Anahtar kelimeler: Kabulgöndermehmk Tcankara İlişkiden Davalıborçlu Esaskarar Yazim Eser Ankara Neticesinde Karara

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: 2025/7-████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
DOSYA NO
: 2025/7 Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas-███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili ; Davalı/borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmadığını bu cari ilişki kapsamında müvekkili şirketi, davalı şirkete 14.08.2017 yılında karşılıklı imzalanan iş sözleşmesi ve kesilen faturalar neticesinde borç oluştuğunu, bu borcun 177.082,50 TL kadarı davalı taraf tarafından ödenmediği iddia edildiği, işbu davada, müvekkili şirkete ait cari hesap ekstrelerine ve ticari defterlere bakıldığında, sözleşme ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında, davalı tarafın davacı şirkete takip konusu tutarda borcunun bulunduğu hususunun sabitlik kazanacağı iddiasında olduğunu, icra takibine yaptıkları itirazda davacı tarafa hiçbir borçlarının bulunmadığını belirtmeleri ve bu sebeple icra takibine itiraz etmelerini açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu ve itirazın bu alacağın tahsilini geciktirme amacıyla yapıldığını iddia edildiği belirtilen bu nedenlerle icra takip alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketi ... Ges Enerji Üretim Limited Şirketi, unvanından da anlaşılacağı üzere özellikle güneş enerji sistemleri (GES) alanında yatırım yapma maksadı ile 2015 yılında kurulmuş bir şirket olduğun davacı firma ise güneş enerjisi ile çalışan santraller kurmakta uzman olduğunu iddia eden, kendi santrallerini de kuran piyasada bu şekilde bilinirliği olan bir şirket olduğunu, bu iki şirket arasında bir iş sözleşmesi imzalandığını ancak davacı şirket imzalanan sözleşmede yükümlendiği edimlerini ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacı tarafın sözleşme gereği yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle davalı şirket yetkilileri, yatırımlarının zarar görmemesi ve alınması gereken geçici kabullerin süresinde alınabilmesi için kendi emek ve mesaileri ile birlikte bir takım harici harcamalar yapıldığını, bunun yanında sözleşme bedelinin %5'lik kısmı davalı şirketin projenin tamamen bittiğinin kabulünden sonra nakit olarak ödeneceğini vadettiğini, davalı şirket tarafından “Alıcı Kabulü” yapılmadığını, davacı şirket sunulan onaylı projeden farklı olarak çalışma yapmış ve buna istinaden yeni bir onaylı proje alındığını, ancak proje değişikliği nedeni davalı lehine yapılacak olan maliyet hesaplamaları yapılmamış olup davalı tarafın mağdur edildiğini davacı tarafça verilen hizmet kapsamında davalı devamlılık arz eden problemler yaşandığını, bu problemler nezdinde davacı taraftan garanti kapsamında destek alamadığını, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşme anlamında sorumluluğunu yerine getirmediği ortada olduğunu, bununla birlikte davacının işbu tutumu nedeni ile müvekkili maddi olarak da ayrıca zarar uğratıldığını bu nedenle edimlerini eksiksiz olarak ifa etmeyen davacının sözleşme bedelinin eksiksiz talep etmesi mümkün değildiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sözleşme bedeli talep edebileceğinin düşünülmesi halinde sözleşmenin davacı tarafça gereği gibi ve süresinde ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının bu bedelden mahsup edilmesini talep edildiğini davacının yükümlendiği edimlerini sözleşme gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle meydana gelen zararları açısından takas-mahsup talebi olduğunu, davacının icra-inkâr tazminat talebinin, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte alacak talebi likit ve belirlenebilir olmadığından reddinin istendiğini yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davacı tarafa karşı ikame edilecek bütün dava ve talep haklarını saklı kalmak kaydı ile davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi talep edildiğini yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haklı itirazlarının kabulünü, Ankara 12.İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile takibinin devamını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; █████/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " ticari defterler üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalı ile davacının işin yapılabilmesi için 1.100.000,00 ($) + 15.000,00($) (KDV) =1.115.000,00 ($) anlaşarak sözleşme imzaladıklarını, bu süre içerisinde davalının, davacıya 1.080.000,00 ($) ödemiş olup geri kalan borcunun 35.000,00($) olduğunu, bunun da Türk Lirası karşılığının 132.016,50 TL + 5.000,04=137.016,54 TLlık alacak bakiyesinin bulunduğununun, davacının defter kayıtlarından tespit edildiğini, davalıya ait defter ve belgeler olmadığı için incelenemediğini, bu konudaki takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının defter ve belgeleri incelendiğinde davacının, davalı taraftan 35.000,00 ($) karşılığı 137.016,50 TL defter kayıtlarında alacağının mevcut olduğunu, şayet mahkememiz, davacı şirket alacaklarının aşağıda detaylı olarak hesaplamasını yapmış oldukları ve tesisin geç tesliminden, ayıplı olmasından ve tesis projesinin tadilinden kaynaklı davacı şirket alacaklarının takas işlemine tabi tutulması gerektiği kanaatinde ise davacı alacağının işbu raporun düzenlendiği █████/2022 tarihine kadar faiz hesaplaması yapıldığını, temerrüt faizinin ticari işlerde 15,75 olarak uygulandığını, 137.016,50 TL ana para ve 71.393,90 TL faiz olmak üzere toplam 208.409,90 TL davacının davalıdan alacağının hesaplandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4. maddesi uyarınca; "Sözleşme bedelinin %5 'i ALICI kabulüne müteakip nakit olarak ödenecektir. (Proje finansmanı ile bankadan ödenecektir)". Bu itibarla, sözleşme bedelinin %5'i oranındaki miktarın vade tarihinin alıcı kabulünde gerçekleşeceğinin anlaşıldığını, dosya kapsamında alıcı kabulünün yapıldığına dair bir belge tespit edilemediğini, bununla birlikte, alıcı kabulünün yapılması işleminin herhangi bir şekle tabi olmadığı gibi açık veya örtülü olarak da yapılmasının olanaklı olduğunu, uyuşmazlık konusu güneş enerji santralinin davalı tarafça 2018 yılından beridir kullanıldığı, dağıtıcı firmaya elektrik satışı yaptığının dosya kapsamında açık olduğunu, dolayısıyla burada örtülü kabulün varlığının kabul edilmesi gerektiğini nitekim doktrinde de eser sözleşmesinde bedelden indirim imkanlarının kullanıldığı durumda, borcun ifa edilmediği definin ileri sürülemeyeceğinin kabul edildiğini, Cüneyt Pekmez, Borcun İfa Edilmediği Defi (Ödemezlik Defi), 2.baskı, İstanbul 2021, s. 277 vd.) nitelik itibariyle davacının, sözleşme konusu eserdeki birtakım eksiklik ve kusurlara yani ayıplara dayalı olarak bedelde indirim talep ettiğini dolayısıyla bu takdirde borcun ifa edilmediği definin ileri sürülemeyeceği ve davacının alacağının muaccel hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacının söz konusu alacak miktarının varlığı sabit olmakla birlikte, raporun “Analiz, Tespit ve Değerlendirmeler” kısmında kalem kalem detaylı olarak açıklandığı üzere, dava konusu güneş enerji sisteminin geç tesliminden ve imal sürecindeki birtakım eksikliklerden dolayı davalı tarafın zarara uğradığının tespit edildiğini aynı şekilde, tarafların aralarında anlaşarak, aralarındaki sözleşmeye uygun olarak hazırladıkları ilk projeyi tadil edip yeni bir projeye göre güneş enerji sistemini imal ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6 maddesi uyarınca; “Sözleşmeye konu yapım işinin fiyatlamasında esas alınan metrajlar ve birimler ALICI tarafından SATICI'ya sunulan onaylı projelere göre tespit ve hesap edilmiş olup proje revizyonları tamamlandıktan sonra oluşacak metraj ve ürün değişiklikleri fiyata yansıtılacaktır” ibaresi bulunduğunu, hal böyle olunca söz konusu maliyet farklıklarının sözleşme kapsamında taraflara yansıtılması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, bu itibarla, davalının talepte bulunabileceği miktarların özet olarak şu şekilde olduğunu, -Tesisin 45 gün gecikmeli kabulünün yapılması ve işletmeye başlaması dolayısıyla:19.127,14 USD -Eksik Güneş paneli kurulması ile ilgili fiyat farkı:6.987,81 TL + 2.423,52 USD -Tesis içerisinde taraflar arasında kabul edilen ilk projeden farklı kablo kullanımından dolayı fiyat farkı:78.787,50 TL. | -Kompanzasyon eksiklik ve arızasından kaynaklı zararlar:8.894,82 TL. -Üçüncü şahıslardan hizmet alımı:12.000,00TL.-2018 yılı içerisinde tesisteki ayıplardan kaynaklı üretim kaybını: 16.962,288USD -3. şahıslardan hizmet alımı dışındaki bütün imalatlar 2017 yılı birim fiyatları ile hesaplanmış olup imalatların hiçbirine KDV'nin dahil olmadığını, toplam alacak miktarının döviz cinsinden alacaklar : 19.127,14 USD +2.423,52 USD +16.962,288 USD =38.512,948 USD TL cinsinden alacaklar; 6.987,16 TL+ 78.787,50 TL+8.894,82 TL+12.000,00 TL =106.670,13 TL yapılan bu hesaba panolar ve nakil hattındaki olası fiyat farklarının yansıtılmadığını, zira ilgili kısımda detaylı olarak izah edildiği üzere gerekli tespitlerin yapılamadığını, mahkememizin takdirine bağlı olarak gerekli tespitlerin yapılması durumunda, fiyat farkı ortaya çıkar ise gerekli ekleme/çıkarma yapılabileceğini, panolar ve nakil hattındaki değişiklik olup olmadığı ve bunlar ile ilgili olarak tespit ve hesaplamaların yapılması hususunda dosyaya gerekli bilgi ve belgelerin sunulması veya mahkememiz tarafından keşif kararı