Anahtar kelimeler: Sokakta Bitiş Batı Bati Eylemden Yerini Esaskarar Sürücünün Kimliği Yapmaya

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısına ait olan ..... plaka numaralı araç poliçe başlangıç tarihi 14.12.2022 bitiş tarihi 2023 olacak şekilde sigortalanmıştır. 24.02.2023 tarihinde ..... Mahallesinde olay yeri olan .... sokakta olay yerini terk eden sürücü ve kimliği tespit edilemeyen sürücünün yönetiminde olan .... plakalı araç, park halinde olan ..... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada olay yerini terk eden araç sürücüsünün asli ve ağır kusuru olarak trafik kazasına sebebiyet verdiği tespit edildiği. Her ne kadar taraflar kendi aralarında anlaşmalı tutanak düzenlemişse de ek olarak sunulan ..... sigorta A.Ş. araştırma raporu ve mağdur araç sürücüsünün bayanından anlaşıldığı üzere anlaşmalı kaza tespit tutanağının kaza anında tutulmadığı, sigortalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği daha sonrasında mağdur araç sahibinin yapmış olduğu araştırmalar sonucu olay yerini terk eden aracın sahibine ulaştığı açıktır. Gerçekleşen kaza sonrası kazada maddi hasara uğrayan .... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar sebebiyle Sigorta Tahkim komisyonuna başvuru yapılmış Ek olarak sayın nahkemenize sunduğumuz uyuşmazlik ve itiraz hakem kararı uyarınca müvekili şirket tarafından .... plakalı araç için 18.04.2024 tarihinde 73.428.00 TL sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını, bu nedenle, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekil şirketin kazada maddi hasara uğrayan .... plaka sayılı araca ödemiş olduğu tazminattan, sigortalı davalının, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve ZMSS genel şartlarına aykırı davranması sebebiyle poliçe genel şartları sorumluluğu bulunmadığını, bu sorumluluğa karşı davalı haksız olarak borca itiraz etmiş takibe giren miktar olan 88.627.60 TL işlemiş faiz dahil haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; 24.02.2023 tarihinde .... Mahallesinde olay yeri olan ...... Sokakta müvekkile ait ..... plakalı kapalı çadırlı transit kamyonet olan araç geri geri gelirken aracın kapalı çadırlı büyük kamyonet olması sebebiyle fark etmeyecek park halinde olan ...... plakalı araca çarparak trafik kazası oluştuğunu, olay yeri terk kasıtlı yapılan bir işlem olmadığını, müvekkiline ait... plakalı kapalı çadırlı transit kamyonet olan araç geri geri gelirken aracın kapalı çadırlı büyük kamyonet olması sebebiyle fark etmeyerek park halinde olan .... plakalı araca çarptığını, ..... plakalı aracın sahibi olan .... 10.08.2023 tarihinde Sigorta Tahkim komisyonuna müracaat ederek, sigortadan toplamda 88.627.60 TL üzerinden rücu tazmin etmesi sigorta şirketinin kötü niyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiği açıkça gösterdiğini, kusur oranının ve rücu oranının belirlenmesi için dosyanın uzman bir bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davaya konu uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi, davacı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün meydana gelen kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden bahisle ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesi gereğince, üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesi talebidir.
Davacı sigorta şirketinin davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiğine ve araç sürücüsünün kaza mahallinde ayrılmış olduğuna ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde bedensel zararlar dışındaki zararlarda rücuya ilişkin maddenin uygulanmayacağını beyan etmiştir. Uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 16.04.2020 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.
Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak;
-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,
-Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (Ankara BAM 26. HD. ████████ E, ████████ K sayılı ilamı)
Somut olaya olaya gelindiğinde davalı taraf olay yerinin terk edildiğine dair bir itirazda bulunmamış, kasıtlı bir terk olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere istisnai durumlar sayılmış, davalı tarafından bu istisnai durumlar nedeniyle olay yerinin terk edildiği yönünde herhangi bir somut delil dosyaya sunulmamıştır. Dolayısı ile davalının iddialarını ispat edemediği, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Davanın yaptığı ödemelerin temelini ise ..... E sayılı başvuru dosyasına istinaden Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar oluşturmaktadır. Davacı tarafından karar doğrultusunda ödeme yapıldığına dair dekontun mahkememize sunulduğu görüldü. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının davalıdan raporda belirlenen tutarları talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği anlaşılmıştır.
Neticeten takip miktarının gerçek zarara uygun olduğu, davalının tacir olması dikkate alınarak ödeme tarihinden takip tarihine kadar avans faizi işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Alacağın tahkim komisyonu kararı ile belirlendiği, bu nedenle likit olduğunun kabulü ile davacının icra inkar tazminatının da kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğu, davalının haksız itirazının iptali ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 73.428,00 TL asıl alacak 15.199,60 TL işlemiş faiz yönünden DEVAMINA,
2-Alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak (73.428,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (14.685,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 6.054,15-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.070,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.983,75-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.070,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!