Anahtar kelimeler: Kabulüreddine Eksilen Hacminin Promosyon Eksilmesi Maaş Koşuluyla Boyunca Akdedildiğini Ödeneceği

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; taraflar arasında , 28.09.2021 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" akdedildiğini, Protokolün 3.2.maddesi gereğince davalı, protokol süresi boyunca personellerine ait maaş ödemelerinin müvekkili Banka aracılığıyla yapılması koşuluyla kendisine 3.1'inci madde ile kararlaştırılan promosyon bedeli ödeneceği, protokolde belirlenen personel sayısından daha az personele maaş ödemesi yapılması veya maaş ödeme hacminin eksilmesi halinde eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresi ile orantılı kısmını müvekkili bankaya iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının protokol süresi içinde uygulanmasını fiilen durdurması halinde kendisine ödenen promosyon bedelini iade yükümlülüğüne ek olarak; kendisine sağlanan avantajlar toplamının iki katını cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından protokole uygun bir şekilde maaş ödemelerinin yapılması halinde kendisine ödenecek olan promosyon bedeli (tüm vergiler dahil) 62.000-TLnin 11.11.2021 tarihinde davalıya ödendiği ,davalının süre dolmadan ödemeleri durdurduğunu,promosyonun iadesi gerektiğini, davalı tarafın tacir olmasından hareketle indirim talep edilemeyecek olan cezai şart bedeli ile birlikte kıstelyevm olarak hesaplanan promosyon toplamının Kayseri 8. Noterliği'nin 02.04.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan talep edildiğini, ihtarın 05.04.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ödeme yapılmadığını,alacakların tahsili için davalı aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; davacı bankanın maaş protokolünde belirtilen personele sağlanan avantajların sağlanmadığını,protokolde düzenlenen cezai şart hükmünün TTK 'nda düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, davacı banka tarafından dürüstlük kuralına aykırı işlem koşulları kullanıldığını,davacı ile müvekkili arasında akdedilen maaş protokolünün 28.09.2021 tarihinde akdedildiğini, bu bakımdan bu protokolden kaynaklanan tüm alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli şekilde takip başlatılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, takibe itirazın hukuka uygun olduğunu savunarak ,davanın reddini,davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; yapılan bilirkişi incelemesi ile maaş ödemelerinin █████/2022 tarihinden itibaren davacı banka aracılığıyla ödenmediğinin tespit edildiği, protokolün 5. maddesine göre davalının protokolün uygulamasını fiilen durdurması halinde protokol ile ödenen promosyon bedelini ve sağlanan avantajlar toplamının 2 katı kadar cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeye aykırı davranıp kalan maaş ödemelerini davacı banka aracılığıyla ödemediği için kıstelyevm yöntemine göre hesaplanan promosyonun iade etmesi ve cezai şart ile ihtar masrafını ödemesi gerektiği, ödenen promosyon tutarının 62.000- TL olduğu, cezai şartın promosyonun 2 katı olarak kararlaştırıldığı, kararlaştırılan cezai şartın fahiş olması nedeniyle TBK'nın 182.maddesine göre ve kalan süre göz önüne alınarak 1/2 oranında indirim yapılarak 62.000- TL cezai şarta hükmedildiği, davalının en son maaş ödemesini █████/2022 tarihinde yaptığı, 21 ay daha banka aracılığıyla ödeme yapması gerektiği, bilirkişinin kalan maaş ödenmemiş kişi sayısını yanlış hesaplaması nedeniyle resen hesaplama yapılarak, kalan ay 21xaylık 41 kişi=861 kişiye maaş ödenmediği, aylık kişi başı promosyon tutarı olan 42 ile de 861'in çarpımının 42x861=36.162- TL olduğu, davacı bankanın kıstelyevm bu promosyon bedelini talep edebileceğinden bu tutara hükmedildiği, ayrıca davacının 1.198,74 -TLihtar gideri yaptığı gözetilerek 36.162- TL promosyon bedeli, 62.000- TL indirim yapılmış cezai şart ve 1.198,74 TL ihtar masrafı toplamı olan 99.360,74- TL üzerinden itirazın iptaline, davacı tarafından cezai şarta BSMV talebinde bulunulsa da sözleşmede bu konuda hüküm bulunmadığından BSMV talep edemeyeceği, alacaklara avans faizi, ihtarname giderine yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, cezai şartın tazminat kabilinden olması nedeniyle cezai şart için icra inkar tazminatına hükmedilmemiş, diğer alacaklar likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, cezai şartın tenkis edilen kısmı için