Anahtar kelimeler: Çatı Kaplamalarının İşine İşinin Alışveriş İnşaatı Yazim Eser Merkezi Vaki

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili; taraflar arasında ... Alışveriş Merkezi inşaatı işinin çatı kaplamalarının yapılması işine ilişkin █████/2014 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından bildirilen █████/2015 tarihli revize edilmiş geçici kabul tutanağındaki eksik işler listesinde davacının yüklendiği iş kapsamında bulunan eksiklerin giderildiğini ve davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan kesin hak edişe dayalı ödemeye esas kapak hesabının düzenlendiğini ancak davalının, davacının yükleniminde olmayan işlerden kaynaklı olarak davacının hak edişinden nefaset kesintisi yaptığını ancak davacının bu nefaset kesintisini kabul etmediğini, ihtarlarına rağmen bakiye alacakları 73.182,01 TL'nin ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasında başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki █████/2014 tarihli sözleşme gereğince davacının üstlendiği edimi sözleşmeye uygun yerine getirmediğini, asıl işveren dava dışı şirket tarafından düzenlenen geçici kabul sertifikasında davacının yükleniminde bulunan işlerden kaynaklanan eksik ve kusurlar için 15.000 Euro nefaset bedeli belirlendiğini, belirlenen eksik ve kusurlu işin davacının iddiasının aksine davacının yüklendiği iş kapsamında olduğunu, davacının nesafet bedelinden sorumlu olduğunu, asıl işveren tarafından işin kesin kabulünün yapılmadığını, davacıya borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece 14.09.2020 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 02.11.2022 tarih ve ████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamına göre; iddia, savunma, toplanan deliller, BAM kaldırma kararı ,mahkememizce aldırılan son tarihli benimsenen bilirkişi heyeti raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ... Alışveriş Merkezi inşaatı işinin çatı kaplamalarının yapılması işine ilişkin █████/2014 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça davacının bakiye hakediş alacağından eksik ve kusurlu iş nedeniyle kestiği 15.000 Euro nefaset bedeli ile teminat kesintisinden kaynaklandığı, davalının savunmasına dayanak nefaset bedelinin b bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işler arasında yer almayan bir işe ilişkin eksik ve kusurdan kaynaklandığı, keşif tarihi olan █████/2024 tarihinde yerinde yapılan inceleme ile davalı tarafça ... AVM çatı katında bulunan ve sinema salonu üstü olarak tarif edilen bölüm, dairesel çatı ve kenetli alüminyum çatıların bulunduğu (tonoz üstü) imalatların incelendiği, keşif tarihinde davaya konu çatı imalatlarının tamiratlarının yapılmış olmasından dolayı (Geçici kabul tarihi: 27.10.2016, dava tarihinin 20.07.2017 ve keşif tarihinin de 10.04.2024 olduğu dikkate alındığında) keşif tarihi itibari ile gözle görülür herhangi bir eksik ve kusurlu imalata rastlanmadığı, mahallinde keşif yapılmak suretiyle ayrıca dava dosyasına sunulmuş evrakların incelenmesi ile davalının dava dışı iş sahibi ile yaptığı geçici kabulde nefaset kesintisi gerektirdiğini belirttiği imalâtların sözleşme kapsamında olmadığı ,özellikle hem Bam kararı öncesi hem de Bam kararı sonrası aldırılan raporda açıkça davacı ve davalı arasında imzalanmış sözleşme ve ekleri olan birim fiyat tarifi ve teknik şartname açıklamaları incelenmiş olup; dava konusu kenet çatı olan sözleşmenin İşin Bedeli başlıklı 4.b maddesinin (RO7b kenetli alüminyum kaplama çatı (tonoz üstü)) birim fiyat tarifi açıklaması ve teknik şartnamesinin içeriğinin incelenmesi sonucu davaya konu skplightların izolasyonunun yapılması ile ilgili herhangi bir maddeye rastlanılmadığı,Sözleşmenin 3-20 maddesinde, “İş süresince gereği olarak