veya verilmesi durumunda gerekli incelemeler ve tespitler yapılabileceğini, şayet mahkememizin söz konusu tespit işlemlerinin yerinde inceleme yetkisi kapsamında değerlendirmekte ise de gerekli incelemeleri yapmak üzere keşif olmaksızın yerinde inceleme yapabileceklerini, diğer taraftan ... markalarının bulundukları ilde bayileri olmadığı için 2017 yılına ait fiyat tespiti de yapılamadığını, bu çerçevede ancak ilgili firmalardan 2017 yılı güneş enerji sistemi Box ve pano fiyatları sorularak öğrenildiği takdirde hesaplama yapılabileceğini, panolar ve nakil hattındaki değişiklik olup olmadığı ve bunlar ile ilgili olarak tespit ve hesaplamaların yapılması hususunda dosyaya gerekli bilgi ve belgelerin sunulması veya mahkememiz tarafından keşif kararı veya verilmesi durumunda gerekli incelemeler ve tespitlerin yapılabileceğini, konunun doktrinde tartışmalı olması yeknesak bir Yargıtay uygulaması tespit edilememesi , davalı şirket alacaklarının farklı tarihlerde doğması ve bu doğduğu tarihlerin geniş bir aralığa yayılması neticesinde ilgili tarihlerde kurun çok dalgalı seyretmesi gerekçeleriyle, davacının alacağının da döviz cinsinden olduğu göz önünde bulundurularak, aynı cinsten alacakların takasının en uygun çözüm olacağı sonucuna varılarak hesabın bu şekilde yapıldığını, davacı tarafın ticari defterlerine dayandırdığı alacağı 35.000,00 USD olup davalı tarafın sözleşme kapsamında 38.512,948 USD+106.670,13 TL alacağını takas olarak ileri sürdüğünü, bu takas neticesinde davacı şirketin bakiye alacağının kalmayacağı, davalı şirketin ise 3.512,948 USD-106.670,13 TL bakiye alacağının oluştuğu sunucuna varıldığını, söz konusu bakiye alacaktan doğan döviz cinsi borcun hangi tarihteki kur üzerinden hesaplanması gerektiği hususunun mahkememizin takdirde olduğunu, mahkememiz kararı doğrultusunda gerekli hesaplamaların yapılabileceğini, diğer taraftan hesaplanan bakiye alacağın panolar ve nakil hattındaki değişikliklerden kaynaklı maliyet farkı hariç olduğunu"
█████/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "taraflarına verilen iş görev emri gereği taraf iddialarını incelemek suretiyle dosyanın tekrar değerlendirildiğini, bununla birlikte, yukarıda açıkladıkları sebeplerle kök raporlarındaki tespitlerden ayrı bir tespitlerinin olmadığını, savundukları görüşlerden ayrılmadıklarını, nihai takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğunu" belirttikleri, bu içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan █████/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile █████/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporları dikkate alındığında, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları ile alacaklarının sabit olduğunu, hükme esas alınan raporda takasın uygulanmasının mahkemenin takdirine bırakıldığını, mahkemece bu konuda met bir karar verilmediğini, işin kabulünün yapıldığını, artık takas definin kullanılamayacağını, işin fiili tesliminin yeterli olduğunu, dava dışı EDAŞ ile geçici kabul tutanağı imzalandığını, davalının itiraz kaydı olmadan ifayı kabul ettiğini, üretim kaybı olmadığını, projedeki değişikliklerin davalının bilgisi ve onayıyla yapıldığını, alacaklarının sabit olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının 1.008.308,00 TL alacak talep ettiğini, ıslah harcının yatırıldığını, bu dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinde kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar).
Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569).
2- Sözleşmenin tarafları aynı sözleşmeden doğan alacaklarını açılan davada mahsup itirazı olarak ileri sürebilecekleri gibi ayrı dava yoluyla da isteyebilirler.
Somut olayda davalı taraf aynı sözleşmeden kaynaklı alacak iddiasında bulunmuş ve ayrı bir dava açmamış olup bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekirken talebin takas olarak değerlendirilip sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
3- O halde Mahkemece yapılacak işlem, bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sözleşme kapsamında yapılacak işlerde ispatlanan eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamlanma oranının fiziki oran yöntemiyle bulunması, bulunan oranın sözleşme bedeline uygulanması ile imalat bedelinin hesaplanması, kanıtlanan ödemelerin düşülmesi; bakiye alacak bulunması halinde davalının mahsup itirazının esasına girilmesi, bu şekilde sonuca gidilmesi, kabule göre de tam ıslahla harcı tamamlananan dava değeri üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması ile karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas-███████ Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Üye
✍e-imzalıdır
Katip
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!