davalılehine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmeden, reddedilen tutar bakımından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; cezai şart hesaplamasının hatalı yapıldığı, raporda hesaplama yapılırken cezai şart bedeli olarak hesaplanan 124.000-TL ye kanun gereği BSMV hesaplanarak eklenmesi gerektiğini, farkın cezai şart tutarı olan 124.000-TL'ye BSMV tutarı eklenmediği için oluştuğunu, öncelikle cezai şart bedeli BSMV dahil olarak 130.200-TL hesaplanması gerektiğini, tarafları tacir olan bir sözleşmede, tacir olan davalının mahvına neden olacak bir durum da tespit edilmemiş iken bu şekilde hakkaniyet dengesini bozacak yönde indirim uygulanması da kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, bilirkişi raporunda reddedilen miktar 14.107,51-TL hesaplanmış iken davalı yararına 18.929,51-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava; davalının Maaş Ödemeleri Protokolünü ihlal ettiği ileri sürülerek ödenen promosyon bedelinin kıstelyevm iadesi ve cezai şart bedelinin tahsili amacıyla davacı banka tarafından davalıya karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince cezai şartın fahiş olduğu; taraflar arasında menfaat dengesi gözetildiğinde davacının ödediği bedelin iki katı tutarında bir cezai şart kararlaştırılmasının protokol ile taraflara yüklenen edimler gözetildiğinde indirime tabi tutulması yerinde bulunmuştur. Davacı davalıya ödediği 62.000-TL nin kıstelyevm hesaplanacak miktarın iadesi ile birlikte ,protokolde kararlaştırılan ödenen protokolün iki katı tutarında hesaplanan cezai şartın ,her iki tarafın protokolden elde etmeyi umdukları menfaat, yürürlük süresi gözetilerek her ne kadar TTK nın 22(1) maddesi uyarınca cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez.Ne var ki tacir tarafların sözleşme serbestisi kapsamında kararlaştırdıkları cezai şart hükmünün sınırlarını TBK nın 27 vd maddeleri hükümleri çizmektedir.Sözleşmede karşı tarafa verdiği bedelden yarı oranında menfaat elde ettiği halde ;ödenen bedelin iki katı tutarında bir cezai şartın ahlaka aykırı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece 1/2 oranda yapılan indirim yerinde ve hakkaniyete uygundur. Cezai şartın işlevinin borçluyu edimini yerine getirmeyi sağlamak olduğunun gözönünde bulundurulması gerekir.Davacı alacaklı banka icra takibinde 130.200-TL cezai şart talep etmiş, bilirkişi raporunda ise 124.000-TL cezai şart hesaplanmıştır.Davacı vekili aradaki farkın bilirkişi raporunda cezai şarta BSMV eklenmemesi olduğunu, eklendiğinde takip talebindeki tutara ulaşılacağını ,cezai şart hesabının hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.Davacı banka cezai şart hesabını BSMV ekleyerek yapmıştır.Protokolde ödenen bedelden KDV tevkifatı yapılacağına ilişkin hüküm var ise de BSMV nin davalı tarafından ödeneceğine ilişkin bir hüküm yoktur. 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 30.maddesi gereği BSMV yükümlüsü davacı bankadır. Yükümlüsü olduğu vergiyi borçludan talep edebilmesi için genel kredi sözleşmeleri, bireysel bankacılık hizmet sözleşmelerine gelirlerinden elde edeceği bu verginin de borçludan tahsili sağlanmak üzere hükümler konulmaktadır.Protokolde ise davacı bankanın ödeyeceği BSMV nin davalı tarafça üstlenildiği yolunda hüküm bulunmadığından davacı vekilinin cezai şart tutarının hatalı hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Davacının talep edebileceği cezai şart bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 124.000-TL olup, 130.200- 124.000= 6.200-TL fazla isteğin reddine karar verilmesi yerinde olup,bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.HMK nın 355(1)maddesi uyarınca istinaf incelemesi istinaf sebebleri ile sınırlı yapılır. Davacı vekili bilirkişi raporunda alacak hesaplamasını tablo halinde dilekçesine kopyalayarak, red edilen tutarın toplamının 14.107,41-TL olduğunu ileri sürmüş ise de ;aynı tablonun incelenmesinde reddi gereken tutar 11.007+6.200= 14.107-TL olduğu görülmektedir. Ne var ki 11.007+6.200=toplamının 14.107-TL etmeyeceği de açıktır.Bilirkişinin hatalı yaptığı hesaplama hatalı olduğundan davacı vekilinin red edilen kısım 14.107-TL iken 18.929,51-TL vekalet ücreti takdir edildiğine ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 1.830-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.098-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026