Anahtar kelimeler: Davaistirdat Fuarına Davadavacı Fuar Mahsuben Satımdan Şubat Vade Katılımcı Katılım

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09-13 Şubat 2021 tarihlerinde yapılacak "..."..., .., ... fuarına katılımcı olmak için 02.09.2020 tarihinde fuar katılım sözleşmesi imzalandığı, karşılığında 24.711,95 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu bedele mahsuben 02.09.2020 düzenleme tarihli, 15.12.2020 vade tarihli, 24.711,95 TL bedelli senet düzenlenerek davalı şirkete verildiği, ancak pandemi koşulları sebebiyle fuarın iptal edildiği, davalı kurum tarafından senet için icra takibi başlatıldığı, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası apsamında 30.700,00 TL'nin icra baskısı altında ödendiği, ödemenin yapıldığı 08.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile birlikte İİK 72/7. maddesi gereğince ödenen miktarın istirdadını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," Dava; İstanbul 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında cebri icra baskısı altında ödendiği iddia edilen 30.700,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ilişkin davacı talebine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilmiş 09-13 Şubat 2021 ... Fuarı Katılımcı Sözleşmesine göre fuar stant alanı, KDV ve damga vergisi bedeli olarak toplam 24.711,95 TL bedel belirlendiği ve bu bedele ilişkin davacı tarafından davalıya verilen aynı tutarlı bononun Covid 19 salgınına ilişkin tedbirler kapsamında fuarın iptal edilmesine rağmen davalı tarafından icra takip konusu yapılarak davacıdan 08.04.2021 tarihinde 30.700,00 TL olarak tahsil edildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.Davacı fuarın gerçekleşmemesi nedeniyle bedelin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ise Covid 19 salgını ile mücadeleye ilişkin tedbirler kapsamında ulusal ve uluslar arası ölçekte fuar ve benzeri organizasyonların kamu ve ilgili otoritelerce iptali nedeniyle fuarın 09-13 Şubat 2021 tarihinde yapılamadığını ve 08-12 Eylül 2021 tarihine ertelendiği davacının ise bildirime ve kendisine stant yer tahsisine rağmen bu fuara katılmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. Sözleşme ile belirlenen 09-13 Şubat tarihleri arasında yapılması planlanan fuarın iptali sonrası, 08-12 Eylül 2021 tarihine ertelendiği davacı tarafından iddia edilmiş ise da bu hususta davalı tarafından davalıya bilgilendirme ve davet bildiriminde bulunulduğuna dair her hangi bir delil dosyada mevcut değildir. İlk fuar tarihi her ne kadar davalının sorumlu tutulamayacağı salgın sebebiyle iptal edilmiş ise de, aynı yeni fuarın tarihini, yerini ve varsa değişen katılım şartlarını fuara katılım daveti ile birlikte makul süre öncesinde davalı tarafından davacıya yazılı olarak bildirilmediğinden ve kusurludur. Bu nedenle ilk fuar tarihi iptal edilmesinden sonra, yeni fuar tarihine ilişkin davacıya bilgilendirme ve davet gerçekleşmeden ilk fuar katılımı için davacı tarafından davalıya teslim edilmiş bulunan bononun davalı tarafından takip konusu yapılarak tahsil edilmesi, karşılıklı yükümlülükler içeren sözleşmede kendi edilimini yerine getirmeden tek taraflı ifa niteliğinde haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın kabulü ile davacıdan tahsil edilmiş bulunan 30.700,00 TL' nin dava tarihinden itibaren (öncesinde davalı öncesinde temerrüte düşürülmediğinden) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştirBu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, davalı şirket de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiralanmakta olduğunu, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirildiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yapıldığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, ayrıca ticaret bakanlığı, tobb, belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, söz konusu fuarın covid-19 kaynaklı nedenlerle yapılamaması davalı ... de telafisi oldukça zor zararlara uğrattığını, fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan davalı şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edip davalı şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, fuarın 08-12 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini ancak