup Varlık Satış Sözleşmesi'nin 7.1 hükmü uyarınca tespit edilen █████████ pazarlamaya yılı tohum bedeli ile fatura edilen tohum bedelinin uyumlu olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olup tespit dosya kapsamına uygun görüldüğü, davacı şirketten █████████ pazarlama yılında sözleşmeye aykırı tohum bedelinin tahsil edilmediği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen uyuşmazlık konusu 09.04.2020 tarihli faturanın usulüne uygun düzenlendiği, Varlık Satış Sözleşmesi'nin 7.1 hükmü uyarınca tespit edilen █████████ pazarlamaya yılı tohum bedeli ile fatura edilen tohum bedelinin uyumlu olduğu gözetildiğinde davacı şirketten █████████ pazarlama yılında sözleşmeye aykırı tohum bedeli ve gecikme faizi tahsil edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili; müvekkil şirketin temerrüde dahi düşürülmediği, taraflar arasında yer alan sözleşmede faize ilişkin belirlemenin yer almadığı buna rağmen usul ve yasaya aykırı olarak davalı tarafından yasal faiz oranları yerine; T.C. ... Bankası'nın kısa vadeli ticari kredilere uyguladığı faiz oranlarıyla yasal faiz oranlarını aşacak şekilde fahiş olarak faiz işletildiği hususları değerlendirildiğinde müvekkil şirketin ödemek mecburiyetinde kaldığı gecikme faizine ilişkin fatura bedellerinin ödemenin yapıldığı 26.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte iadesi gerektiğini, davalının sözleşmedeki diğer üreticilerle aynı koşullarla tohum satma yükümlülüğüne de aykırı davrandığını, belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık; davalının Varlık Satış Sözleşmesine aykırı olarak tohum bedelini fazla tahsil edip etmediği etti ise fazla bedelin ne kadar olduğu davacının bunun iadesine hak kazanıp kazanmadığı, davalının tahsil ettiği gecikme faizini iade etmesi gerekip gerekmediği, davacının iade talebinin yerinde olması halinde miktarının ne olduğu, hususlarına ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından fazla tahsil edildiği iddia olunan tohum bedeli ve haksız tahsil edildiği iddia olunan gecikme faizinin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında şeker pancarı tohumu satışı sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının Varlık Satış Sözleşmesine aykırı olarak tohum bedelini fazla tahsil edip etmediği etti ise fazla bedelin ne kadar olduğu davacının bunun iadesine hak kazanıp kazanmadığı, davalının tahsil ettiği gecikme faizini iade etmesi gerekip gerekmediği , davacının iade talebinin yerinde olması halinde miktarının ne olduğu, hususlarında toplanmıştır.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530. maddesinin 2. fıkrasında, "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." düzenlemesi ile, Aynı maddenin 4. fıkrasında, "Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:a)Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.b)Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda...." düzenlemesi bulunmaktadır.Buna göre, TTK m. 1530/2 uyarınca, tarafların sözleşmede ödeme gününü veya süresini kararlaştırdıkları hallerde, borçlu, alacaklıya herhangi bir ihtarda bulunmasına gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. Bu hüküm borçlu temerrüdüne ilişkin olarak TBK’da yer alan genel düzenleme ile çelişir. TBK m. 117 uyarınca, borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi şarttır. Bu kuralın tek istisnasını, sözleşmede kararlaştırılan vadenin "belirli bir vade" niteliği taşıdığı haller oluşturur. Bir başka ifadeyle, TBK m. 117 uyarınca, sözleşmede belirli bir vadenin öngörülmediği her durumda, borçlunun temerrüde düşebilmesi için, alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi gerekir. Oysa, TTK'nın 1530. maddesi, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılan durumlarda, alacaklının ihtarına gerek kalmaksızın borçlunun temerrüde düşmesini öngörür.Diğer yandan, mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir.Dolayısıyla, somut olayda, davacının istemi açık olup, talep dava dilekçesinde taraflar arasındaki mal satımı nedeniyle düzenlenen faturalar ile işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceğine ve temerrüt faiz oranına ilişkindir.Ayrıca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin tetkikinde, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunduğu tespit edilmekle birlikte, satın alınan ürünlere ilişkin faturaların düzenlendiğinin görüldüğü, söz konusu faturaların bir kısmının üzerinde "30 gün" ibaresinin bulunduğu, tespit edilmiştir.Bu durumda, yukarıda yer alan madde metni ve dosya içeriğindeki açıklamalardan, iş bu davanın mal satımından kaynaklı faturalara ilişkin olduğu, yine itiraz edilen kısmın da bu doğrultuda oluşturulan faize yönelik bulunduğu, bu hali ile, mahkemece hükme esas alınan TTK'nın 1530. maddesinin (2. fıkra), mal tedarik sözleşmesine ilişkin olması nedeniyle somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, aynı zamanda davalı tarafından davacıya temerrüt için ihtarda bulunup bulunulmadığı ve bu kapsamda davacının temerrüde düşürülüp düşürülmediği dikkate alınarak davalının faiz talep edip edemeyeceği hususunun belirlenmesi gerekir.Kaldı ki, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısmının üzerinde yer alan "30 gün" ibaresi nedeniyle fatura tarihinden itibaren 30 gün sonrası için vadenin dolduğu iddia edilmektedir. Ne var ki, davalı şirketin alacağının dayanağı olan faturalar yönünden "30 gün"lük sürenin geçerli olabilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da teamül olması gerektiği açıktır. Ancak, davacı yanca taraflar arasında vadeye ilişkin yazılı bir sözleşmenin varlığının ispat edilmesi halinde vade uygulanmasına ilişkin teamül olup olmadığı dosya kapsamı ile anlaşılamamış olup, bu haliyle faturaların bir kısmı üzerinde yer alan "30 gün" şeklindeki açıklamanın davacıyı bağlamadığının kabulü gerekir.Hal böyle olunca, davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın davanın mal tedarikinden kaynaklanmadığı ve davacı şirkete karşı yapılan bir temerrüt ihtarının bulunup bulunmadığı, sözleşmeyle açıkça muayyen ödeme gününün tayin edilip edilmediği belirlenerek bu durumda temerrüdün oluşup oluşmadığı dikkate alınarak taraflar arasında belirlenen akdi faiz oranı ve sözleşmeye göre dayanakları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken somut olayda uygulanma yeri olmayan TTK'nın 1530. maddesi esas alınmak suretiyle davalının gecikme bedeli olarak düzenlediği fatura içeriğinin doğruluğunun denetlenmeden davanın reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, ████████Esas, ████████Karar ve █████/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."