Anahtar kelimeler: Efaturadan Satımdan Niyetle Batı Anlaşamama Durduğunu Yazim Borca Katip Görüşmelerinin

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 313.860,00 TL bedelli 04.12.2024 tarihli .... nolu e-faturadan kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz ederek icra takibini durduran davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacıdan alınmış herhangi bir mal bulunmadığını, dolayısıyla davacının alacağının da bulunmadığını, davacının müvekkiline tel, direk, sac baca şapkası ürünlerinin satışını yaptığını iddia ederek dava konusu faturayı düzenlediğini, oysa faturanın düzenlendiği tarihte müvekkili tarafından devam eden hiçbir inşaat projesinin gerçekleştirilmediğini, fatura tarihine en yakın tarihte (yaklaşık 2 yıl önce) müvekkili tarafından yapılan projenin Şubat 2023 tarihinde iskan alınarak tamamlandığını, müvekkili tarafından ihtiyaç duyulmayan bir malın davacıdan alınmış gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teslimin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacı ile herhangi bir sözleşme, sipariş veya ticari ilişkinin bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir protokol, mal teslimine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığını beyan ederek, davanın esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi nedeniyle%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Ankara Batı İcra müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
:
Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile; Davacı ...'ın 14.08.2015 tarihinden itibaren " Telden Yapılan Diğer Ürünlerin İmalatı (Örgülü Tel,Örme Şerit,Örme Halat, Taşıma Askısı, Dikenli Tel (Elektrik Yalıtımı Olanlar Hariç) Ve Demir, Çelik Veya Bakır Tellerden Mensucat, Izgara, Ağ, Kafeslik Ve Çitler,Demir Veya Çelikten Dikenli Tel, Bakır Veya Alüminyumdan Örgülü Tel, Kablo, Örme Şerit Ve Benzerleri (Elektrik Yalıtımı Olanlar Hariç),Demir, Çelik Veya Bakır Tellerden Mensucat, Izgara, Ağ, Kafeslik Ve Çit Toptan Ticareti" faaliyetiyle uğraştığı, bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2025 tarihli ödeme emri ile 313.860,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 313.860,00 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 26.02.2025 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 313.860,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, tarafların dosya kapsamındaki Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturanın formlarda yer aldığı, Davacının ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu alacağın dayanağı faturanın kayıtlarda yer aldığı, davacının davalıdan İcra takip tarihi itibariyle bakiye 313.860,00 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu alacağın dayanağı faturanın kayıtlarda yer almadığı, kayıtlarda davacı ile olan herhangi bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dava konusu olan 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 313.860,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-313.860,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 21.439,78 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.790,65 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.649,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 3.790,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.493,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 273,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.273,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 50.217,60 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!