beton kırma, beton kesme, beton delme, tuğla kırma vs gibi işlerin kontrol teşkilatının verdiği izin çerçevesinde taşeron tarafından yapılacağı, kırım esnasında çevreye ve binaya verilen zararların taşeron tarafından karşılanacağı, aksi takdirde tamirat ve tadilat işlerinin taşeron adına yaptırılarak hak edişinden ayrıca inşaatta hiçbir şekilde beton kırmanın yapılamayacağı, tüm geçişler ve delik işlemlerinin karot makinesi ile yapılacaktır” denildiği ve yine birim fiyat tarifi açıklamasının altında not kısmının 2. maddesinde “Çatıda herhangi bir sebepten ötürü (Özellikle tesisat boşlukları, çatı fanları, ışıklık v.s. gibi) çatıyı kesmek gerektiğinde, yüklenici bu tür işler olarak yapacaktır.” denildiği görülerek çatıda yapılacak ışıklıktan ötürü çatıyı kesme, delme gibi işleminin davacı tarafa yüklendiği ancak bu ışıklığın izolasyonunun yapılacağı ile ilgili herhangi maddeye rastlanmadığı, bu sebeple davalı yanın uygulamalı keşif talebi yerinde görülmediği, yine bilirkişi raporunda davacı imalatları nedeni ile asıl iş sahibi ... Yatırım İnş. ve Tic.AŞ tarafından uygulanan nefaset sonucu kesilen 50.842,49 TL fatura ,davacı yana █████/2017 tarihinde gönderilmiş ise de, davacı yanca bu fatura █████/2017 tarihinde yasal itiraz süresi içinde davalı tarafa iade ederek de kayıtlarına işlemediği, bu sebeplerle davalının nefaset bedeli kesintisi talebinde sözleşme hükümlerine göre talep edemeyeceği, her ne kadar sözleşmede davacının hakedişlerin kesinlen teminat tutarının bir kısmın işin kesin kabulünden sonra iade edileceğinin düzenlendiği ve dava konusu işin kesin kabulüne dair bir belge dosyaya sunulmamışsa da, davalının da inkarında olmayan ve yine davalı yan tarafından onaylanan █████/2015 tarihli kesin hakediş kapsamında düzenlenen █████/2015 tarihli, 394444 nolu davacı yanca hazırlanan '... Avm İnşaatına Ait Kesin Hakediş Bedeli' adı altında kesilen faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında yer alması karşında taraflar arasındaki işe dair kesin kabulün yapıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle davalının davacının bakiye hak edişinden teminat kesintisi yaparak iade etmemesinin de yerinde olmadığı, davalının dava dışı işveren tarafından kesin kabul yapılmadığından teminat kesintilerinin iade edilmeyeceği savunmasına da sözleşmede belirtilen işin kesin kabulü ibaresinin, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince ve davalının dava dışı işverenle yaptığı sözleşmede davacının üstlendiği iş dışında birçok iş kaleminin bulunması karşısında dava dışı işverence işi kabulü olarak yorumlanmasının TMK 2'ye aykırı olduğu, kesin hakedişe dayalı kapak hesabının yapılması nedeni ile davacının eksik ve ayıplı imalatının bulunmadığı, teminat kesinti tutarı olan 18.991,13 TL'nin davacı hakedişinden kesilmesinin haksız olduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle takip miktarı kadar alacaklı olduğu, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkara tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ancak icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu icra takibine dayanak tüm faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, davalının, müvekkili şirketin sorumlu olmadığı "Kenetli aluminyum çatılardaki skyligtların izolasyonu" işinden dolayı keyfi bir şekilde müvekkilini sorumlu tutup takibe itiraz ettiğini, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı şirket yetkilisi tarafından da onaylanan 09.10.2015 tarihli kesin hakedişe dayalı ödemeye esas kapak hesabına istinaden müvekkilinin faturasını düzenlediğini, davalıya gönderdiğini ve davalının da bu faturayı kayıtlarına işlediğini, mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalının kesin kabulü yaptığını, müvekkilinin davalıdan