Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Perakende Yazildiği Başkan Anonim Katip Ara Adana Menfi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI
: ████████ (Derdest)
DAVACI
:
DAVALI
: ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden verilen █████/2026 tarihli ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
DAVA
: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi No: 8/2 adresindeki taşınmazın █████/2026 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiralandığını, adresin ... Belediye Başkanlığı İmar Ve Şehircilik Müdürlüğü'nün resmi yazısıyla işyeri olarak tespit edildiğini, vergi levhası ve yapı kayıt belgesiyle faaliyetin sabit olduğunu, davalının önceki kullanıcı borçlarını gerekçe göstererek yeni abonelik tesis etmediğini, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu, elektrik borcunun şahsi olduğunu, davacının önceki kullanıcıyla bağı bulunmadığını, noter ihtarnamesine rağmen hukuka aykırı uygulamanın sürdüğünü, elektrik enerjisinin ticari faaliyet için zorunlu olduğunu ve verilmemesinin telafisi güç zararlar doğurduğunu belirterek abonelik tesisini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacının dava dilekçesindeki iddialarının kabul edilmediğini, dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. ve 121. maddelerinde öngörülen şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle öncelikle reddinin gerektiğini, ayrıca zamanaşımı, derdestlik, yetki, dava şartı ve husumet itirazlarında bulunulduğunu, müvekkili şirkete yöneltilen husumetin haksız olduğu, zira davacının abonelik talep ettiği ... nolu tesisatta eski kullanıcıya ait borç bulunması nedeniyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 21/3-b maddesi uyarınca iş yeri açma ruhsatının talep edildiğini, davacının 09.01.2026 ve 21.01.2026 tarihlerindeki başvurularına rağmen istenen belgeleri sunmadığını, bu nedenle ortada yargılamayı gerektirir bir uyuşmazlık bulunmadığını, davacının abonelik tesis edilmemesi nedeniyle açtığı davada hukuki yararının mevcut olmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 26.05.2017 tarihli kararı uyarınca hukuki yararın bir dava şartı olduğunu, davacının usulüne uygun bir başvuru yapmadan dava açtığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 21. maddesi gereğince perakende satış sözleşmesi için gerekli bilgi ve belgelerin sunulması gerektiğini, müvekkili şirketin yasal mevzuata uygun hareket ettiği ve davacının iddialarının esas yönünden de haksız olduğu belirtilerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ █████/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Dosya kapsamına göre, davaya konu yerin bir işyeri olduğunun sabit olduğu, işyerine elektrik enerjisi verilmemesi halinde iş yerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği, en temel haklardan olan elektrik kullanımının Anayasal bir hak olduğu ve talebin, "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine son derece uygun olduğu anlaşılmakla, somut olayda HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacının elektriğin verilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 30.000,00-TL teminat karşılığında KABULÜ ile, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında;
... Mah. ... Caddesi, No
:8/2 .../... adresine TEDBİREN ELEKTRİĞİN BAĞLANMASINA, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına,
Tedbir kararından sonra çıkacak faturaların talep eden tarafından ödenmesine,...." karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemenin 26.02.2026 tarihli ara kararı ile ... Mah. ... Caddesi, No:8/2 .../... adresine elektrik bağlanması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacının müvekkil şirkete eksik evrakla başvurduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 21/3-b maddesi uyarınca işyeri açma ruhsatı ibraz edilmediği sürece abonelik tesisinin mümkün olmadığını, davacının dava esasına ilişkin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, HMK 390. maddede aranan şartların oluşmadığını, mahkemenin gerekçesinin somut ve açık olmadığını, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, verilen 30.000,00-TL teminat miktarının oldukça düşük olduğunu ve müvekkil kurumun mağduriyetine yol açtığını, bu nedenle öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi takdirde teminat miktarının tesisattaki 12 aylık fatura bedellerinin toplamına eşit olacak şekilde artırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, elektrik enerjisinin bağlanmasına yönelik muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup, talep, tedbiren elektrik bağlanmasına ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek tedbir istemine yönelik yapılmıştır.
Mahkemece, █████/2026 tarihli ara karar ile " İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacının elektriğin verilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 30.000,00-TL teminat karşılığında KABULÜ ile, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında; ... Mah. ... Caddesi, No:8/2 .../... adresine TEDBİREN ELEKTRİĞİN BAĞLANMASINA, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına, Tedbir kararından sonra çıkacak faturaların talep eden tarafından ödenmesine,
" şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın "İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz" başlıklı maddesine göre:
(1)Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
(2)İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.
(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
(4)İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
(5)İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.
Açıklandığı üzere, ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde HMK'nun 394. maddesi uyarınca karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerekmektedir. İtiraz, ihtiyati tedbire karar veren yerel mahkemece incelenir. Eldeki davada davalı şirket vekili tarafından elektrik enerjisinin bağlanmasına yönelik verilen tedbir kararına itiraz edilmiş olmakla; HMK’nın 341/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının kabulü halinde itiraz üzerine duruşmalı değerlendirme ile verilecek kararlara karşı istinaf yolu açık olduğundan, istinaf başvurusuna konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen karar niteliği itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığından HMK'nın 341/1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf incelemesi yapılmadığından, davalı tarafça yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılamasında duruşma yapılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-HMK 359. maddesinin 4.fıkrası gereği kararın tebliği işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!