Anahtar kelimeler: Ordinoyu Çekmediğini Limanda İlettiğini İvedilikle Yükün Acentesi Konteynerler Konteyner Taşındığını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirketin uluslararası deniz yolu nakliyat acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalıya ait emtianın █████/2019 tarihinde ... AŞ'ye ait konteynerler ile ... adresine taşındığını, ancak alıcı firmanın ordinoyu kabul etmediğini ve yükü çekmediğini, gönderilen yükün limanda kaldığını, yükün çekilmemesi nedeni ile ... AŞ'nin 1 yıllık konteyner bedelini talep ettiğini, müvekkili şirketin durumu ivedilikle davalıya ilettiğini, ancak davalı şirketin sürece dahil olmadığını, alıcının ordinoyu almaması sebebiyle yük sorumluluğunun davalı firmaya ait olduğunu, davalının kayıtsız kalması nedeniyle ... firmasının doğrudan müvekkili hakkında 389.040-USD tutarlı icra takibi başlattığını, müvekkilinin girişimi ile bu tutarın 75.000-USD'ye düşürüldüğünü ve müvekkilinin bu bedeli ödediğini, ... ...AŞ tarafından 1 yıllık bekleme karşılığı 14 adet konteyner için talep edilen ve müvekkili şirket tarafından Sulh Protokolü ile 75.000-USD'ye düşürülerek ödenen tutardan doğrudan davalının sorumlu olduğunu belirterek 75.000-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, sürecin dava dışı ... ...AŞ ile davacı arasında geçtiğini, müvekkili şirketin bahse konu taşıma işlemi ile bir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesi ve eklerinden müvekkilinin hangi taşıma nedeniyle müvekkilini sorumlu tuttuğunun anlaşılamadığını, davacının haklılığına ilişkin belgeleri sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davacının dava dışı fiili taşıyana sulh sonucunda 75.000-USD konteyner demuraj ücreti ödediği, ödemenin 28.04.2021 tarihinde yapıldığı, davanın açıldığı 06.09.2021 tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımının dolmadığı, deniz yük senedine göre yükletenin davacı, taşıyanın ..., gönderilen - ihbar olunanın ... Lojistik olduğu, yükleme limanının Gemlik, boşaltma limanının Muntria/Hindistan olup taşıma senedinde ... kaydının yer aldığı, taşıma senedinin toplam 14 adet konteyner yükün taşınması için FCL kaydı ile düzenlendiği, davacı ile davalı arasında düzenlenen ... kombine taşıma senedinde ise taşıyanın davacı, gönderilenin ..., yükleme limanının Gemlik, boşaltma limanın Muntra Port/Hindistan olarak gösterildiği, yükün FOB - Gemlik teslim şartıyla ihracına ilişkin kaydın yer aldığı, konşimento ve taşıma senetlerindeki kayıtların birbiri ile örtüştüğü, ara taşıma senedindeki FOB - Gemlik kaydı ile ana taşıma senedinde yer alan... kaydına göre navlunun borçlusu alıcı olup navlun ücretinin varma limanında ödeneceği, FOB kaydı ile yükün taşıtanının yurt dışındaki alıcı firma olduğu kabul edilmekle birlikte, ara taşıma senedinin satıcı - yükleten davalı ile davacı arasında düzenlendiği, dolayısıyla davacının akdi taşıyan sıfatı ile taşımayı üstlendiği, taşıma senedindeki FOB kaydına göre taşıtanın yurt dışındaki alıcı olduğu kabul edilse de taşıma sözleşmesinin yurt dışındaki alıcı adına davalı tarafından düzenlendiği, bu durumda alıcının ancak yükü teslim aldığında taşıtanın hak ve yükümlülüklerini kazanabileceği, aksi halde yük ile ilgili demuraj dahil her türlü sorumluluğun davacı ile taşıma senedi düzenleyen davalıya ait olacağı, davacı ile davalı arasında düzenlenen ara konşimentodaki FOB kaydına bakılarak demurajdan alıcının sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, varma limanında teslim alınmayan yükle ilgili sorumluluk davalı yükletende olduğundan konteynerin beklemesinden dolayı davacının fiili taşıyana ödediği demuraj ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.000-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; ana konşimentoya göre müvekkilinin somut taşıma ile hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, navlun faturasının dahi alıcı firma adına düzenlendiğini, mahkemece kombine taşıma senedine dayanmış ise de bahsi geçen taşıma senedinin müvekkili tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, mahkemece de alıcı firmanın taşıtan olduğunun kabul edildiğini, navlunu ödeme yükümlülüğünün alıcı firmaya ait olduğunu, sürastarya parasının borçlusunun taşıtan olduğunu, müvekkilinin yükleten konumunda bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, FOB teslim şeklinde yükün alıcının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle demurajdan alıcının sorumlu tutulması gerektiğini, Mahkemenin alıcının ancak yükü teslim aldığında taşıtanın hak ve yükümlülüklerini kazanmış olacağı şeklindeki tespitinin dayanağının ne olduğunun anlaşılmadığını, alıcı firmanın fatura bedelini ödediğini, malın mülkiyetinin alıcı firmaya geçtiğini, müvekkilinin konşimentoyu zamanında alıcıya gönderdiğini, dolayısıyla malın mülkiyetinin