Anahtar kelimeler: Davaalacak Davadavacı İşinden Kaybolması Taşıma İşletilecek Ürünlerin Faiziyle Taraftan Neticesinde

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan taşıma işinden kaynaklı olarak davacı tarafından gönderilen ürünlerin kaybolması sebebiyle 9.562,74 TL'nin davalı taraftan teslim tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştirCEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya, █████/2020 tarihinde teslim edilen malların davalı şubesinde kaybolduğu çekişmesizdir.Uyuşmazlık; davalının bu kayıptan sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise ne miktarda olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı ile kendisine mal gönderilen şirketin benzer faaliyet alanlarında bulunması, taraflar arasındaki yazışmalar, kargo teslim tarihi ile aynı tarihli fatura içeriği dikkate alındığında davacının dosya içerisinde yer alan █████/2020 tarih ve 9.562,74 TL tutarlı fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanması gerektiğini savunmuş ise de; taşınanın davalının şubesinde kaybolduğu ve davalının taşınanın ne şekilde kaybolduğuna dair izahat getiremediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.Ayrıca davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanmasının yanında davalının eylemi haksız fiile de vücut verdiğinden temerrütün teslim tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından, Davanın Kabulü ile; 9.562,74-TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı, her ne kadar dilekçesinde davalı şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, davalı şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun davalı şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de mezkur taşımaya ilişkin olarak davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı üzerine düşen teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve yerel mahkeme tarafından işbu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, davacı, dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu faturayı kargoyu teslim ederken sunmadığını ve içeriğinin iddia edilen elektronik alet olduğunu bildirmediğini, içerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecekken bu hususun gereğinin yapılması, salt sigorta için ek ücret ödemekten imtina etmek adına adeta taşıyandan gizlenmek suretiyle engellendiğini, davalı şirket tarafından hiçbir şekilde ihlal edilmiş bir gizliliğin bulunmadığını, davalı şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğinin açık olduğunu, taşınan kargonun içeriği ve değeri gönderen tarafından tam ve doğru olarak beyan edilmediğini ve hatta davalı şirkete bu konuda herhangi bir açıklama yapılmamış olduğundan taşıma senedinde emtianın içerik ve değerine ilişkin davacının iddia ettiği gibi içerik kapağı bilgileri belirtilmediğini, göndericinin davalı şirket aracılığı ile gönderdiği ürünler içeriğe uygun olarak paketlenmediğini ve gönderilen ürünlerin içeriğinin doğru olarak bildirilmediğini, davacı dava dilekçesinde kargo içeriklerinin elektronik alet olduğunu beyan ve iddia etmekte ise de bu iddialarını ispatlamamış olup kargo içeriği ve değeri iddiasının ispata muhtaç olduğunun açıkça ortada olduğunu, ilgili taşımaya ilişkin herhangi bir fatura ve benzeri evrak da sunulmadığını ve dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, davacı paket içeriğini kanıtlayamadığından tazminat isteminin yersizliğinin ortada olduğunu, sevk esnasında ürün içeriğini, ürün kıymet değerini gösterir bir bilginin sevkiyat esnasında yazılı olarak sunulmamış olduğunu ve ayrıca özel sigorta da yaptırılmamış olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafından tazmini talep edilen 11.05.2020 tarihli ... fatura no'lu 9.562,74 TL bedelli faturanın sevkiyat günü ile aynı tarihte düzenlenmiş olduğunu ve sevk tarihiyle örtüşmüş olduğu görülse de bu fatura içeriğinin, ilgili sevkiyat içeriği olduğunun da kanıtını gösterir bir sevk belgesinin dosya kapsamına sunulmadığını, yerel mahkemenin tüm bu hususları göz ardı ederek davalı şirket aleyhine kısmi tazminata hükmetmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkta, bedel tazminini gerektiren koşulların gerçekleşmediğini ve bu sebeple davacının tazminat talebinin haksız olduğunu, davalının mezkûr taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmadığından davalının tazmin mükellefiyeti de bulunmadığını, dava konusu olayda tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından haksız bir şekilde tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda taşınan kargoya ilişkin davalı şirketin kusurunun ispat edilemediğini, cevap dilekçesinde ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarında beyanları üzere davalı şirket hakkında kısmi tazminat sorumluluğunun doğmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve taşıyıcının sorumluluğunun olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davalı şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK m.882 hükmüne uygun olarak gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğinin ortada olduğunu, TTK açık hükmü uyarınca davalı şirketin sorumluluk üst sınırı hesaplandığında davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu bedelin fahiş olduğunu, yerel mahkemece yapılan eksik inceleme neticesinde davalı şirket aleyhinde hüküm tesis edildiğini ve bu sebeple verilen karar esas yönünden de yasaya aykırı olup düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeden kaybolması nedeni ile uğranılan zararın tazmini davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmeden kaybolduğu iddia olunan üründen dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı noktasındadır.Davacı tarafça, söz konusu kargo alıcı.... A.Ş.'ye teslim edilmek üzere 11.05.2020 tarihinde davalıya teslim edilmiş, 31.05.2021 tarihinde ''... Şubede indirilmiş olup şube içinde kayıptır'' kayıp kaydı düşülmüştür.Davacı tarafça, kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacının gönderilerinin, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmediği ihtilaf konusu değildir. Buna göre kargoya konu emtianın taşıyıcı sorumluluğunda iken ziyana uğradığının kabulü gerekir.Davalı taraf her ne kadar cevap ve istinaf dilekçesinde davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini beyan etmiş ise de, kargonun alıcısına teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Ayrıca davalı şirket tarafından 31.05.2021 tarihli kayıt ile kargo kayıp statüsüne alınmıştır.Davacı tarafından, .... A.Ş.'ye ürün satılmış ve bunu ilişkin olarak ... nolu, 9.562,74 TL bedelli fatura tanzim edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca da, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır. █████/2015 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan... Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevşik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının dava dışı .... A.Ş.'ye kestiği ... nolu irsaliyeli fatura içeriğiyle aynı olduğu anlaşılmaktadır.TTK'nın 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak hiç bir gerekçe gösterilmemesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlüdür.Malın gerçek değerinin TTK'nın 880/3. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır.Yani, emtia davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verilmiştir. Bu durumda, alıcıya kesilen fatura değerinin davacının zararı olarak kabulü gerekir. Davalının taşıma bedelinin ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmadığından fatura bedelinden taşıma maliyetinin düşürülmesine de gerek bulunmadığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davaLı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-DavaLı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 165,00 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 732,00 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 567,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026