Anahtar kelimeler: Urla Çizgisi Kıyı Medenî Kenar Uğranılan Tazmini Kaydının İzmir Sayisi
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.01.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... Mahallesi 2 89... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyıların herkesin yararlanmasına açık olması gereken yerler olduğu, bu yerler hakkında dava açma görevinin defterdarlığa verildiğini, terkin işleminin mahkeme kararı ile gerçekleştiğini, idare üzerine atfedilebilecek bir durumun olmadığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili verilen kararın kesinleştiğini, karara rağmen davacının bu yeri kullanmaya devam ettiğini ve son olarak 2007-2012 dönem kullanımı için davacıya ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildiğini, kullanımına devam ediyor olması nedeniyle manevi tazminat hakkının bulunmadığını, davacının tapusunun bir kısmının iptal edilmiş olması da dikkate alındığında talep edilen maddi tazminatında çok fahiş olduğunu, dilekçelerinde açıkladıkları diğer gerekçelerde dikkate alınarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın ferisi niteliğindeki yargılama gideri ile vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, Mahkemece maddi tazminat talebi bakımından yargılama yapılmışsa da hiçbir aşamada manevi tazminat istemlerine dair bir delil toplanmadığını ve yargılama faaliyeti yürütülmediğini, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Hazine lehine nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, Mahkemenin faiz ile karşılanamayan davacı zararını da haricen tanzim etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı .. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, terkin işleminin idarenin herhangi bir tasarrufuna dayanmamakta olup bir mahkeme kararı ile işlem gerçekleştirildiğini, bu nedenle idare üzerine atfedilecek bir kusur ve sorumluluk söz konusu olmadığını, bu dava ile her türlü hak düşürücü süreler zamanaşımı sürelerinin de dolduğunu, karara dayanak bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak taraflı ve eksik olduğunu, faizin tapu iptal kararının kesinleşme tarihi itibarıyla başlatılmasının yerinde olmadığını, belirlenen bedelin çok fahiş olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 14.10.1998 tarihinde taşınmazı satın aldığı, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle, davalı ... ..nin açtığı davada Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle 16.06.2005 tarihinde kesinleşen ilamı ile, taşınmazın tapu kaydının iptali ile, tespit dışı bırakılmasına karar veridiği, uğranılan zararın tazmini istemiyle eldeki davanın 10.12.2014 tarihinde açılan davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; tapu iptal kararın kesinleşmesi ile davacının zararının oluştuğu, Yargıtay'ın son zamanlardaki yerleşik içtihatları gereği, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiği (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar; █████████ Esas, █████████ Karar), somut olayda Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yakın tarihte satışı yapılan emsallerle dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle mukayese yapılarak değer belirlemesi yapılması, bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın tedavüllü tapu kaydı ile emsal satışa ilişkin akit tablosunun ilgili tapu müdürlüğünden getirtilmesi, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen dava yılı emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığından istenmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihinde, bilirkişi kurulunca somut emsal kabul edilecek taşınmazın ise satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorularak düzenleme ortaklık payı düşülüp düşülmeyeceği hususunun belirlenmesi ve bilirkişi raporunun bu verilere dayanılarak denetlemesi gerektiği; hükme esas alınan 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, .. ili, ..., ... Mahallesi 746,00 m² miktarlı taşınmazın, 3.500.000,00 TL bedelle satılık ilanı üzerinden yapılan değerlendirmenin açıklanan kriterlere uygun bir değerlendirme olmadığından bu rapor esas alınarak hüküm kurulmasının uygun görülmediği dosya arasında bulunan, 16.05.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunun değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dava konusu taşınmazın zemin birim bedeli 1.010,76TL/m² taşınmazın zemin bedeli ise, 303.228,00 TL olarak belirlendiği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya, değerlendirme tarihi olan 2018 yılına ait .., .. ve .. .. Bakanlığınca yayınlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapılmak suretiyle, bina bedelinin 72.000,00 TL olarak saptandığı gözetildiğinde toplam 375.228,00 TL bedel üzerinden, davacının maddi tazminat istemli davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık görülmediği belirtilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden, davalı idarenin harçtan muaf olduğu ve davacının manevi tazminat talebinin tamamının reddedildiği gözetilerek, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı arsa olarak değil villa olarak satın aldığını, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereği açılan davada 2942 sayılı Kanun hesaplama esaslarının kullanılmasını hatalı olduğunu, belediye rayiçlerinin altında kalan tapuda düşük gösterilmiş satış bedelinin esas alınmasınn hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin davalıyı korumak yönünde hareket ettiğini, idarenin kusuruna dayanan bir davada idarenin tapudaki satışları denetim görevini yerine getirmemesinden kaynaklanan kusurundan davalının yararlandırıldığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında manevi tazminatın kabul edildiğini, manevi tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, 2014 yılında dahi taşınmazın aileye ait olduğunu, ancak 2008 yılında tapusunun kapatıldığını, manevi tazminat davasının reddi nedeniyle hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin istinaf itirazları duruşmasız kabul edildiği hâlde, istinaf vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, gerçek değer tespiti yapılamadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı .. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu ... Mahallesi 2 89... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın Hazine tarafından açılan dava sonucunda Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde taşınmazın tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 16.06.2005 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10.12.2014 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre, arsa niteliği ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri" başlıklı kısmında yer alan ve manevi tazminatın koşullarını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca davacıya ait taşınmazın elinden çıkmasının, davacının kişilik haklarının zedelenmesi olarak nitelenemeyeceği, somut vakanın kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak bir eylem olmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!