davacı taraf sözleşmeyle bağlı olduğu ve hiçbir şekilde fesih iradesini ortaya koymadığı halde fuar katılımı için davalı şirkete ödemiş olduğu tutarın iadesini talep etmesinin söz konusu olmayacağını, davalı şirketin, fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunmadığını, fuar tarihinin değiştirilmesi katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, davalı şirket, sektörden gelen talepler, organizasyon gerekleri yahut hiçbir sebep göstermeksizin fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğunu, bu duruma katılımcının itiraz etme hakkı olmadığı gibi bu durum bir fesih sebebi de olamayacağını, bu sebeple davalı şirketin, Fuar Katılım Sözleşmesini feshetme ve yapmış olduğu ödemeleri talep hakkı bulunmadığını, davalı şirket katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamaları yaptığını, personelini çalıştırdığını, maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını ve devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında verilen hukuka aykırı karar ile davalı şirket iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni fuar ertelendiğini, taraflar arasından menfaatler dengesi dikkate alınmalı ve ahde vefa ilkesi göz önünde bulundurulması gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından, fuarın ertelendiği tarihin davacı şirkete bildirilmediği şeklinde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, yargılamanın adil yargılanma hakkı çerçevesinde hukuki güvenlik ilkesi, sürpriz karar yasağı ilkeleri gereğince söz konusu hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, fuar katılım sözleşmesinin feshinden kaynaklı yapılan ödemenin faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının fuarın ertelenmesi nedeniyle ödediği katılım ücretini talep edip edemeyeceği, davalıya ödenen tutarın istirdadının gerekip gerekmediği noktalarındadır.Davacı ile davalı arasında 09-13 Şubat 2021 tarihlerinde yapılacak ... fuarına katılım amacıyla Katılımcı Sözleşmesi imzalanmış, sözleşme bedelinin 24.722,95 TL olarak kararlaştırılarak, davacı tarafından fuar katılım bedeline karşılık davalıya 02.09.2020 düzenleme, 15.12.2020 vade tarihli 24.711,95 TL bedelli senet verilmiştir. Covid 19 salgını tedbirleri nedeniyle söz konusu fuar 8-12 Eylül 2021 tarihlerine ertelenmiştir.Davalı tarafından davacıya karşı İstanbul 4. İcra Dairesi .... Sayılı dosyasında, ''24.711,95 TL Miktarlı █████/2020 Tanzim Tarihli,█████/2020 Vade Tarihli Senet'' nedenine dayalı olarak toplam 26.140,76 TL için 22.03.2021 tarihinde Kambiyo senetlerine özgü haciz yapılmış, davacı tarafından 08.04.2021 tarihinde davalıya İstanbul 4. İcra Dairesi .... Haciz tehdidi nedeniyle ödenmiştir açıklaması ile 30.700,00 TL ödenmiştir.Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Dava konusu sözleşmenin 2 maddesinde; "Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda düzenleyicinin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir..." hükmü yer almaktadır.Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş, ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa da, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, davacı, söz konusu fuarın ertelenmediğini, iptal edildiğini, tarafına erteleme ve yeni fuar tarihinin bildirilmediğini iddia etmişse de, iddialarına dair somut bir delil sunmamış, 22-26 Haziran 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek ... fuarının stant satışlarının başladığı ve 22-26 Haziran 2021 'de yapılması planlanan fuarın 8-12 Eylül 'e ertelendiğinin davalının internet sitesinde ilan edildiğini beyan ettiğinden tarihden haberi olduğu anlaşılmıştır. Karşılıklı akitlerde, alacaklı taraf imkansızlaşmayan edayı kabul etmek zorunda değildir. Ancak somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir.Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmayacağından,Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 22.12.2025 tarihli █████████E., █████████ K. Sayılı ilamı) HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 524,28 TL peşin harcın mahsubuyla kalan 207,72 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 30.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 52,00 TL olmak üzere toplam 272,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026