Anahtar kelimeler: İlamdaki Suçuna Edenin Görüşü Tekerrüre Suçlar Neticesinde Edilebilir Tehdit Mahkûmiyet

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Tehdit, kasten yaralamaHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesindeSanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/ 1-b maddesine eklenen alt bendler arasında bahsi geçen hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp ve ayrıca tekerrüre esas alınacak başka ilam olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında mahallinde gözetilmesi olanaklı görülmüştür.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, dayandığı gerekçeye ve takdire göre, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,2. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesindeDiğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;1- Dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanık ile katılanın evli oldukları, olaydan önce taraflar arasında geçimsizlik bulunduğu, bu kapsamda katılan tarafından sanık hakkında uzaklaştırma kararı aldırıldığı, sanığın soruşturma ve kovuşturmanın tüm aşamalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, aksine katılanın alışveriş merkezi içerisinde kendisine yönelik olarak hakaret içerikli sözler sarf ettiğini, ayrıca annesine yönelik de benzer ifadeler kullandığını savunması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/ 1-b maddesine eklenen alt bendler arasında bahsi geçen hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp ve ayrıca tekerrüre esas alınacak başka ilam olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun gözetilmemesi,Kanuna aykırı görülmüş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.