Anahtar kelimeler: Gkarar Denizli Başkan Yazim Kambiyo Katip Senetlerinden Menfi Üye Özetle

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas - ... Karar
DAVACI
: ... -...
VEKİLİ
: Av. ... [...
DAVALI
: ... -... ...
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının alacaklı olduğu iddiası ile davacı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 11.12.2017 tanzim tarihli, 13.12.2017 vade tarihli 80.000,00-TL bedelli bonoya dayanılarak örnek no:10 Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibine geçmiş olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu bononun davacıyı korkutularak zorla alındığını, üzerinde tahrifat yapılmış olması, çift vade içermesi, teminat amacıyla verilmiş olması ve Türk Ticaret Kanununda belirtilen bononun geçerlilik şartlarını taşımaması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından başlatılan icra takibindeki diğer dosya borçlusu dava dışı ...'ın, davacının iş yerinden araba kiraladığını, bu aracı davacının oğlu ... kullanırken ... ili ... ilçesinde trafik kazası yapmış olduğunu, bu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin oğlunun 2 hafta yoğun bakımda kaldığını, davacının oğlunun yoğun bakımda olduğu süreçte davalının, davacı müvekkilini arayıp kaza nedeniyle görüşeceklerini belirterek davacı müvekkilini yukarıda belirtmiş oldukları adresten alarak dava dışı ...'ın evine götürdüklerini, evin içerisinde 5-6 kişi bulunduğu esnada davalının, davacıya oğlunun kaza yaptığı aracın kendisine ait olduğu, aracın hurda olduğu, aracı kaza yapması nedeniyle kiraya veremeyip gelir kaybettiğini belirterek davacıdan aracın parası olan 20.000,00-TL ödenmesi istenildiğini, davacının maddi durumunun olmadığını, oğlunun hayati tehlikesi olduğunu iyileştikten sonra konuşalım demesi üzerine evde bulunan 5-6 kişinin vermiş olduğu korku ile davalının bu senede kendi rızanla ya imza atarsın, ya da zorla imza attırmasını biliriz diyerek davacıyı tehdit ederek, korkutarak söz konusu senedi imzalamasını sağlanmış olduğunu, zira hayatın olağan akışı gereği bir kimse kendisine ait olmayan bir borç için 2 gün vadeli 80 bin bedelli senede imza atmayacağının aşikar olduğunu, söz konusu senedin zorla imza attırıldığı için Cumhuriyet Savcılığına şikayetçi olduklarını ve .... Ağır Ceza Mahkemesinin...E. sayılı dosyasından yağma suçundan davalı sanık olarak yargılanmış olduğunu, davalı tarafından söz konusu bonoda bedel kısmında tahrifat yapılarak 2 kısmı 8'e çevrildiğini ve bono doldurularak icra takibine konu edildiğini, ödeme tarihi başlıklı kısımın altında 13.12.2017 yazılmış ise de, bononun içeriğine "13 aralık ikiminon..." şeklindeki kısımda da tahrifat yapılmış olduğunu beyanla, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve senet asıllarının davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın her ne kadar iddialarında icra dosyası dayanağı bonoya zorla imza attırıldığı iddia edilmiş ise de bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın bu iddiaları senet üzerindeki imzaların farklı oluşuna dayandırmış olduğunu, lakin borçlu ... bu hususta daha önce ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmuş olduğunu ve yapılan soruşturma neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesi ...E. Sayılı dosya kapsamında kovuşturma yapılmış olduğunu, yapılan kovuşturma neticesinde davalıya böyle bir suç işlemediği sabit görülmüş ve beraat etmiş olduğunu, gerek kovuşturma gerek soruşturma aşamalarında borç dayanağı bono üzerinde gerekli kriminal incelemeler yapıldığını ve bahse konu tahrifat yapılmadığının kanıtlanmış olduğunu, .... Ağır Ceza Mahkemesince neticelendirilen kovuşturma aşamasında zoraki imza attırıldığına dair somut bir dayanak ya da delil bulunmamakta olduğunu, hâl böyleyken davacı tarafın iddialarının gerçek dışı, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu senet bedeli 20.000,00 TL iken "2" rakamı tahrif edilerek senet bedelinin 80.000,00 TL olarak değiştirilip değiştirilmediği hakkında rapor düzenlenmesi için dosya İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderildiği, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle;"..inceleme konusu senedin rakamla miktar belirtir kısmı on binler basamağında yer alan "8" rakamının iddia doğrultusunda "2" rakamından "8" rakamına dönüştürüldüğüne dair bulgu saptanmadığı.." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı vekilince dava konusu bonoda çift imza(vade) bulunduğu bu sebeple geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de vade tarihi, keşide tarihi ve rakamla yazılan ödeme tarihi birlikte değerlendirildiğinde bu hususta bononun üzerinde çifte vadenin bulunmadığı bu sebeple de kambiyo vasfını kaybetmediği, senedin zorla imzalatıldığına ilişkin iddianın ispat edilemediği, mevcut davada davacı oğlunun yapmış olduğu kazaya ilişkin gelecekte doğabilecek zararlara ilişkin bonoyu düzenlemediği, bizzat zararı tazmine ilişkin ödeme kastıyla bonoyu verdiği gözetildiğinde söz konusu senedin teminat senedi olarak verilmediği, davacının meydana gelen kaza sebebiyle doğan zarara ilişkin senedi serbest iradesi ile düzenlediğinin kabulü ile yargılamaya devam edildiği, davacının iddiası doğrultusunda kazadan kaynaklı zararların mahkemece hesaplatılmadığını, zira, verilen senet teminat senedi olmayıp, davacının