Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Suçlar Neticesinde Kasten Edilebilir Yaralama Ankara Tehdit

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kasten yaralama, tehditHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAnkara 16.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3-e, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli tehdit suçundan ise aynı Kanun'un 106/2-a-c, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiSanık ...'nın katılan ile nişanlısını bir araya getirerek yüzleştirmek, neden mesajlaştıklarını öğrenmek kastıyla olay yerine gittiği, yine olay yerinde katılana tehditvari sözler söyledikten sonra ilk olarak katılanın aracının anahtarını alması, sanığın herhangi bir yeri arayıp yardım isteyememesi amacıyla telefonunu almaya çalışması, katılanın olay yerinden kaçması üzerine katılanı takip edip yakalamaya çalışması göz önüne alındığında yukarıda açıklanan oluş ve kabule göre, sanık ...'in eyleminin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna vücut verdiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeKatılan ile tanık ...'nın internet üzerinden tanıştıkları, 26.12.2021 akşam saatlerinde tanık ...'nın katılana mesaj atarak buluşmak istediğini söyleyip Bağlum'da bulunan ıssız bir mevkiye çağırdığı, katılan olay yerine gittiğinde temyiz dışı sanık ...'ın katılana silah doğrulttuğu bu sırada sanık ...'nın kontağı kapatarak katılana ait aracın anahtarını aldığı ve bıçağı katılanın boğazına dayayıp araçtan inmesini istediği, diğer sanık ...'ın silahla iki el ateş etmesi üzerine katılanın araçtan indiği, sanık ...'nın, katılana cüzdanının ve telefonunun nerede olduğunu sorduğu, katılanın araçta olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'ın araç içerisinde cüzdanını aramaya başladığı ancak bulamadığı, sanık ...'nın da araca yönelmesi üzerine fırsattan istifade eden katılanın kaçmaya başladığı, katılana ait araç anahtarının soruşturma safhasında sanık ... tarafından kolluk görevlilerine rızaen teslim edilmesi şeklinde gelişen somut olayda; sanık ...'in silah tehdidiyle katılandan cüzdanını ve telefonunu vermesini istediği ve tanık ... ile ilişkisi hususunda herhangi bir söz söylemediklerini ısrarla ifade etmesi, tanık ... ile daha önce buluştukları, olay tarihinde de tanığın kendisini buluşmaya davet edip konum attığını beyanı ile beyanını destekler mahiyette mesaj tutanakları karşısında, sanık ...'in eyleminin yağma suçunu oluşturduğu, katılana ait aracı anahtarının ise rızaen soruşturma aşamasında sanık tarafından teslim edilmesi karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin de değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,06.01.2026 tarihinde karar verildi.MUHALEFET ŞERHİYerel mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre; katılan ...'in şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, katılan ile tanık .... olaydan 2 gün önce internet üzerinden tanışıp buluştukları, sanık ...'nın ise tanığın nişanlısı olduğu, tanık ile katılan arasındaki görüşmeyi öğrendiği, tanığın telefonunu alarak katılana buluşmak için mesaj atıp Bağlum bölgesinde ıssız bir yere çağırdığı, bu arada diğer sanık olan akrabası ... ile tanık .... da yanına aldıkları,Katılan anlatımı kapsamında katılan buraya aracı ile geldiğinde katılanın aracını park etmesiyle sanık ...'ın silahla havaya ateş ettiği, sanık ...'nın ise bıçakla yanına yanaşıp araçtan indirmeye çalıştığı, bu arada sanık ...'nın katılanın aracının kontak anahtarını çıkarıp aldığı, katılandan telefon ve cüzdanını da vermesini istediği, elindeki ekmek bıçağını da katılanın boğazına dayayıp sinkaflı küfürler ettiği, katılana tanık ... neden mesaj attığı konusunda hesap sorup yüzleşmez ise katılanı öldürmek ile tehdit ettiği, katılanın ise bir fırsatını bulup olay yerinden aracını bırakarak yaya olarak kaçtığı şeklinde olduğu, katılanın soruşturma ifadesinde "bana atılan konuma geldiğimde arabamı daha kapatmamışken açık olan camdan ... bana silah doğrulttu. Sanık ... kontağı kapatarak anahtarı aldı ve cebine koydu ve elindeki sallama tabir edifen biçağı boğazıma dayayarak benim arabadan inmemi istedi. Ben inmeyince ... havaya iki el ateş etti. Ben araçtan inmek zorunda kaldım. Araçtan inince telefonumun ve cüzdanımın yerini sordular. Arabada olduğunu söyleyince sanık ... boğazıma bıçak dayamaya devam etti. ... aracı aramaya başladı. ... telefonu ve cüzdanı göremeyince sanık ... oraya doğru yöneldi. Fırsattan istifade edip ormanlık alana doğru kaçmaya başladım. Ben kaçarken ... isimli şahıs arkamdan koştu ... ise sadece iki el ateş etti ... peşimden "seni sinkaf edicem boşuna kaçma öldürecem seni cesedini bile bulamayacaklar dedi. Sonra bana yetişemeyince geri döndüğünü gördüm. Peşimden arabayla gelmesinler