Anahtar kelimeler: Özetletaraflar Davaalacak Sonlanması Davadavacı Özet Bayilik Muhtelif Cevaplar Keşide İlişki

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki 14.08.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi gereğince ticari ilişki bulunmakta olduğunu, sözleşmenin sonlanması üzerine sözleşmeden kaynaklı olarak taraflar arasında muhtelif ihtarnameler ve ihtarnamelere cevaplar keşide edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı olan taleplerini reddettiklerini, müvekkil şirketin hiçbir cari, nakdi veya ayni borcu bulunmadığını, müvekkilinin eylem ve kararından karşı tarafın uğradığı bir zararın söz konusu olmadığını, davalı şirketin kendisine teminat olarak verilen mektubu, 19.11.2019 tarihinde hukuki ve fiili neden olmaksızın, bir fatura tanzimi ile kar mahrumiyet bedeli olarak kısmen, 413.000,00- TL olarak tazmin yoluna gittiğini, bu hususun sözleşmeye ve taraflar arasındaki ticari ilişki ve gerçek duruma aykırı olduğunu, bu paranın iadesi talebi ile arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak sonuç alınamadığını, kar mahrumiyetleri olmadığını, bu nedenle bu durumun tespiti ile paranın iadesini talep ettiklerini, 14.08.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve mutabakatta miktar olarak ürün alım satım taahhüdü bulunmadığını, Bayilik sözleşmesi eki olan ve akaryakıt alım koşullarını belirleyen mutabakatlar birlikte değerlendirildiğinde maliyetine akaryakıt tedarik edildiğini, mutabakatın 1.maddesinde ... fiyatı + 4 kr olarak belirlenmiş olan fiyatın... terminali akaryakıt dağıtım şirketi satın alma fiyatı olduğunu, davalının kendilerine akaryakıt ürünlerini ...terminalinden tedarik ettiğini, bu husus nazara alındığında davalının maliyetine satış yaptığını, maliyetine satılan bir üründe herhangi bir kar mahrumiyetinin oluşmasının da mümkün olmadığını, ancak arabuluculuk müracaatından sonra kurumsal kimlik ve dönüşüm bedelinden kaynaklı 70.000.-TL fatura karşılığı ödeme yapılması gereği ortaya çıktığını, bu bedeli kabul ettiklerini, mahsup/takas edildiğini, beyan ederek, sözleşmenin feshi nedeni ile davalı lehine kar mahrumiyeti oluşmadığının belirlenerek, 343.000,00 TL paranın tazmin tarihi olan 19.11.2019 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile dava şirkete iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında, █████/2020 tarihine kadar geçerli bayilik sözleşmeleri akdedildiğini, bayilik sözleşmelerinin akdedilmesi aşamasında; bayiye yapılacak nakit kredi/ karz ödünç para ödemesi, ariyet malzeme, iskonto ve benzeri yollarla sağlanacak menfaatleri ve bu menfaatlerin karşılığında yerine getirilecek borçların zamanında ödenmesi, ürün akaryakıt ve madeni yağ gibi taahhütleri ile bu yükümlülüklere aykırı tutum ve davranışların sonuçlarını belirleyen taahhütnamenin bayi tarafından imzalandığını, bayilik sözleşmesinin kapsadığı akaryakıt istasyonunda beş yıl süre ile müvekkili ...'in bayiliğinin yapılacağının ve sözleşme ile taahhütnamelerden doğan sorumlulukların beş yıllık sözleşme süresi içerisinde eksiksiz ve zamanında yerine getirileceğini taahhüt etmesi nedeniyle davacı ... ye faaliyetleri için gerekli olan uzun vadeli nakit kredi (ödünç para) ödemesi yapıldığını, davacının, Hatay ...Noterliğinden gönderdiği █████/2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile akaryakıt ve ... istasyonu bayilik sözleşmelerini, 5 yıllık sürelerin tamamlanmasından evvel feshettiğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesi neticesinde tahsil edilen bedelin kalan sürenin sona ereceği tarihe kadar akaryakıt ve ... istasyonu olarak faaliyet gösteren işletmeden elde edeceği / mahrum kaldığı kar olduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle tazmin edilmesinin hukuka uygun olduğunu, beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Taraf şirketler arasında █████/2015 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi yapılmış ve davacı şirket (...) işbu sözleşmeyi Hatay ...Noterliğinin 09.