Anahtar kelimeler: Gks Sincan Şubesi Krediler Akdedilen Borçluya Yazildiği İnş Bankanın Den

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali( GKS' den Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; Bankanın Sincan Şubesi ile davalılardan ... İnş. A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca borçluya krediler kullandırıldığını, davalılar ... ve ... ...'nun bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzadıklarını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine borçlulara hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, borçların süresinde ödenmemesi üzerine temerrüte düşen borçlular aleyhine Ankara 30.İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sırasında takibe başlanıldığını ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden % 42 oranında temerrüt faizi uygulanarak % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda "davanın kısmen kabulü ile; Davalıların Ankara 30. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; Asıl borçlu davalı ... İnşaat…A.Ş. yönünden; 341.030,55 TL üzerinden devamına, diğer davalılar yönünden;1.198.839 TL asıl alacak, 69.548,50 TL işlemiş faiz, 3.477,47 TL BSMV ve 1.701,93 TL masraf olmak üzere toplam 1.273.566,90 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren Asıl alacağın 643.789,79 TL’sine %32,21, 555.049,21 TL.’sine %27,36 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, hükmolunan 1.273.566,90 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 254.713,38 TL (davalı ... İnşaat…A.Ş. yönünden 68.206,11 TL ile sınırlı olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda DBS ve KMH kaynaklı banka alacağı için %27,36 temerrüt oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, oysa tüm kredilere %42 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, ihtarname tarihindeki akdi faiz oranının %28 olduğunu, tüm ticari alacaklara temerrüt tarihinden sonra TCMB’ye bildirilen en yüksek faiz oranının (%28) %50 fazlası oranında temerrüt faizi %42 işletilmesi gerektiğini, kefillerin de gayri nakdi kredilerden sorumlu tutulması yönünde düzenleme bulunduğunu ileri sürmüştür.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Davacı yan, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiği iddiasıyla elde ki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında davacı banka ile davalı asıl borçlu ... İnşaat Şirketi arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kullandırılan kredi ile ticari kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine, davacı tarafından, davalı asıl borçlu şirket ile kefaletleri nedeniyle müşterek müteselsil sorumluğu bulunan davalılar ... ... ve ... ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, takipte davalı asıl borçlunun tüm borçlardan, davalı kefillerin ise, ticari krediden kaynaklanan borçlar yönünden sorumluluğuna gidildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında;█████/2017 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi ile █████/2017 tarihli Business Card Üyelik Sözleşmesi yapıldığı, genel kredi sözleşmesinde davalılar ... ... ile ... ...’nun müteselsilkefaletleri olup kefalet akdinin, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılarak Türk Borçlar Kanunu hükümlerine uygun tesis edildiği, şirket ortağı olmadığı anlaşılan davalı ... ...’nun eş rızasının alındığı, Business Card Üyelik Sözleşmesinde ise davalı kefillerin,müteselsil kefil olarak imzaları ile eş rızası alındığı halde kefalet beyanında; kefalet limiti, kefalet tarihi vekefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılmadığından kefalet sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olmadığı, bu sebeple kredi kartından kaynaklı borçtan davalı kefillerir sorumlu tutulamayacağı, davacı banka tarafından da takiptalebinde davalı kefillerin kredi kartı borcundan sorumlu tutulmadığı, kredi kartı borcundan yalnızca asıl borçlunun sorumlu olduğunun takip talebine şerh düşüldüğü görülmüştür.