Anahtar kelimeler: Reddettiği Kara Rücuen Yapmaya Ulaşılmıştır Esasa Adresi Anadolu Türkiye Milleti

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Dava dışı ----. İş Mahkemesinin ---Esas ----- Karar sayılı kararı ile davacının kısmen kabulüne karar verildiği, kararla ilgili ---- Bölge Adliye Mahkemesinin --- Esasa -----Kara sayılı kararı ile mahkemenin taleplerini kesin olarak reddettiği, dava dışı ----- vekilinin mahkeme kararını ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğu, icra takip dosyasına 14.06.2017 tarihinde asil alacak faiz ve diğer ferileri ile birlikte toplam 40.350,34 TL ödeme yapıldığı, gelir vergisi stopajı olarak 711,08 TL nın vergi dairesine yatarıldığı, ayrıca 100,00 TL vekalet ücreti+yasal faizin bakanlık hesabına yatırıldığı, totalde hastane kasasından 41.167,62 TL harcama yapıldığı, Bakanlığa bağlı Prof. Dr. -----9 Hastanesinin ihale edilen bilgi sistemi kurulum kullanım donanım teknik destek ve yazılım bakımı işinin ihale ile davalı firmalarca yürütüldüğü, dava dışı işçinin söz konusu tarihlerde davalı şirketlerin elemanı olduğu, kesinleşmiş yargı kararı sonucu dava dışı işçiye işçilik alacaklarını ödendiği, --- İş Mahkemesinin------sayılı kararında müvekkili idare ile davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 anlamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varıldığı, yasal düzenleme gereği Bakanlığının sorumluluğunun yasadan kaynaklandığı, kanundan dolayı sorumlu olanın da sözleşmeden dolayı sorul olana Borçlar Kanunun Genel Hükümleri uyarınca rücu edileceğinin açık olduğu, bu yönden Yargıtay7ın bir çok kararının bulunduğu, açıklanın nedenlerle 41.167,62 TL nin ödeme tarihi olan 14.06.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen-müştereken ve müteselsilen-tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava ; rücuen tazminat davasıdır.
Davanın öncelikle ---. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, mahkemece ---- esas, ------ karar ve █████/2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, verilen kararın ---- BAM ----. Hukuk Dairesi ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, ----. Asliye Hukuk Mahkemesince dosyamız davalısı Müflis ----- dışındaki davalılar açısından tefrik kararı verilip ayrı esasa kayıt yapılarak yargılamaya bu dosya yönünden ---- açısından ----- esas sayılı dosya üzerinden devam olunduğu, yine ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin --- esas, ----- karar ve █████/2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememizin ---- esas sırasına kayıt olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
İLK KARAR;
---. Asliye Hukuk Mahkemesinin --- esas, ----- karar sayılı kararı ile "1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
20.583,81-TL'nin (8.692,71-TL'sinin ---- 1.818,17-TL'sinin ---- 6.038,45-TL'sinin -----1.599,19-TL'sinin ----- 1.818,17-TL'sinin ----, 617,11-TL'sinin ----- sorumlu olmak kaydıyla) ödeme tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
KALDIRMA KARARI
:
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ---- Esas, ---- Karar sayılı ilamında; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır.Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin,yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren ,davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir."(----.HD ----
Bu ilkeler ışığında somut olayda,
Öncelikle; davalı olarak yer alan müflis ---- iflas ettiği beyan edilmiş olmasına, görev itirazında bulunulmasına karşın bu şirketle ilgili, görev ve taraf teşkiline dair usuli itirazların ve İİK'nun iflasa ilişkin hükümlerinin kayıt-kabul davası zımmında değerlendirilmemiş olması ;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her alt işverenin kendi dönemi ile ve o dönem ki işçiye ödenen ücreti üzerinden hesaplama yapıldığının bildirilmesine göre, bu hesap tarzının yukarıda yer alan içtihatla uyumlu olmadığı, rucu bedelinin tamamının alt işverenlere paylaştırılması yönünde yeniden bilirkişi raporu alınması gerekli olduğu anlaşılmış,
Davacı vekilinin, istinaf taleplerinin; müflis şirket yönünden kamu düzenine ilişkin sebeplere istinaden HMK 353.1.a.4 ve HMK 353-1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." şeklinde karar vererek dosyayı iade etmiştir. ---- Asliye Mahkemesince ----- dışındaki davalılar açısından tefrik kararı verilip ayrı esasa kayıt yapılarak yargılamaya bu dosya yönünden ---- açısından ----esas sayılı dosya üzerinden devam olunduğu, yine ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin --- esas, ----- karar ve █████/2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememizin ---- esas sırasına kayıt olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya işçilik alacakları hesaplaması alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı idare Sağlık Bakanlığı'nın davalı Tasfiye Halinde ----- rücuan talep edebileceği alacak miktarı 3.198,39-TL olduğu, davalının temerrüt tarihinin ise █████/2017 ödeme tarihi olduğu şeklinde sonuç bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın kayıt kabul talepli olduğu, davanın hak düşürücü sürede açıldığı, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacı idarenin davalı müflisten iflas tarihi itibari ile 3.198,39-TL alacaklı olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu bedel üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KABULÜ ile;
3.198,39-TL davacı alacağının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 3.198,39 TL nispi vekalet ücretinin ----. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ------ İflas sayılı dosyasında iflas masasına kaydına,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından sarf edilen toplam yargılama gideri olan 15.220,00 TL'nin ---. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ----- İflas sayılı dosyasında iflas masasına kaydına,Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!