Anahtar kelimeler: Derce İdava Kayseri Hissesine Malik İstinaden Kesinlik Açılması Şartı Eksiklikleri
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derce Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davalının, █████████ hissesine malik olduğu 120 parsel numaralı taşınmazla ilgili davalar açılması için davacıya 17.10.2011 tarihli vekaletname verdiğini, taraflar arasında 02.11.2011 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davacının, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ E., ████████ K., Kayseri 1. İdare Mahkemesi ████████ E., █████████ K. Kayseri 3. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı dosyalarda ve davalı aleyhine açılan Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. Sayılı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında davalının vekilliğini yaptığını ve bu dosyalara ilişkin alacak talebi olmadığını, taşınmazla ilgili ... Belediyesi aleyhine açılan Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı tazminat davası neticesinde davalı lehine 3.620.929,67 TL tazminata ve ferilerine hükmedildiğini, davalının; vekalet ücreti ödememek için davacıyı ... Noterliğinin 03.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile herhangi bir azil sebebi belirtilmeksizin haksız olarak azlettiğini, vekalet ücreti alacağının tahsili için aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bahsi geçen dosyada 61.153,33 TL ıslah harcının davacı tarafından yatırıldığını, haksız azil nedeniyle alacağa azil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı definde bulunduktan sonra, verilen vekaletnamenin taşınmaza ilişkin dava dışı kooperatifle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan dava için verildiğini, bu hususun davacı tarafından dava dışı kooperatife gönderilen ihtarnameden de anlaşıldığını, vekalet ücretinin ödendiğini, sözleşmede de "açılacak dava" ibaresi kullanıldığını, buna rağmen davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak haksız menfaat sağlamak amacıyla kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası açtığını, kooperatife karşı açılan dava dışındaki davalardan davalının hiçbir şekilde haberdar olmadığını, davacının haksız el atmadan kaynaklanan davadan davalının "Hüseyin amca senin arsayı 3 milyona iyi paraya belediyeye sattım haberin olsun." beyanı üzerine ilk defa haberdar olması ile bilgisi dışında açılan dava ve icra takiplerini öğrenmesi sonucu azledildiğini, sözleşme imzalandığı sırada el atma olmadığını, sonradan ortaya çıkacak durum için önceden sözleşme yapılamayacağını, davalının hukuki bilgisi olmadığını, imzalanan sözleşmenin de geçersiz olduğunu, ayrıca davaya dayanak dosyanın kesinleşmediğini savunarak; davanın reddine, davalı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın açıldığı Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararıyla; Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı avukatın derdestlik hususunu bilmediğini dile getiremeyeceği, azlin haklı olduğu, 28.11.2019 tarihinde yatırılan 61.153,33 TL ıslah harcının davacı avukat tarafından yatırıldığı, bu hususun aksine yönelik davalı tarafça cevap dilekçesinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı, bu nedenle takibin yalnızca ıslah harcı alacağı yönünden devam etmesi gerektiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin 61.801,72 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli kararıyla; mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafından açılan ve davalı tarafından azil nedeni olduğu savunulan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmasına göre kararın yerinde yolduğu, kısmen kabul kararına konu alacak likit ve muayyen olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalı tüketici olduğundan peşin ve başvuru harçlarının davacıya iadesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak icra inkar tazminatı ve harç yönünden hüküm düzültilmek suretiyle yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile takibin 61.801,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA
1.Dairenin 13.06.2023 tarihli ilamıyla; somut uyuşmazlıkta davalının, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığı, davaya bakma hususunda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulmak ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi Kararı usulden bozulmuştur.
2.Görevli mahkemenin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının İdare Mahkemesinde devam eden dava olmasına rağmen Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı avukatın derdestlik hususunu bilmediğini dile getirmesinin mümkün olmadığı, azlin haklı olduğu, dava dosyasına 28.11.2019 tarihinde yatırılan 61.153,33 TL ıslah harcının davacı avukat tarafından yatırıldığı, bu hususun aksine yönelik davalı tarafça cevap dilekçesinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı, takibin yalnızca ıslah harcı alacağı yönünden devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 61.801,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın (61.801,72) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin ise reddine ve kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davalı tarafından azilnamede azil nedeni gösterilmediğini, mahkemece kısmen red kararına gerekçe yapılan "derdestlik" itirazının azil nedeni olarak gösterilmemesi karşısında yerel mahkemece davalının savunmasında bulunmayan nedenin azil nedeni olarak kabul edilemeyeceğini, aksi halde dahi davalardan biri devam edeceğinden davalının haklarının ihlal edilmeyeceğini ve vekilde kusur bulunamayacağını, azlin haksız olduğunu, hukuki el atma nedeniyle idari yargıda dava açıldığını, devam eden süreçte dava konusu taşınmaza fiilen el atılması sonrasında adli yargıda fiili el atma nedeniyle dava açıldığını, bu davalarla ilgili olarak içtihat değişiklikleri fazla olduğundan davalı hak sahibinin mağdur olmaması amacıyla her iki yargı kolunda davalara devam edildiğini, davalının vekalet ücreti ödememek amacıyla derdestlik nedeniyle ret kararı verilen ve ücret alacağına dayanak yapılan mahkeme ilamını kötüniyetli olarak istinaf etmeksizin kesinleştirdiğini oysa derdestlik hususunun ortadan kalktığını, azil tarihi itibariyle vekalet ücreti alacaklarının muaccel hale geldiğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, vekalet cüret sözleşmesinin taşınmazla ilgili tüm davaları kapsadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili; takibin devamına karar verilen tutarın icra dosyasına ödenmesi nedeniyle bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taşınmaz kaydından davalı olduğuna dair şerhin kaldırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hesaplanmasında hata yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) "Talimata uygun ifa" başlıklı 505. maddesi "Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilir.
Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz." hükmünü, "Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme" başlığı altında düzenlenen 506. maddesi ise "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmünü içerir.
Somut olayda davacı, 17.10.2011 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil olarak yetkilendirmiş, taraflar arasında 02.11.2011 tarihli Avukat Ücret Sözleşmesi imzalanmıştır. Avukatlık Ücret Sözleşmesinde iş mahiyeti, "...3255 ada,120 parsel sayılı taşımazla ilgili olarak açılacak dava." olarak tanımlanmıştır. Davalı, davacı vekil tarafından bilgisi dışında ve talimatı olmaksızın dava açıldığını ve davacının bu nedenle haklı olarak azledildiğini belirtmiştir. Ücret sözleşmesinde işin mahiyetinin tek dava olarak belirtildiği ve vekaletnamenin 2011 yılında verildiği gözetildiğinde somut olaya özgü olmak üzere ücret sözleşmesinde tek davadan bahsedilmesine ve vekaletname verilmesinin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen davacı adına taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız elatmadan kaynaklı tazminat davası açılması hayatın olağan akışına aykırı olmakla azlin haklı olduğu anlaşıldığından bu gerekçe ile vekalet ücreti alacağına ilişkin itirazın iptali isteminin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece belirtilen gerekçe ile sadece davacı avukatın derdestlik hususunu bilmediğine ilişkin değerlendirme ile azlin haklı olduğuna karar verilmesi doğru olmayıp, bu hususda gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yukarıdaki bentlerde açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının, gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve hüküm fıkrasının (12) numaralı bendinde yer alan "17.900,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "121.942,04 TL" rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!