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri ile ticari kredi kartı nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.Davacı yanın istinaf itirazı temerrüt faiz oranına ve gayri nakdi krediler yönünden davalı kefillerin sorumluluğuna yöneliktir.Dava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine 1.204.155,04-TL asıl alacak, 97.770,62-TL işlemiş faiz, 4.888,53-TL BSMV, 6.089,84-TL masraf olmak üzere 1.312.904,03-TL toplam alacak ile 21.937,48-TL kredi kartı alacağının tahsili ile 45.390,00 TL gayri nakit alacağın deposu talebi ile icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının % 42 olduğu, davalı asıl borçlu şirketin ipotek bedeli 1.000.000,00 TL'nin nakdi, gayri nakdi, kredi kartı alacak toplamından tenzili sonrası bakiye sorumluluğunun 380.231,51-TL olarak tespit edildiği, diğer davalı kefillerin ise kredi kartından kaynaklanan borçtan sorumlu olmadıklarının belirtildiği, davalıların süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 163.516,31 TL asıl alacak, 3.023,93 TL kat tarihinden sonra işlemiş faiz,151,20 TL faizin %5 gider vergisi, 787,60 TL ihtarname gideri, 2.291,95 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.146,00 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 169.885,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 4.2. maddesinde düzenlenen " Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler " başlıklı maddesi uyarınca, "temerrüt tarihine kadar Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranı üzerinde akdi faiz uygulanacağı, temerrüt tarihinden itibaren ise Merkez Bankasınabildirilen en yüksek faiz oranının % 50 fazlası ile temerrüt faizi tatbik edileceği" hükme bağlanmıştır.Mahkemece Merkez Bankası Entegrasyon Kayıtlarından temin edilerekdosyaya kazandırılan kayıtlara göre muacceliyetin gerçekleştiği Ekim/2021 tarihi itibariyle davacı bankaca ticari kredilere fiilen uygulanan faiz oranının (24 ay ve üzeri vadeli krediler için) % 21,47 olup uygulanması gerekentemerrüt faizi oranının ise ( % 21.47 * 1.50=) % 32,21 olduğu, ayrıca muacceliyetin gerçekleştiği Ekim/2021 itibariyle Merkez Bankası tarafından kredi kartları için uygulanması gereken azami akdi faiz oranının yıllık % 23,76 ve azami gecikme faizi oranının ise yıllık %27,36 olduğu hususlarının Yargıtay ve Dairemiz uygulamaları doğrultusunda tespit edildiği görülmüştür.Hükme esas alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı asıl borçlu yönünden, fiilen uygulanan %32,21 oranı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 1.220.617,21-TL Asıl Alacak( Kredili Mevduat Hesabından: 576.827,42-TL, Diğer Alacaklardan: 643.789,79-TL), 69.829,87-TL İşlemiş Faiz, 3.491,54-TL BSMVve 1.701,93-TL Masraf olmak üzere 1.295.640,55-TL toplam alacak hesaplandığı, Takip Tarihi itibariyle depo talebine konu gayrinakdi risk tutarının 45.390,00 TL ve ipotek tutarının 1.000.000,00 TL olduğu dikkate alınarak, davalı asıl borçlu şirketin ilamsız icra takibine konu borç miktarı; 1.295.640,55-TL Nakdi Kredilerden Alacak, 45.390,00 TL Gayrinakdi Kredilerden depo talebi olmak üzere toplam 1.341.030,55-TL alacakdan, 1.000.000,00 TL Rehinle temin edilmiş alacak tutarı indirildiğinde, 341.030,55-TL ilamsız icra takibe konu edilecek tutarda banka alacağı olduğu, davalı kefiller yönünden ise, 1.198.839,00 TL Asıl Alacak( Kredili mevduat hesabından
: 555.049,21-TL, diğer alacaklardan: 643.789,79-TL), 69.548,50-TL İşlemiş Faiz, 3.477,47-TL BSMV ve 1.701,93-TL Masraf olmak üzere 1.273.566,90-TL Toplam banka alacağı olduğu, asıl alacağın; 643.789,79-TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 32,21,555.049,21-TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 27,36 oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği" hususları tespit edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, mahkemece yukarıda belirlenen oranlar esas alınıp hesaplamalar yapılarak davalıların sorumluluklarının kapsamı takdir ve tayin edildiğinden bilirkişi raporu Dairemizce de hükme ve denetime elverişli bulunmuştur.Yine Davacı yanın iddiası hilafına davalı kefillerin gayri nakdi alacaklardan sorumlu tutulmasını gerektiren bir sözleşme hükmü bulunmadığından mahkemece, davalı kefillerin, gayri nakdi alacaklardan sorumlu tutulamayacağına ilişkin kabulünde de bir isabetsizlik bulunmamıştır.Hal böyle olunca; mahkemece, yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile Yargıtay ve Dairemiz uygulamaları uyarınca; muacceliyetin gerçekleştiği Ekim/2021 tarihi itibariyle davacı bankaca ticari kredilere fiilen uygulanan faiz oranının (24 ay ve üzeri vadeli krediler için) % 21,47 olup uygulanması gerekentemerrüt faizi oranının ise ( % 21.47 * 1.50=) % 32,21 olduğu, yine Merkez Bankası tarafından kredi kartları için uygulanması gereken azami akdi faiz oranının yıllık % 23,76 ve azami gecikme faizi oranının ise yıllık %27,36 olduğu belirlenip bu oranlar esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen miktarlar üzerinden mahkemece hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacı bankaca, bilirkişinin belirlediği orandan daha yüksek fiili faiz oranının varlığı ile davalı kefillerin gayri nakdi alacaktan sorumlu tutulması gerektiği hususu ispatlanamadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-