Anahtar kelimeler: Buk Pasta Rusya Çikolata Davadavacı Yurtiçi Satımdan İmal Merkezli Ağırlıklı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:█████████ Esas - ████████ Karar
DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çikolata ve pasta katkı maddeleri ağırlıklı olmak üzere, çeşitli gıda maddeleri imal ederek bu maddeleri yurtiçi ve yurtdışına sattığını, buk apsamda davalı ... ... ve onun ... isimli Rusya Merkezli işletmesine de çeşitli zamanlarda gıda maddeleri satışının yapıldığını, davalı ... ...'in müvekkili şirket ile █████/2012 tarihinde protokol imzalandığını, bu protokolde; Rusya da faaliyet gösteren ... isimli şirketin sahibi olduğunu, bu şirketin müvekkiliKatsan'a yapmış olduğu borçlanmalarda müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile borçlu olduğunu, şirketin borcunun kendi borcu olduğunu açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, yine bu ticari ilişkinden doğacak borçların temini için ... ...'in kardeşleri olan ... ... ile ...'in kendilerine ait gayrimenkullerin müvekkili ...'ın kabulü ile ... adına kayıtlı; İzmir, Çiğli İlçesi, ... Mah. 28. Pafta, 5493 parselde ███████ arsa paylı, giriş ..., 3 kat 13. No. Lu mesken üzerine müvekkili Katsan lehine 80.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için davalılar aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi talepli icra takibi başlatıldığını, yapılan bu takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazlar ile yetinmeyerek, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı takibin iptali davası açtıklarını, bu davada davanın reddine karar verildiğini kararın yargıtayca onandığını yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek sayın mahkemeden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile müvekkilinin icra takibine konu alacaklarının tespiti ile davalı/borçluların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı-borçluların takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairelerinin Karşıyaka İcra daireleri olduğunu, davanın, İİK. Md. 67/1 de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, ... ...'in ne asıl borçlu ne de ipotek veren 3. Kişi olmadığından ... ... bakımından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, İpotek senedinde "(...) malik bizzat hareketle işbu taşınmazın tamamı ... firmasının ... Şirketi'den aldığı veya alacağı gıda ve mallara karşılık olmak üzere" denilerek davacı Katsan lehine ipotek tesisi yapıldığını, ipoteğin bir alacağın teminat altına alınması için verilebileceğini, "aldığı veya alacağı gıda ve mallara karşılık" ifadesinin ipoteği geçersiz kıldığını belirterek, sayın mahkemeden İİK. MD. 67/1 de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması husumet ve esasa ilişkin itirazları nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Davacının ve davalı ...'ın tacir olduğu, taraflar arasında ticari iş bulunduğu ve dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, davalı ...'ın taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanan para alacağına ipotek teminatı verdiği ve 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin iş bu yargılamada görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Davalılar vekili tarafından her ne kadar takibe konu icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisiz olduğu, bu nedenle yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; 2004 Sayılı İİK'nun 148/1 maddesi uyarınca Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunabileceği,2004 Sayılı İİK'nun 50. Maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunacağı hükmünün düzenlendiği, 6100 Sayılı HMK'nun 10. Maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yeri Mahkemesi'nde de açılabileceği, taraflar arasındaki sözleşmede davacının para alacağı yönünden ifa yerinin belirtilmediği, 6098 Sayılı TBK'nun 89.maddesi uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceği ve götürülecek borçlardan olduğu ve bu nedenle alacaklığının adresinde ifa edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacı alacaklının adresinin bağlı bulunduğu icra dairesinin icra takibinde, Mahkemenin de itirazın iptali davasında yetkili olduğu ve davacının adresinin Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalılar vekili tarafından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle hak düşürücü dava şartı sebebiyle reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; 2004 Sayılı İİK'nun 67/1 maddesi uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğinin hüküm altına alındığı, 1 yıllık hak düşürücü sürenin borçluların itirazının alacaklıya tebliği ile başlayacağının düzenlendiği, davamızın konusu icra takibinde borçluların itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve sürenin başlamadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolması ve açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin hak düşürücü süre dava şartı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talebine itibar edilmemiştir. Davalılar vekili tarafından her ne kadar davalı ...'