diye ben bir müddet daha koştum. Arkamdan ... isimli şahısın telefonundan "seni sinkaf dur sen orda" mesaj attı. Arkamdan iki el daha ateş edildi. Telefonumu arka cebime saklamıştım. Koşarken arkadaşımı aradım ve beni öldüreceklerini söyleyerek yardım istedim" şeklinde beyanda bulunduğu,Katılanın kovuşturma aşamasında ise "Olaydan iki gün önce sosyal medyadan ... sitesinden tanık ... ile tanıştım. Tanıştıktan sonra aynı gün buluştuk. ... bana güvenlik görevlisi olduğunu söyledi. Kendi evine yakın bir yerde dışarıda buluştuk, benim arabamla Bağlum'daki bana ait hobi bahçesinde sabah 07:00'a kadar oturduk. Evlenip boşandığını söylemişti. Ben kendisini Bağlum'dan evine bıraktım. Kendisinin çocuğu olduğunu söylemişti. Bana nişanlı olduğuna dair bir beyanda bulunmadı. Birkaç gün sonra ben tekrar kendisine mesaj attım. Buluşmak istedi. Ben de olur dedim. Daha önce buluştuğumuz yer Bağlum'da merkezi bir yerdi. Attığı konuma baktığımda dağın tepesi olduğunu gördüm, orada ne işin var dedim. Burada oturuyorum buraya gel dedi. Ben güvenerek gittim. Arabasını da tanıyorum, yeşil arabası vardı. Ben gece saat 12 civarında oraya gittim. Daha önce ...'ya ait olduğunu düşündüğüm yeşil arabanın park halinde olduğunu gördüm. Hemen arkasına park ettim. Benim arabam çalışır vaziyetteydi. Ben araçtan inmediğim halde bu bahsettiğim yeşil aracın içinden değil ancak yolun sağ kısmından şu anda SEGBİS'le huzurda bulunan sanık ... çıkarak elindeki silahla havaya iki el ateş etti. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken yolun sol tarafından da sanık ... çıktı, elinde bıçakla kapımı açtı, bana "araçtan in" dedi. Ben araçtan inmedim, "sakin olun oturalım konuşalım" dedim, araçtan inmek istemedim. Bana sinkaflı küfürler etti. Ben korktum, araçtan inmedim. sanık ... eliyle uzandı, kontağı alıp cebine koydu. Telefonum iki bacağımın arasında duruyordu, araçtan inmek zorunda kaldım. sanık ... benim boğazıma bıçağımı dayadı, diğer sanık ... bana silahı doğrulttu. sanık ... benden telefonumu istedi. Telefonun araçta olduğunu söyledim. sanık ... bana ...'nın nişanlısı olduğunu söylemedi. Ben gasp edildiğimi düşündüm. Arabanın arkasında ben dururken sanık ... telefonu bulamadığını söyledi, koltuğun arasına düşmüş olabilir dedim. Kaçmak için fırsat kolluyordum. O sırada fırsat bulup ellerinden kurtuldum kaçtım. Telefonumdan yakın bir arkadaşıma konum attım, "ben ölebilirim" dedim. Arkamdan bir iki el daha silahla ateş edildi ancak ben can havliyle kaçtım. Ben kaçmasaydım belki de ölmüştüm. Sanık ... bana "seni öldüreceğim, senin cesedini bile bulamayacaklar" dedi. Ben ...'ın soyadını ... olarak biliyordum. Ben poliste ifade verdim. ... ile zorla görüşmedim. Sanıkları da olaydan önce hiç görmemiştim. Sanık ...'ın iki defa havaya ateş ettiğini gördüm ancak bunun dışında ben kaçarken nereye ateş ettiğini görmedim. ...'ın bana yakın teması olmadı. Telefonumu ve cüzdanımı sanık ... istedi. Telefonumun araba olduğuna dair yalan söyledim. Arabaya yönelince kaçtım. Konum attığım arkadaşlarım polise haber vermişler. Sanıklar benim arkamdan koşuyorlardı, ben bir yere gizlendim, beni bulamadılar" dediği,Her ne kadar sanıklar ateş etme ve müessir fiil eylemlerini kabul etmemişlerse de; sanık ... olay yerine kolluk kuvvetleri tarafından çağrıldığında gelip, katılanın aracının anahtarı sorulduğunda, kendi aracına ait anahtar olduğunu zannederek aldığını beyan ederek anahtarı teslim ettiği; katılan ise cep telefonu ve cüzdanının sanık tarafından sorulduğunu, arabada bunların sanıklar tarafından arandığını bu sırada kendisine bıçak tutularak etkisiz hale getirildiğini iddia etmiş ise de, cüzdanı ve telefonu elde etmek için katılan üzerinde herhangi bir üst araması yapılmadığı, katılanın olay yerinden kaçtıktan sonra üzerinde bulunan cep telefonunu kullanarak yakınlarını arayıp konum göndererek kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelmesini sağladığı bu şekilde sanığın kastının, katılana ait telefon ve cüzdanı isteyerek, katılana ait mal varlığına yöneldiği hususlarının şüpheli kaldığı, sanığın katılana ait araç anahtarını alma olgusunun ise katılanın olay yerinden uzaklaşmaması ve tanık ... ile katılan arasındaki mesajlaşma sebebiyle, katılanın ... ile yüzleşmesini sağlamak olup sanığın aracı veya anahtarı mal edinme kastı ile aldığı hususunun şüpheli olup sanığa atılı yağma suçunun manevi unsur yönünden oluşmadığı eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a-c maddesinde düzenlenen birden fazla kişi ve silahla tehdit, 86/2-3-e maddesinde düzenlenen silahla basit yaralama ve 125/1.madde maddesinde düzenlenen hakaret suçlarını oluşturduğu gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASI gerektiği görüşü ile çoğunluğun BOZMA görüşüne iştirak edilmemiştir.