Anahtar kelimeler: Takibene Ödemediğini Bakirköy Borcunu Sunulmamıştır Sunulan Takibe Dayanak Fatura Bulunup

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müvekkillerinden aldığı bağımsız denetim hizmeti borcunu ödemediğini açılan icra takibene de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığı, takibe dayanak fatura yönünden alacağın mevcut olup olmadığı ile davalı tarafından ileri sürülen itirazın haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine düzenlenen faturadan kaynaklı 382.000,00 TL asıl alacak ve 127.284,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 519.284,52 TL alacak için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi maksadı ile taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği ancak davalının defterlerini sunmadığına yönelik rapor hazırlandığı davalının işbu raporda defterlerinin incelenmediğine yönelik itiraz etmediği, gibi ticari defterlerinin sunulmamasına ilişkin beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ..... E. ..... K. Sayılı ilamında da ifade edildiği gibi; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı taraf, usulüne uygun ihtara rağmen ticari kayıt ve defterlerini sunmadığından yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından bilirkişi tarafından yalnızca davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılmış olup davacı ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından her ne kadar hizmet teslim edilmediğine ilişkin rapora karşı itirazda bulunmuş ise de davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin ████████ esas █████████ karar sayılı ilamı) Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda vergi müdürlüklerinden istenilen karşılaştırmalı alış/satış formları incelendiğinde davalının 453.333,33 TL miktarında belge sayısı iki olacak şekilde alış beyanında, davacının 453.333,33 TL miktarında belge sayısı iki olacak şekilde satış beyanında bulunduğunun görüldüğü bu hali ile sözleşme tutarı ve birbirlerinin beyanları ile uyumlu olduğu anlaşılmakla karinenin gerçekleştiği ve hizmetin verildiğinin görüldüğü aksi durumun da davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla işbu hususa yönelik itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalının bir diğer itirazının işlemiş faize ilişkin olduğu bu hususta yapılan incelemede; taraflar arasındaki sözleşmenin madde 6 c bendinde tarafça bir ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (C) bendinde fatura teslim tarihinden itibaren 7 iş günü içinde denetim ücretinin ödemesinin yapılmasının esas olduğu bu hali ile belirle vadenin bulunduğu tarafın temerrüte de düştüğü esas olup bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olduğu anlaşılmış olup bu itiraz yönünden de reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin TTK kapsamında herhangi bir ihtarın bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı anlaşılmakla birlikte icra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede ise alacağın likit olduğu ve davalı tarafça haksız itiraz edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile
Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 382.000,00 TL asıl alacak ve 137.284,52 TL işlemiş faiz yönünden İPTALİNE, işbu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Asıl alacak bedeli 382.000,00 nin üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 76.400,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.472,32.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 6.271,67.-TL peşin harcın 2.596,42 icra peşin harcının mahsubu ile eksik kalan 26.604,23.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 6.271,67.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 105,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.105,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 83.085,52.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ..... sayılı dosyadan ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!