Anahtar kelimeler: Söke Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri İzmir Sayisi Esastan Atılan Adliye
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 927, 9 28... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması sebebiyle bedellerin ödenmesi yönündeki taleplerin davalı kurumca reddedildiğini, Aydın 1. İdare Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla davacıya ait taşınmazları için hesaplanacak bedelin davalı kurumca ödenmesine karar verdiğini, kararın 08.09.2016 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun şekilde kamulaştırılıp fiilen yol olarak kullanılan devletin hüküm ve tasarrufu altına girmiş kamu malı niteliğini kazanan taşınmazlar olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu, kamulaştırma davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin, Aydın Vilayeti Daimi Encümeninin 07.05.1957 tarihli ve ██████ sayılı kararına dayanılarak .. İhtiyar Meclisi Üyeleri marifetiyle 07.11.1960 tarihinde kıymet takdirlerinin yapıldığını, kıymet takdirleri yapılan 19, 21... parsel sayılı taşınmazlar usulüne uygun olarak kamulaştırılmış olmalarına rağmen 1965 yılındaki kadastro çalışmaları esnasında hatalı ve usulsüz bir işlemle davacının murisi adına tapuya 927, 9 28... parsel sayıları ile tescil edildiklerini, tescil işleminin ‘yolsuz tescil’ hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgili kesinleşmiş, konusu, tarafları ve sebebi aynı olan mahkeme kararları bulunduğunu, davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini, Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.1999 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek müvekkili İdare lehine kesinleştiğini, hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamaları da kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazlar için tespit edilen bedellerin rayiç değerlerine göre çok yüksek olduğunu, objektif değer artış oranının taşınmazların tüm özellikleri dikkate alındığında m² bedellerinin fahiş ölçüde yükselmesine sebebiyet verdiğini, hak düşürücü süre içinde dava açılmamış olması sebebiyle işbu davanın hak düşürücü süre yönünden ve 20 yıllık zamanaşımı süresi de geçirilmiş olduğundan reddini talep ettiklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmamış olduğunu, Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı incelendiğinde, 20 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılan davanın reddine karar verildiği, davacısı tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.11.2019 tarihli ve ██████████ Esas,18098 Karar sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın 25.02.2000 tarihinde kesinleştiğini, kesin hüküm olmayan somut olayda sürenin nazara alınmayacağı, kamulaştırma işlemlerinin 1957 yılında alınan kamu yararı kararı ile başlandığı, fiilen el atmanın 1960 yılında yapıldığı, el atma tarihi 1983 öncesi olup, el atma tarihinde arazi niteliğinde kabulü ile taşınmazların sulu niteliğine göre kapitalizasyon faizinin %4 olarak alınması ve dosyaya yansıyan niteliklerine göre objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu ile değer biçilmesinde ve bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!