olan alacağının likit hale geldiğini, alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise, başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit olduğunu, ( Yargıtay HGK'nun 12.03.2003 tarih ve 19-███████ sayılı ilamı), müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının likit olup, davalının borçtan kaçınmak için müvekkilinin sorumlu olmadığı bir işi bahane ederek ödemeden kaçındığını, yaptığı itirazın haksız olduğunu, TMK'nın 2.maddesinde de belirtildiği üzere herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, mahkeme kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılarak, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; ilk derece mahkemesince talimat yoluyla icra edile keşif sonucu düzenlenen hukuka ve tekniğe aykırı, tüm itirazlarına rağmen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, raporda uyuşmazlık konusu eksik ve kusurlu imalatların irdelenmediğini, ilk olarak talimat yolu ile keşfen alınan bilirkişi raporunun BAM kaldırma kararından önce dosyada mevcut raporun noktası virgülüne kopyalanma suretiyle düzenlendiğini, bunun üzerine mahkemece yeni heyet teşekkül ettirilerek rapor alınmasına karar verildiğini, hazırlanan raporun itiraza uğranan raporla aynı mahiyette olduğunu, itiraz üzerine ek rapor alındığını, 19.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun da dosyaya sunulan video kayıtları incelenmeden ve mantık kurallarına aykırı olarak gelişi güzel bir şekilde tanzim edildiğini ve bu rapora göre hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan ek rapor ile kök raporun hukuka aykırı olduğunu, skylight imalatların sözleşme kapsamında olmadığı tespitlerine ilişkin itirazlarının olduğunu, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından ileri sürülen teknik değerlendirmeler ve özelikle skylight imalatların sözleşme kapsamında davacı taşeronun yükümlülüğünde olmadığı tespitinin hukuka ve işin doğasına aykırı olduğunu, bunun taşeronun yükümlülüğünden bağımsız olarak yapılabilecek bir imalat kalemi olmadığını, işin doğası gereği söz konusu imalatların davacının yükümlülüğünde olduğunu, projede açıkça skylight imalatlarının mevcut olduğunu, sözleşme gereği belirlenen bedel içeriğinde skylight imalatlarının da dahil edilerek hesaplandığını, bilirkişilerin tespit ettiğinin aksine, skylight imalatları sözleşme dışında kalmış olsaydı, taşeronluk sözleşmesi gereği iş bedelinin daha düşük bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, nefaset kesintisine konu skylight (ışıklık) izolasyonu imalatı yapılacağına dair düzenlemeye yer verilmediğinden bahisle imalatın davacı yükümlülüğünde bulunmadığı yönünde görüş bildirmişse de, kesinti konusu imalat çatı imalatı kapsamında olduğunu, gerçekten çatı imalatı kapsamında olan metal kenetli imalatlarda köşe bitişleri düzleminde yapılmamış, kenetli çatılarda, tonoz çatılarda izolasyonlar tekniğe göre yapılmadığından içeriye su aldığını, flasing elemanlar (çatı parapet şapkaları saçak bitim detayları sıva dibi elemanları gibi saç elemanları) tekniğe uygun büktürülmediğini, çatı kaplamalarındaki izolasyonun davacı yükümlülüğünde olup, yapılan işin doğal bir sonucu olduğunu, belirtilen hususların halihazırda ... AVM'deki çatılarda gözlenebileceğini, dolayısıyla çatı imalatlarından olan sayılan hususlar davacının yükümlülüğünde olup, asıl iş sahibinin bu eksik ve kusurlu imalat nedeniyle nefaset kesintisi yoluna giderek müvekkili şirkette zorunlu olarak sözleşme gereği davacı taşerona yansıttığını, bilirkişinin davacı beyanlarını nazara alarak nefaset kesintisi gerekmeyeceği açıklamasının kabul edilemez olduğunu, taşeron sözleşmesinde, sözleşmenin konusu, davacının yükümlülüğündeki işlerin, asıl iş sahibi ... Emlak Geliştirme, Yatırım İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketine teslim edilerek yapılan imalatların kabul edilmesi olduğunu ve asıl iş sahibi tarafından geçici kabul incelemesinde davacı yükümlülüğündeki iş ve imalattaki eksik ve kusurlar için 15.000 Euro nefaset kesintisi bedeli belirlendiğini, icra edilen keşif tarihi olan 10.04.2024 tarihinde Diyarbakır ilinde yağmur yağmadığını, özelikle yağışların yoğun olduğu kış aylarında keşif yapılmış olması halinde su sızıntılarının gözle görülür biçimde tespit edilebileceğini, bilirkişilerce su sızıntısı iddiasına karşılık sızıntı tespiti yapmadan gelişi güzel sözde gözlemlerine dayanıldığı ileri sürülerek hazırlanan raporun kabulünün mümkün olmadığını, ek raporda da bilirkişilerce ısrarla su sızıntı testi yapılmamasının ara karara aykırı olduğunu, bilirkişilerce dosya kapsamında bulunan görüntülerin yeterince incelenmediğini ve raporda açıkça çelikili tespitlerde bulunarak uyuşmazlığın tam olarak giderilmediğini 11.10.2024 tarihli ara kararı da davalı tarafça sunulan video görüntülerinin irdelenerek davalı vekilinin itirazları karşılanmak üzere ek rapor alınmasına karar verildiğini, bilirkişilerce ek raporda su sızıntısının kabul edildiğini ancak fotoğraf ve video açısından su sızıntılarının kaynağının tam olarak tespit edilemediğinin belirtildiğini, defalarca belirtildiği üzere, su sızıntılarının kaynağının tespit edilebilmesi için keşfin yağışlı aylarda yapılması veya bilirkişilerce sızıntı tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişilerce herhangi bir sızıntı tespiti yapılmadan, "keşif tarihinde mevcut görüntülerden çatıda meydana gelen su sızıntısı kaynağının tarafımızca bilinmesinin mümkün olamayacağı" belirtilmiş ise de, ortada su sızıntısının mevcut olduğu belli iken bunun tespitinin yapılması gerektiğini, bilirkişilerin deyim yerinde ise kolaya kaçarak, su sızıntısının kaynağının tespiti yapılamadığı şeklinde rapor hazırlanmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, uyuşmazlığın su sızıntısından kaynaklandığını, bilirkişilerce 10 dakika keşif mahallinde gezinmek suretiyle rapor hazırlanması nedeniyle raporun sağlıklı olmadığını, itirazlarının ek raporda tam olarak incelenmediği gibi raporda çelişkiler bulunduğunu, ek raporda çatı tamiratı yapıldığından davacının imalatlarından kaynaklı keşif tarihi itibariyle gözle görülür bir eksik ve kusur bulunmadığı tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davacının yükümlülüğünde olan çatıda tamirat yapılmışsa zaten davacının imalatlarında eksik ve kusur bulunduğunu gösterdiğini, bilirkişilerin tamiratın niçin yapıldığını tespit etmesi gerekirken, bu hususun irdelenmeden zaten çatıda tamirat yapılmış, hava da yağışlı değil, sızıntı testi de yapılmadı denilerek keşif tarihi itibari ile gözle görülür herhangi bir eksik ve kusurlu imalata rastlanmadığı belirtilerek rapor hazırlanamayacağını, mali yönden yapılan incelemeye de itiraz ettiklerini, 3 adet faturanın incelendiğini ancak hesaplamaya dahil edilen 18.04.2015 tarih ve N-624703 sıra nolu faturanın dava konusu sözleşme ve işe ait olmadığını, taraflar arasında akdedilen “Kompozit Döşeme Altı Sac Ve Stud Çivi Uygulaması” için düzenlendiğini, dava konusu iş nedeniyle davacı tarafından 2 adet fatura kesildiğini, bunların 31.10.2015 tarihli 364.848, 81 ile 12.09.2014 tarihli 371.918,48 (stopaj kesintisi- 9.517,80) bedelli toplam 736.767,62 TL olduğunu, cevap dilekçesi ve delillerinde bildirilen 15.11.2016 tarihli “Ödemeye Esas Kapak”ta 2 adet faturanın, KDV ve stopaj değerleri ile asıl iş sahibi tarafından kesilen nefasete ilişkin fatura ile kesin kabule kadar sözleşme gereği %2,5 teminat kesintisi yansıtılmış haliyle davacıya yapılması gereken bir ödeme bulunmadığının