ın ipotek borçlusu ve davacının alacağının borçlusu olmaması sebebiyle iş bu yargılamada pasif husumet ehliyeti bulunmadığının bu davalı yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; 2004 Sayılı İİK'nun 149/1 maddesi uyarınca icra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderileceğinin hüküm altına alındığı, dava konusu borcun kaynağı olan protokolün davalı ... tarafından imzalandığı, iş yerinin davalı ...'a ait olduğu, ... isimli iş yerinin davalı ...'dan farklı tüzel kişiliği olduğuna dair davalı vekili tarafından dosyaya delil sunulmadığı, iki kişinin aynı kişi olduğu ve bu davalıya icra emri gönderilmesinin ve takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davasının açılmasının usul ve yasaya uygun olduğu ve bu davalının davada ve icra takibinde pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. (...) Somut davamızda; davacı vekili tarafından davacı şirket ile davalı ... ... arasında imzalanan protokole ve faturalara konu malların davalı iş yerine teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenememesi iddiası ile davalılar aleyhine borcun teminatı olarak verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış, davalılar vekili tarafından davalıların davacıya borçlu olmadığı savunmasında bulunulmuştur. Taraflar arasında İzmir ili ... Mahallesi 5493 parsel sayılı taşınmazda ... firmasının davacıdan aldığı ve alacağı gıda ve sair mallara karşılık olmak üzere 80.000,00-TL bedelli bedelli birinci derecede %25 faiz ile ipotek tesis edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacının davalı ...'dan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalı ...'ın söz konusu borcu ödeyip ödemediği noktalarındadır. Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının eksik tasdiklerinin olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça defter ve belgeler incelemeye sunulmamıştır. Davacı tarafın defter ve kayıtlarına göre davalıdan 159.435,59 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya satışı yapılan ürünlerin davalı hesabına borç olarak, ödemelerin ise alacak olarak kaydedildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı ...'ın iş yerine düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmeksizin fatura tarihlerinden sonra son ana kadar ödemeler yapıldığı görülmüştür. Bu sebeple taraflar arasında dava konusu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından defter ve kayıtları ve davalı tarafça yapılan ödemeler ile faturalara konu malların davalıya teslim edildiği hususu ispat edilmiştir. Bu hususun aksi ve davacının alacağının ödendiği hususu davalı tarafça geçerli ve kesin bir delil ile ispat edilmemiştir. Davalı tarafça yemin deliline de dayanılmamıştır. Davalı ... tarafından davalı ...'ın borçları için verilen dava konusu ipotek geçerli ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içermektedir. Davacı'nın davalıdan halen alacaklı olduğu, davalı ... tarafından verilen ipoteğin halen geçerli, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği anlaşılmakla davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalılara karşı icra takibi yapmakta ve itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacı taraf davalılardan alacaklı olduğunu defter ve kayıtları ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler, ipotek akit tablosu ile ispatlamış, ancak alacağın ödendiği davalı tarafça geçerli ve kesin bir delil ile ispatlanamamıştır. Bu sebeple açılan davanın kabulüne, davacının alacağı defter ve kayıtları ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler, faturalar, ipotek akit tablosu ile likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;TMK 887.md.si uyarınca muacceliyet ihtarı yapılmadığını, ipotek akit tablosunda yazılı asıl borçlu şirket, dava konusu icra takibinde ve işbu davada taraf olarak gösterilmediğini, işbu davanın ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispatlanamadığını, davacı ...Şti. tarafından incelemeye sunulan 2010-2014 yıllarına ait ticari defterler usulüne uygun değildir, kapanış tasdikleri olmadığını, davacı lehine delil teşkil edemeyeceğini, bu davada gösterilen delillerin incelenmediğini, delillerin incelenmediğine dair itirazlarının reddedildiğini, ek bilirkişi raporu alınmamış, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, dava konusu ipotek, "üst sınır ipoteği" olmasına rağmen, mahkemece hatalı olarak "kayıtsız şartsız borç ipoteği" olarak değerlendirildiğini, somut olayda (...) doğmuş ve doğacak borçlarının 200.000 USD'ye kadarı için ipotek edildiği, bu haliyle ipoteğin üst sınır ( limit ) ipoteği olduğu anlaşılmaktadır." denilmiş bu haliyle dava konusu ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu tartışmasız olduğunu, bu