zararı taraflar arasında hür irade ile tespit edildiği gözetilerek zarar konusunda üzerinde anlaşarak senet miktarı belirlendiğini, zararın hesaplatılması için hata hile ikrah veya gabin gibi bir sebebin bulunması gerekmekte olup, gerek ceza dosyası gerekse de tüm dosya kapsamı itibariyle böyle bir durum mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme gerekçeli kararının gerekçesinde davalının ağır ceza dosyasında vermiş olduğu ifadesini mahkeme içi ikrar kabul edilerek davaya konu bononun davacı müvekkili tarafından teminat senedi olarak verildiğini kabul etmesine rağmen teminat bonosundan bahsedilebilmesi için temel ilişkiden kaynaklanan ediminin doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerektiği belirtilerek müvekkili tarafından verilen bononun mevcut kaza nedeniyle doğan zarara ilişkin serbest iradesi ile düzenlediği kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçelerinde de detaylı izah ettikleri üzere davalı söz konusu kaza nedeniyle doğan zararlarını kasko ve sigorta şirketlerinden tahsil etmiş olması nedeniyle davalının aracında doğan zararını tamamen karşılamış olmasından dolayı müvekkili tarafından verilen bonoya konu borç ödenmiş olduğundan müvekkilinin borcu olmadığı sabit kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme hatalı nitelendirme sonucu hukuka aykırı bir karar verdiğini, yerel mahkeme tarafından da söz konusu bononun davalının aracında doğan zararlarına karşılık verildiğinin kabul edildiğini ancak eksik inceleme yapılarak celbini talep ettikleri sigorta şirketi ve hasar dosyalarının celp etmediği için müvekkilinin vermiş olduğu bono nedeniyle herhangi bir borcu olmadığına ilişkin eksik araştırma sonucu hatalı karar verildiğini, zira delil dilekçelerinde belirtmiş oldukları ilgili hasar dosyalarının celp edilmesinden sonra da görüleceği üzere davalı aracında oluşan hasar bedeli, pert bedeli, değer kaybı bedeli gibi tüm zararlarını tahsil ettiğinin sabit hale geleceğini, davalının aracının bedelinden yaklaşık 3 - 4 kat bedelle senet bedelini doldurarak sebepsiz zenginleştiğini, bu hususun yerel mahkeme tarafından davalının aracının emsal fiyat araştırılmasının yapılması ve araçta oluşan hasara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırarak eksik inceleme yapılmamış olsaydı söz konusu bononun sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafça aracın yaklaşık bedelinin 3-4 katı bedel yazılarak icra işlemlerini başlattığının sabit hale geleceğini beyanla;...Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2025 tarih ve ... Esas - ... Karar ilamı ile davanın reddine verilen karara karşı istinaf başvuru nedenleri gözetilerek kararın bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemesine iadesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava; kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacının açtığı menfi tespit davasıdır.
6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; davanın temelinde araç kiralama sözleşmesi var ise de, davacının sözleşmenin tarafı olmaması ve de düzenlenen bononun araç kira sözleşmesine bağlı olarak başlangıçta değil de sonradan (trafik kazası sonrası) düzenlenmesi karşısında mahkemenin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
Bu genel açıklamalardan sonra;
Somut olayda; takip talebinin 80.000,00TL bono bedeline ilişkin olduğu, senedin █████/2017 ödeme tarihli, █████/2017 tanzim tarihli olduğunun görüldüğü, davalının da dava konusu davacının oğlunun yaptığı kazaya ilişkin uğranılan maddi zarar sebebiyle bu senedin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... keşideci, dava dışı ... lehdar ve ciranta, davalı ... ise senedin hamili olarak senette yer almaktadır.
Davalının 04.01.2018 tarihli kolluk ifadesi ve ceza dosyası sorgusunda senedin trafik kazasına ilişkin verildiği hususunun kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, senedin, aracın karıştığı trafik kazası sonucunda oluşan zarara karşılık alındığı, şu durumda senedin oluşan zarar karşılığı verildiğinin ve zarar bedelinin ispatının davalıya ait olduğunun kabulü gerekir. Zira, senedin şekli görünüşüne uygun, düzenleyen ile arasındaki temel ilişkiyi açıklama zorunluluğu bulunmayan hamil davalı mücerretlik ilkesi gereğince beyanda bulunma zorunluluğu bulunmamasına rağmen keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi açıklamıştır. (Benzer yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ve 12.03.2026 tarihli kararı)
Mahkemece; kiralanan araçtaki zarar talepleri yönünden ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklıya, zarar kalemleri ve tutarları sorularak, takibe konu senet dolayısıyla alacaklı olduğunu yasal delillerle ispat olanağı tanınması, buna ilişkin deliller ve varsa belge/ kayıtların celbedilmesi, sigorta şirketi tarafından ve varsa başka ödemelerin tespit edilmesi, ardından zarar tutarlarının hesaplamasının yapılması ve talebin değerlendirilmesi gerektiğinden istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve de kaldırma nedenine göre sair istinaf yasa yolu başvuru nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,
3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa iadesine,
4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
...
Üye ...
...
Üye ...
...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!