Anahtar kelimeler: Aksaray Devamla Süreç Cezasıyla Sayı Müdafileri Hukukî Uyan Kez Yoksunluklarına

YARGITAY DAİRESİ
: 6. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır CezaSAYISI
: 170-292I. HUKUKÎ SÜREÇSanıkların nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a-c, 43, 53... . maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.07.2013 tarihli ve 871-576 sayılı hükümlerin, katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesince 06.07.2017 tarih ve 5946-2996 sayı ile; "...Görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozma kararına uyan Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.10.2017 tarihli ve 981-570 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince 02.11.2021 tarih ve 232-627 sayı ile; sanıkların nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-c, 53... . maddeleri uyarınca iki kez 13 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, ayrıca sanıklar ..., ... ve ...’in TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin kurulan hükümlerin, katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 13.12.2022 tarih ve 10749-17406 sayı ile; "...Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...’ın eylemlerinin bir bütün hâlinde 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a,c,d maddesinde düzenlenen silahla, birden fazla kimse ile birlikte, iş yerinde tek tamamlanmış nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden her iki katılana yönelik ayrı ayrı TCK'nın 149/1-c maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozma kararına uyan Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince 07.07.2023 tarih ve 49-258 sayı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca 14... ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, ayrıca sanıklar ..., ... ve ...’in TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin kurulan hükümlerin, katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.02.2024 tarih ve 19493-1350 sayı ile;"...1. Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların bedel karşılığında katılanlara ait bir kısım taşınmazları satın aldıklarına dair savunmaları, sanık ...'in katılanlar ile inşaat işi yaptıklarına ilişkin beyanları ile katılanların sanıklardan borç para aldıklarına, bunun karşılığında sanıkların, kendilerinden alacaklarının çok üstünde meblağ talep ettiklerine ilişkin anlatımları karşısında, taraflar arasında alacak vereceğe dair hukuki ilişkinin varlığı, ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve alacak-borç miktarı hususlarında, mali konularda uzman bilirkişi marifetiyle rapor alınarak, sanıklar tarafından elde edilen senet ve gayrimenkullerin değerinin, suç tarihindeki ekonomik koşullar gözetilerek, gerçek alacağı makul sayılabilecek düzeyde aşıp aşmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra eylemin, 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalıp kalmadığı hususunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma neticesinde genel geçişli ifadelerle yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Bu kapsamda katılanlar ile sanıklar arasındaki para transferine aracılık eden E. Ç.'nin tanık olarak dinlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,3. Kabule göre de; Tekerrür uygulamasına esas alınan sanık ... hakkında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı, sanık ... hakkında Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████-142 Esas-Karar sayılı, sanık ... hakkında Bulgaristan Harmanlı Bölge Mahkemesi 2005/3 Esas-Karar sayılı ilamlarının denetime olanak sağlayacak şekilde onaylı örneklerinin getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince 21.05.2024 tarih ve 170-292 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanıkların nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar vermiştir.Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2024 tarihli ve 79374 sayılı "Onama ve bozma" istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 09.12.2024 tarih ve 4379-13068 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUNDirenmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; direnme kararına konu hükümler kurulmadan önce usulüne uygun olarak Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün alınıp alınmadığının, bu bağlamda hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve ayrıca hazır bulundukları oturumda son söz sanıklara verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurup doğurmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 21.05.2024 tarihli oturumda bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan sanıklar, katılanlar, katılanlar vekili, sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısından bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısının; "Bozma ilamı öncesindeki usul ve yasaya uygun kararda direnilmesi yönünde hüküm tesis edilmesi kamu adına talep olunur." şeklindeki beyanından sonra Cumhuriyet savcısına esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanık ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve sanıklara son sözleri de sorulmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.IV. GEREKÇEAyrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;İncelemeye konu dosyada 21.05.2024 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen ve CMK'nın 216. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmada ortaya konulan delillere yönelik olan "Bozma ilamı öncesindeki usul ve yasaya uygun kararda direnilmesi yönünde hüküm tesis edilmesi kamu adına talep olunur." şeklindeki istemin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi olanağı bulunmadığı, bu nedenle Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve CMK'nın 216/1 ve 3. maddelerine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan sanıklara son sözleri de sorulmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı kabul edilmelidir.Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince kurulan direnme kararına konu hükümlerin bozulmasına karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2024 tarihli ve 170-292 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan sanıklara son sözleri sorulmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi isabetsizliklerinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.