Anahtar kelimeler: Müdafisi Beraatlerine Sayı Delaleti Süreç Hukukî Anadolu Amacı Yağma Birden
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 6. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza
    SAYISI
    : 189-387
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Nitelikli yağma suçundan sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.12.2020 tarihli ve 102-426 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısı, katılan vekilleri ve sanıklar müdafisi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 24.05.2021 tarih ve 266-1340 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 07.03.2023 tarih ve 11507-9125 sayı ile; "...Sanıklar ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının delaleti ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hukuki alacağı tahsil amacı ile birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanıkların savunmalarını, katılanın beyanına göre öncelik tanınmak suretiyle yağma boyutuna ulaşılacak tehdit boyutuna varmayacak şekilde tartışmalar sonucu katılanın söz konusu senetleri imzalayıp verdiği yönündeki hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde beyanına öncelik tanınması suretiyle kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince 07.06.2023 tarih ve 189-387 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanıkların nitelikli yağma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve 86984 sayılı bozma istemli tebliğnamesiyle dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 01.07.2024 tarih ve 18643-8111 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN
    Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; direnme kararına konu hükümler kurulmadan önce usulüne uygun olarak Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün alınıp alınmadığının, bu bağlamda hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve ayrıca hazır bulundukları oturumda son söz sanıklara verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurup doğurmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 07.06.2023 tarihli oturumda bozma ilamı okunarak duruşmada hazır bulunan sanıklar, sanıklar müdafisi, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısından bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki beyanından sonra Cumhuriyet savcısına esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve sanıklara son sözleri de sorulmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.
    IV. GEREKÇE
    Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
    Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).
    Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.
    Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
    İncelemeye konu dosyada 07.06.2023 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen ve CMK'nın 216. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmada ortaya konulan delillere yönelik olan "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki istemin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi olanağı bulunmadığı, bu nedenle Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanıklar ve müdafilerine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve CMK'nın 216/1 ve 3. maddelerine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan sanıklara son sözleri de sorulmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan direnme kararına konu hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.06.2023 tarihli ve 189-387 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanıklar ve müdafisine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan sanıklara son sözleri sorulmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi isabetsizliklerinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!