açık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6-02 maddesinde %5 teminat kesintisi yapılacağı ve kesintiler sonrası kalan bedelin 5-15 gün içerisinde ödeneceği teminatın yarısının, geçici kabul yapılmasında yarısının ise kesin kabul yapımında iade edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davacı imalatları nedeniyle asıl iş sahibi ... Emlak Geliştirme Yatırım İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından nefaset kesintisi uygulandığını ve nefaset nedeniyle düzenlenen 30.12.2016 tarih ve GIB2016000000216 numaralı e-faturanın davacıya gönderildiğini, faturınan raporda incelenmediğini, bilirkişi raporundaki bir diğer çelişkili konunun ise, değerlendirmenin 3 fatura üzerinde yapılmasına karşın teminat kesintisinin dava konusu ... AVM'nin çatı imalatı için yapılan 06.06.2014 tarihli sözleşme kapsamında düzenlenen 2 fatura bedeli olan 759.645,27 TL üzerinden yapılması olduğunu, kaldı ki, davacının dava dilekçesinde dahi “Kompozit Döşeme Altı Sac Ve Stud Çivi Uygulaması” için verilmiş 15.12.2014 tarihli teklif ve uygunluk kapsamında ki sözleşme ve faturadan söz etmediğini, müvekkili şirket tarafından haklı olarak düzenlenen nefasete ilişkin faturanın da dikkate alınmaması mali incelemeyi hukuka aykırı kıldığını, dava konusu iş ve sözleşme dışında olan faturanın da hesaba dahil edilerek müvekkili şirketin borçlu bulunduğu yönündeki mali değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, kesin kabulün ve teminatın iade koşullarının sözleşmede belirtildiği halde mahkemece sözleşme hükümleri gözardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmenin 6-02 maddesindeki düzenlemeye rağmen dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak haksız taleplerle bu davayı açtığını, sözleşme serbestliği ilkesi gereği, tarafların sözleşme ile bağlı olduğunu ancak mahkemece, resen teknik bir konuda bilirkişi raporu da dikkate alınmaksızın, kesin hakedişe ilişkin fatura düzenlemenin kesin kabul sonucu doğurduğu şeklindeki bir tespitle hüküm kurmasının hukuki anlamının olmadığını ve kabulünün mümkün bulunmadığını, geçici ve kesin kabul ile kesin hakediş işlemlerinin, eser sözleşmeleri bakımından çok farklı anlam ve sonuçları bulunduğunu, mahkemenin teknik bir konu olması nedeniyle inşaat mühendisi bilirkişiden rapor aldırmasına karşın, kesin kabulün yapılmamış olduğu yönündeki görüşü dikkate almayarak, hatalı hüküm kurduğunu, kesin kabul ile kesin hakediş kavramlarının Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile Muayene Ve Kabul Yönetmeliğinde düzenlendiğini, kesin kabulün iş sahibi tarafından yapılması gerektiğini ve iş sahibine yazılan müzekkereye verilen 27.01.2020 tarihli cevabi yazıda, kesin kabulün henüz yapılmadığının bildirildiğini, mahkemece bu hususun göz ardı edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden, icra takip tarihi itibariyle de teminat iade koşullarının bulunmaması nedeniyle kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle kaldırma kararından sonra mahallinde keşifle alınan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun denetime elverişli olup, davanın itirazın iptali davası olduğundan, takibe dayanak faturalara, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın ihtilafsız olmasına, davalının ayıp iddiasına dayanak skylight imalatının sözleşme kapsamında davacının yükümlülüğünde olmadığının ve davacının yaptığı işlerdeki ayıp iddiasının davalı tarafça yasal delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada;
-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
-Davalıdan alınması gereken 4.999,06 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.250,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.749,06 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!