Anahtar kelimeler: Tkk Durumuyla Oldu Nerede Müzakere Kaybolduğunu Zayi Beyanda Nasıl Defterinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Zayi Belgesi VerilmesiDAVA TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı şirket temsilcisi; şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defterinin kaybolduğunu, şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defterinin zayi olduğundan TKK madde 82 (7) numaralı fıkra uyarınca zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;█████/2026 tarihli ara kararı ile "Zayi olduğunun tespiti istenilen ticari defterlerin zayi olup olmadığı, ticari defterlerin nerede olduğu, zayi oldu ise nerede, nasıl ve ne zaman olduğu hususlarında beyanda bulunmak üzere davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delil durumuyla karar verileceğinin ihtarına, (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) karar verilmiş, ara kararın tebliği üzerine şirket temsilcisi" müzakere defterinin eski adreslerinden taşınma sırasında kaybedildiğini, gazeteye kayıp ilanı verdiklerini" beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince; "davacının şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri için zayi belgesi istediği, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde hangi hallerde zayi belgesi istenebileceği düzenlendiği,ilgili kanun maddesinde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık durumlarında zayi belgesinin istenebileceği belirtildiği, davacının belirttiği ''kaybolma'' durumu zayi belgesi istenebilecek durumlardan olamayacağı görülmektedir. Davacının belirtmiş olduğu durumun zayi belgesi istenebilecek durumlardan olmadığı, davacı tarafından kanunda sayılan veya buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını saklaması gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş,şirket temsilcisi tarafından verilen istinaf dilekçesinde mahkemenin zayi olayını doğru değerlendiremediğini ileri sürerek; 24.03.2024 tarihinde meydana gelen araç içi hırsızlık olayına ilişkin, ifade tutanakları, mahkumiyet kararları ibraz ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, kanunda yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak,olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir." (Yargıtay HGK nun ████████ Esas, ████████ Karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı)Davacı şirket temsilcisi; zayi belgesi verilmesini talep etmiş dava dilekçesinde zayi belgesi verilmesine dair maddi vakıayı açıklamamış, mahkemece verilen ara kararı üzerine de; defterin eski adresinden taşınmaları sırasında kaybolduğunu, gazeteye kayıp ilanı verdiklerini beyan etmiştir. İstinaf dilekçesi ekinde ise; araçtan 24.03.2024 tarihinde meydana gelen araçtan hırsızlık olduğuna ilişkin ifade tutanakları, gerekçeli karar örneği ibraz etmiştir. Yukarıda yazılan yargıtay HGK kararında belirtildiği üzere dava resen araştırma ilkesine tabi olduğundan davacının delilleri ile bağlı olunmasa da; davacının bildirdiği maddi vakıalar ve zayi sebebiyle bağlı kalınmak gerekmektedir. Davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf dilekçesi ekinde ki belgelerin incelenmesinde de şirket temsilcisinin aynı gün verdiği ifadesinde şirkete ait belgelerin bulunduğunu belirttiği, eğer hırsızlık olayı sırasında zayi gerçekleşmiş ise kaybın aynı gün öğrenildiği, dava tarihine kadar da TTK nın 82 maddesinde öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı şirket temsilcisinin ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında farklı zayi sebebleri ileri sürdüğü; zayi belgesi talep etme koşulları gerçekleşmediğinden talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, olayının meydana gelme biçimine ilişkin değişen beyanlara itibar edilemeyeceği anlaşılmakla istinaf sebebleri yerinde olmayan davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna ,başkaca harç alınmasına gerek olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026