alıcıya geçtiğini, fiili taşıyan firmaya müzekkere yazılarak taşınan malın alıcısına teslim edilip edilmediği, malın akıbetinin ne olduğu, davacıdan talep edilen konteyner bekleme ücretinin hangi tarihlere ilişkin olduğu hususlarının araştırılması gerektiğini, taşıyıcının malı sattırıp alacağını alma hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin böyle bir imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, davanın değerinin 622.800-TL olduğunu, bu nedenle karar harcının 42.543,47-TL vekalet ücretinin ise 86.508-TL olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda; ana konşimentoda yükleten ve taşıtanın davacı, taşıyanın ... ..., gönderilen alıcı ... firmaları olduğu, fiili taşıyanın davalıya ait 14 konteyner yükü Gemlik - Mundria-Hindistan arası limandan limana taşımayı üstlendiği, ara konşimentoda ise gönderen - taşıtanın davalı, gönderilen alıcı Lxmi Floorhouse firması, varma yeri acentesinin ... firmaları olduğu, FOB-Gemlik teslim kaydı bulunduğu, ana ve ara konşimetodaki kayıtların birbiri ile örtüştüğü, her ikisinde de davacının yurt dışına ihracını yaptığı 14 konteyner halinde mermer taş emtiasının taşınmasına ilişkin olarak düzenlendiği, taşımaya alınan emtianın tahliye edilmesine rağmen alıcı tarafından teslim alınmadığı, ... tarafından konteynerlerin varma limanında beklemesi nedeniyle davacı aleyhinde 1 yıl için 389.040-USD demuraj ücreti tahakkuk ettirerek İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... S.lı takip dosyasında davacı hakkında takip başlattığı, █████/2021 tarihinde yapılan protokol kapsamında tarafların 75.000-USD ödenmesi hususunda anlaştıkları, davacı tarafından ... hesabına █████/2021 tarihinde bu tutarın ödendiği anlaşılmaktadır.
TTK’nın 1246.maddesi “(1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar” şeklindedir. Her ne kadar davalı yükün gemiden tahliyesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş ise de davacının alacağının fiili taşıya ödeme yaptığı █████/2021 tarihinde muaccel hale geldiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten işlemeye başladığı, davanın ise █████/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ara konşimentodaki FOB - Gemlik kaydı ile ana taşıma senedinde yer alan... kaydına göre navlunun borçlusu alıcı olup navlun ücreti varma limanında ödenecektir. Buna bağlı olarak yükün taşıtanının yurt dışındaki alıcı firma olduğunu kabul edilmekle birlikte, ara taşıma senedi satıcı ve yükleten konumundaki davalı ile davacı akdi taşıyan arasında düzenlenmiştir. Bu durumda taşıma senedinde yer alan FOB kaydına göre taşıtanın yurt dışındaki alıcı olduğu kabul edilse dahi TTK'nın 1203. maddesi gereğince alıcı ancak yükü teslim aldığında taşıtanın hak ve yükümlülüklerini kazanmış olacaktır. Aksi halde yük ile ilgili demuraj dahil her türlü sorumluluk davacı ile taşıma senedi düzenleyen davalıya ait olacaktır. Dava dosyasında taşımanın ... tarafından fiilen yerine getirildiği ancak alıcının yükü teslim almadığı çekişmesizdir. Varma limanında teslim alınmayan yükle ilgili sorumluluk davalı yükletende olduğundan, konteynerin beklemesinden dolayı davacının fiili taşıyana ödediği demuraj ücretinden davalının sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı, kendi ödemek zorunda kaldığı demurajı davalıya aynı tutarda yansıtmıştır. Akdi taşıyıcı davacının demuraj belirleme yetkisi bulunmamakta olup fiili taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedellerine katlanmak zorunda kaldığından kendi katlanmak zorunda kaldığı demuraj bedellerini davalıdan istemekte haklıdır. Bu nedenle taşımada akdi taşıyan sıfatı ile yer alan ve demuraja katlanan davacıya karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde değildir.
Bununla birlikte yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklıdır.
Açıklanan nedenlerle; harca ve vekalet ücretine karar tarihindeki kur karşılığı üzerinden belirlenen dava değeri dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Harç ve vekalet ücreti, dava tarihindeki kur üzerinden belirlenen dava değeri üzerinden hesaplanmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
Davanın KABULÜ ile 75.000-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca 1 yıl vadeli dolar cinsi mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 42.543,46-TL harçtan mahkeme veznesine yatırılan 10.635,87-TL harcın mahsubu ile kalan 31.097,59-TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 10.695,17-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 153,50-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 3.153,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı lehine takdir olunan 86.508-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Yatırılan 17.700,18-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!