nedenle ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri, icra inkar tazminatı, yargılama giderleri, vekalet ücreti vb. ferilerle oluşan borç miktarının 80.000,00 tl olan ipotek limitini aşmasının mümkün olmadığını, ancak cevap dilekçesinde bu yöndeki talebinin mahkemece dikkate alınmamış, takibin davacının talebi gibi devamına karar verildiğini, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira davalı ... ipotek veren 3. şahıs olduğundan Rusya’da faaliyet gösteren asıl borçlu firmanın borcunu bilmek imkanına sahip olmadığını, ipotek teminat ipoteği olup, asıl borç yargılama neticesinde belirlenebilecek nitelikte olduğunu likit olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip için muacceliyet ihtarına gerek bulunup bulunmadığı, asıl borçlunun taraf olarak gösterilip gösterilmediği, borç bulunup bulunmadığı ve icra inkar tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davalı ... adına kayıtlı olan Yukarıda özellikleri belirtilen İzmir İli, Çiğli İlçesi ... Mahallesi, 5493 Parsel, 3. Kat, 13 bbn'lu taşınmaz üzerine taşınmazın ... firmasının ... Şirketi'nden aldığı ve alacağı gıda ve sair mallara karşılık olmak üzere 80.000,00 TL bedelle ... Şirketi lehine 1.derecede, %25 faiz ve F.B.K. süre ile ipotek tesis edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "22.07.2015 80.000,00 TL 1 adet ipotek alacağı İzmir Çiğli İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğünün ... Mah. 5493 parsel de kain 3. kat 13 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına şerh edilmiş bulunan 01.07.2010 tarih ve ... yevmiye nolu 80.000 TL meblağlı 1. derece, 1. sırada, %25 faiz oranlı ipoteğe ilişkin resmi senet ve cari hesap ekstresi" sebebine dayalı olarak 80.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle █████/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlularının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İİK'nın 148. maddesi, taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur, şeklinde düzenlenmiştir.İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir(İİK m. 149). Bu haller dışındaki muaccel alacaklar için icra memuru, borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa 60 ıncı maddeye göre birer ödeme gönderir(İİK m. 149/b).Eldeki davaya konu ipotek, ... firmasının ... Şirketi'nden aldığı ve alacağı gıda ve sair mallara karşılık olmak üzere verildiğinden üst sınır ipoteği niteliğindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 887. Maddesine göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Aynı zamanda asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Buna göre borçtan şahsen sorumlu olmayan bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna, asıl borçlu ile birlikte borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyecektir. İhtar tebliğinin gerekli olup bu husus takip ve dava şartı olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Muacceliyet ihtarnamesinin tebliğ edilmemesi halinde geçerli bir icra takibinin ve bu davaya özgü dava şartının bulunmadığının kabulü gerekir(Yargıtay 11.HD'nin █████/2023 Tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararı).Davacı tarafça icra takibinden önce ipotekli taşınmaz maliki ve asıl borçluya muacceliyet ihtarnamesi gönderildiği ispat edilemediğinden TMK'nın 887. maddesi hükmünde öngörülen muacceliyet şartı gerçekleşmemiş olup, ipotek borçlusuna ihbar yapılmadan takibe geçilemeyecek olması ve bu hususun da HMK 114/2 maddesine göre özel nitelikte dava şartı olması karşısında ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı tarafça istinafa cevap dilekçesinde, davalı-borçlu ...'in Büyükçekmece ...Noterliğinin 30.12.2015 tarih ve ...yev. no.lu ihtarnamesi ve bu ihtarnamenin öncesinde ve sonrasında davacı-borçlunun müvekkiline gönderdiği ihtarnamelerden, borçlunun borcu ödemek istemediğini dermeyan ettiğinin açıkça görüldüğü ve ipotek veren 3.kişi ...'in müvekkili şirkete Karşıyaka ... Noterliğinin 21.12.2015 tarih ve ... yev. no.lu ve yine Karşıyaka ...Noterliğinin 20.01.2016 tarih ve ... yev. no. ile gönderdiği ihtarnamelerinde borcu ödemeyeceğini açıkça dermeyan ettiği, borçlunun borcu ödemeyeceğini açıkça dermeyan ettiği durumlarda muacceliyet şartının aranmayacağını ileri sürmüş ise de söz konusu ihtarnameler takip tarihinden sonra çekilmiş olup bu ihtarnamelerin muacceliyet ihtarı olarak kabulü mümkün değildir.Büyükçekmece "2. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında ise, muacceliyet ihtarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla bu dosyanın muacceliyet ihtarı bakımından sonuca bir etkisi yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince alacağın ispatlandığı ancak alacağın ödendiğinin davalı tarafça geçerli ve kesin bir delil ile ispatlanamadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 966,20 TL harcın işin hitamında alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 234,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde,HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalılar vekilince yatırılan istinaf karar harçlarının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 105,50 TL olmak üzere toplam 326,20 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!