Anahtar kelimeler: Reklamları Medya Sicili Gazetesinde Zamanın Satışı Çeşitli Yöneticinin Ara Derdest

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)
ARA KARAR TARİHİ
: █████/2026
DAVA
: Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket .... A.Ş. çeşitli medya reklamları için alan ve zamanın bir ücret veya sözleşme ye dayalı olarak satışı amacıyla kurulmuş olup, Müvekkili Şirketin kuruluşu █████/2020 tarih ve ...........sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir.7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığını, Söz konusu kayyımların görevleri ve yetkileri █████/2018 günlü, 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7145 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 2. Maddesi uyarınca İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2025 tarih ve █████████ D.İş sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, Müvekkil şirket, şu an itibari ile TMSF'nin idaresinde olup TMSF’nin atadığı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, borç verme ve avans kar dağıtımı altındaki bu kaynak aktarımı nedeniyle şirketin uğradığı zarardan zamanın şirket yönetim kurulu üyelerinin TTK kapsam ında mali olarak sorumlu tutulmasının gerektiği , söz konusu zararlandırıcı işlemlerinin yapıldığı dönemde şirketin yönetim kurulunun (davalılar) ... (Başkan), ... (Başkan Yardımcısı) olduğu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının █████/2025 tarih ve E-81514179-100-135679 sayılı yazısında; Şirketin uğramış olduğu 58.305.831,08-TL tutarındaki zararın 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 7’nci maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında Şirketin eski Yönetim Kurulu Başkanı (Şirket ortağı) ... ve eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...’dan müteselsilen ve müştereken, tahsilde tekerrür olmamak üzere ve faizi ile birlikte tahsilini teminen mali mesuliyet davası açılmasına 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca karar verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen hükümleri uyarınca; müvekkil şirketin yönetiminde görev yaptıkları dönemde, şirket kaynaklarından toplam 58.305.831,08 TL’nin “ortağa verilen borç” ve “avans kâr payı/dağıtımı” adı altında şirket ortağı ve eski Yönetim Kurulu Başkanı ...’a aktarılmasına karar veren ve bu işlemleri gerçekleştiren davalı eski Yönetim Kurulu Başkanı ... ile eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ..., söz konusu işlemler nedeniyle şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, Davacı müvekkili şirketin, davalılar tarafından ödenmesini talep etmiş olduğu alacaklara dair söz konusu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından, tamamen imkânsız hale gelmesinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesine dair haklı ve hukuki nedenler bulunduğunu, Bu nedenle, davalı -lara ait İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı tüm şirket hisselerinin devir, temlik, ipotek ve her türlü hukuki tasarruflara; yine tüm davalılar adına varsa kayıtlı gayrimenkuller ve araçlar ile sair mal varlıklarının devir, temlik ve her türlü hukuki tasarruflara, tüm davalıların Türkiye Cumhuriyeti ve yurt dışında mevcut banka hesaplarına TMSF'nin ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaya cağına ilişkin 5411 sayılı bankacılık kanunu m. 140/4. madde uyarınca teminat aranmaksızın ihtiyati haciz/ tedbir konulmasına karar verilme sini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2026 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararında;Davacının ihtiyati tedbir/haciz isteminde dosya içine sunulan belgelerin incelenmesi ile istenen ihtiyati tedbirde HMK'nun 389 maddesi gereğince yaklaşık ispatla birlikte "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı " koşulunun gerçekleşmediği davacının alacağının varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerek çesiyle talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece belirtilen talebin reddi gerekçelerinin yerinde olmadığını, davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinde Yeminli Mali Müşavir tarafından yapılan inceleme sonrasında hazırlanan █████/2025 günlü, YMM 1204-█████████-41 sayılı rapor ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, TTK'nın 553 maddesi uyarınca davacı şirketin zarar tarihinde yönetim kurulu üyeleri olan davalılar tarafından dava konusu paranın davalı ...'a aktarılarak şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla zararın tazmini talepli davada davalıların malvarlığına ihtiyati tedbir konulması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkeme ce taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.
Somut talepte davacı vekili, davalıların davacı şirketin yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde şirketin 34.142.831,08-TL parasının davalı ...'a borç olarak, 24.163.000-TL parasının ise avans kar payı dağıtımı adı altında davalı ...'a aktarıldığını ve şirketin fuzulen aktarılan toplam 58.305.831,08-TL zarara uğratıldığı nı iddia ederek tazminini ve tazminatın tahsilinin temini için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ve talep dayanağı olarak yeminli mali müşavir raporuna dayanmıştır. Ancak tek başına yeminli mali müşavir raporunun ileri sürülen iddiaların ispatı bakımından bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmek için yeterli olmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, HMK'nın 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davalıların marlvarlıklarının uyuşmazlık konusu olmaması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, Mahkemece bu hususlar gözetilerek ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!