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshetmiştir. Görüldüğü üzere sözleşme, süresi dolmadan davacı şirket tarafından tek taraflı olarak sonlandırılmıştır. Bunun üzerine davalı şirket (...) bayilik sözleşmesi gereğince kendisine verilen ... Bankasının ... numaralı 1.000,000,00 TL bedelli teminat mektubunu , 19.11.2019 tarihinde ;18.11.2019 tarihinde düzenlediği erken fesih kar mahrumiyeti açıklaması ile düzenlediği 350.000,00 TL ve 63.000,00 TL KDV olmak üzere toplam 413.000,00 TL kısmını paraya çevirdiği sabittir. Bu tespitlerden hareketle bayilik sözleşmenin davacı ... Petrol tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin haklı olduğunu gösteren somut ve inandırıcı deliller bulunmadığından feshin haksiz olduğu ve varsa davalının erken fesih nedeniyle zararının belirlenerek fazla kısmın iade edilip edilmeyeceği belirlenmelidir. Bu kapsamda taraflarca gösteriler tüm deliller ve uyuşmazlığa tesir eden resen getirtilmesi gereken tüm deliller toplamış ve dosya üç kişiden oluşan bir bilirkişi heyetine verilerek rapor düzenlenmesi istermiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 30.09.2021 tarihli kök raporda özetle ; sözleşmenin davacı tarafından süresinden önce haksız olarak feshedildiğinin düşünüldüğü , davalının yoksun kaldığı kar bakımından dosyada veri olmadığından bir hesaplama yapılamadığı yönünde tespit ve değerlendirmeye yer verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazları da değerlendirilmiştir. Buna göre mahkememizce özellikle zarar ve miktarı konusunda ek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Aynı bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2021 tarihli ek raporda ise süreç özetlenmiş ve kök rapordaki tespitler tekrar edilerek davacının ermek fesih nedeniyle davalının kar mahrumiyetinin 6 aylık süre için 71.854,22 TL 3 aylık süre için 35.639,61 TL olduğu ancak sektörde bu sürenin 3 ay olarak uygulanması gerektiği , 70.000,00 TL kurumsal kimlik ve dönüşüm bedeli ile birlikte zararın 105.639,61 TL olacağı ve buna göre 413.000 - 105.639,61 TL = 307.360,39 TL miktarın 19.11.2019 tarihi itibariyle iadesinin uygun olacağı yönünde tespit, hesap ve değerlendirme yapılmıştır. Yasal düzenlemeler gereği işbu ek rapor da taraf vekillerine tebliğ edilerek itirazları gözetilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu tatmin edici ve hüküm kurmaya yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinde bulunan SMMM bilirkişiden davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle davalının zararının varlığı ve miktarı yönünden rapor istenmiştir. Bu kere hazırlanan tek kişilik raporda ise özetle ; önceki heyet raporlarındaki işin esasına ve safahata ilişkin tespitler tekrar edilerek erken fesih kar mahrumiyet bedelinin 6 aylık süre için KDV dahil 84.787,98 TL ve 70.000,00 TL olmak üzere toplam 154.787,98 TL olduğu ve bunun teminat mektubu ile tahsil edilen 413.000,00 TL 'den düşüldüğünde 258.212,02 TL paranın 19.11.2019 tarihinden itibarın ticari faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği yönünde hesap ve değerlendirmeleri içeren rapor verilmiştir. İşbu bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazları da yeniden değerlendirilmiş ve dosya kapsamıyla bilikte hukuki süzgeçten geçirilmiştir. Bilirkişi raporlarının takdiri delil olması ve taraf vekillerinin en azından birinin her rapora öyle veya böyle itiraz edecekleri işin niteliğinden olduğundan ilanihaye bilirkişi raporu alınması talepleri kesilerek uyuşmazlığın çözümü ve sonuçlandırılması gerekmiştir. Filhakika somut olayda davalının sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedilmesi nedeniyle ve bu durumun mahkememizin kabulünde olması gözetildiğinde davalının müspet zarar olan kâr kaybı ve malvarlığındaki gerçek eksilmenin tespit edilerek ödenmesi esastır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ışığında davalının ticari defterleri, finansal tabloları, düzenlenen faturalar, pazarlama giderleri ve sözleşmeye göre kalan süredeki satış kârı gibi objektif kriterler ve özellikle davalı şirketin Yargıtay uygulaması gereği 6 ay içinde yeni bir bayilik sözleşmesi yapabileceği ihtimaline göre işbu süre esas alınmak suretiyle zararının 6 aylık süre için 71.854,22 TL olduğu, yine davalının 70.000,00 TL kurumsal kimlik ve bedelinden kaynaklanan zararının sabit bulunduğu ve böylece toplam zararının 141.854,22 TL olduğu, 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun paraya çevrilen 413.000,00 TL kısmından 141.854,22 TL paranın düşülmesiyle bulunan 271.145,78 TL miktarın sebepsiz zenginleşme oluşturacağı ve iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; davacı şirketin davasını TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri nazarında kısmen ispat ettiği anlaşılmakla özellikle bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30.12.2021 tarihli ek raporun gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilmesi bir yana 6098 sayılı TBK'nin 117/1-2 maddesi gereğince davalının kabul edilen haksız zenginleşmesinin kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden temerrütün dava tarihinde oluşması, tarafların ticaret şirketi olamasına göre avans oranında faiz uygulanması hususları da gözetilmek suretiyle davacının davasının kısmen kabulüyle 271.145,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (71.854,22 TL) davanın / talebin ise reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket lehine kar mahrumiyetinin 6 ay üzerinden hesaplanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, makul süre olarak 6 ay üzerinden kâr kaybı hesaplaması yapılması ve bu hesaplamanın yerel mahkeme tarafından kabulünün davalı şirketin sektörünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, davacının sözleşme hukukuna ait ahde vefa ilkesini hiçe sayarak, sözleşmeyi sebepsiz ve haksız bir şekilde süresinden önce feshettiğini, kâr mahrumiyetinin müspet bir zarar olduğunu, sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın aykırılık nedeniyle doğan zararları tazmin etmek zorunda olduğunu, sözleşme fesholduğundan davalının davacıdan, 5 yıllık sürenin sonuna kadar faaliyetine devam ederek ürün satın almasını talep etme imkanı bulunmadığını, ifa artık mümkün olmadığından ifa talebinin yerini tazminat talebi aldığını, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi neticesinde davalının zarara uğradığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, bayilik sözleşmesinin feshi sonrası nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık kar mahrumiyetinin 6 aylık süre ile sınırlı olarak verilmesinin hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında █████/2015 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi, aynı tarihli protokol ve ariyet malzeme taahhütnamesi düzenlendiği, davacı şirketçe sözleşmenin Hatay ...Noterliğinin 09.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "sözleşmede yer alan taahhütlere uymamanız" gerekçesiyle tek taraflı olarak feshettiği, davalı şirketin bayilik sözleşmesi gereğince kendisine verilen ... Bankasının ... numaralı 1.000,000,00 TL bedelli teminat mektubunu, 19.11.2019 tarihinde ;18.11.2019 tarihinde düzenlediği erken fesih kar mahrumiyeti açıklamalı 413.000,00 TL tutarlı fatura karşılığı kısmını paraya çevirerek tazmin ettiği, davacının bu bedelden kimlik giydirme masrafı olan 70.000 TL lik borcunun düşülmesi ile bakiyesi olan 343.000 TL nin iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf davacının ürünleri kendisine maliyetine verdiğini bu nedenle herhangi bir kar mahrumiyetinden bahsedilemeyeceğini savunmaktadır. Dosyaya toplanana deliler ile davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğine, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğine dair herhangi bir delil sunulmamış olmakla davacının sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının yargıtay yerleşik uygulamaları gereği o bölgede yeni bir bayi bulması için gerekli 6 aylık süre baz alınarak davacının kar mahrumiyeti 71.854,22 TL olarak belirlenmiştir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır.Kar mahrumiyeti ise bir tarafın kusuruna bağlı olarak sözleşmenin devam ettirilememesi nedeniyle elde edilemeyen net gelir olup, kâr mahrumiyeti talep edilebilmesi için davalının borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerekmektedir. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 gün ve ███████-244-260 sayılı ilamı). Kar mahrumiyeti yönünden davacı, davalının sözleşmeyi fesih tarihten sözleşmenin sona erme tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak Mahkemece Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu heyetçe düzenlenen rapor ile davacının o bölgede başka bayiliği 6 ay içinde sağlayabileceği yönelik denetime ve dosya içeriğine uygun süre baz alınarak yapılan hesaplamaya 71.854,22 TL kar mahrumiyeti belirlenmesinde ve bu bedel esas alınarak kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.630,70 TL harcın, alınması gerekli olan 18.521,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.891,27 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026