Anahtar kelimeler: Satımıyla Uğraşan Onayının Servisine Kazadan Çekildiğini Araçla Kasko Yönlendirme Hemen

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... A.Ş.’nin araç alım satımıyla uğraşan bir şirket olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın █████/2023 tarihinde ... plakalı araçla kaza yaptığını, aracın kazadan hemen sonra kasko sigortacısı tarafından yönlendirme ile ... ... yetkili servisine çekildiğini, █████/2023 tarihinde onarım onayının verildiğini, ancak aracın ancak █████/2024 tarihinde yani 202 gün sonra müvekkiline teslim edildiğini, müvekkiline yalnızca █████/2024 - █████/2024 tarihleri arasında ikame araç sağlandığını, bu süreden önce müvekkilinin defalarca davalılarla ve sigorta şirketiyle iletişime geçtiğini, ihtarnameler gönderdiğini ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin aracından 158 gün boyunca mahrum kaldığını ve bu sürede hem aracını kullanamadığını hem de satamadığını, bu durumun yüksek enflasyon sebebiyle sermayesinde kayba yol açtığını, aracın ... olduğunu ve günlük kiralama bedelinin 5.000 TL olduğunu, bu sebeple müvekkilinin uğradığı zararın yaklaşık 790.000 TL civarında olduğunu, bu zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını talep ettiklerini, geç teslim edilen aracın değer kaybına uğradığını, aracın rayiç değerinin kaza tarihinde 2.000.000 TL iken teslim tarihinde 1.500.000 TL’ye düştüğünü, makul sürede teslim edilseydi aracın değer kaybına uğramayacağını ve müvekkilinin satıştan gelir elde edeceğini, ayrıca müvekkil şirketin araç alım satımı yaptığı için elindeki her aracın ticari emtia niteliğinde olduğunu ve araçtan elde edilecek kazancın da ticari zarara neden olduğunu, araç zamanında teslim edilseydi mevduat faiziyle değerlendirilebileceğini, bu şekilde müvekkilinin her ay yaklaşık 83.000 TL gelirden mahrum kaldığını, bu hususta da bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, davalıların geç onarımdan dolayı zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, servis tarafından onarımın makul sürede tamamlanmadığını ve Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ile Tüketici Kanunu hükümlerine aykırı davranıldığını, araç ikame süresinin 45 iş gününü geçtiğini, yapılan ihtarnamelere rağmen tazminat taleplerinin de karşılanmadığını, bu nedenlerle şimdilik 4.000 TL ikame araç zararının █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle, şimdilik 1.000 TL ticari zarar tazminatının ise onarım süresinin bitiminden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 07.12.2023 tarihinde kaza yapan ... plakalı aracının müvekkili ... ... Ltd. Şti.’ne getirildiğini, müvekkilinin sadece servis hizmeti verdiğini, üretici, satıcı ya da distribütör olmadığını, davacının ticari kayıp ve ikame araç taleplerinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davacının müvekkiline ihtar göndermediğini ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin servise getirilen aracı eksiksiz şekilde teslim ettiğini, aracın geç teslim edilme sebebinin diğer davalı ... A.Ş.’nin sorumluluğunda olan ön radar beyni parçasının yurtiçi ve yurtdışında stoklarda bulunmaması ve bu parçanın 15.12.2023 tarihinde sipariş edilmesine rağmen ancak 21.06.2024 tarihinde teslim edilmesi olduğunu, müvekkil şirketin bu süreçte tüm servis işlemlerini zamanında tamamladığını, parça eksik olsa da aracın kullanılabilir durumda olduğunu ve davacıya bu şekilde teslim edilebileceğinin bildirildiğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini, ikame araç talebinin müvekkiline hiç yöneltilmediğini, 13.05.2024 tarihine kadar davacı tarafından ikame araç istenmediğini, ... sigortaya gönderilen ihtarnamenin müvekkiline ulaşmadığını, 26.04.2024 tarihli ihtarnamenin de ... ...’e ait kep adresine gönderildiğini, müvekkiline hiçbir ihtar gönderilmediğini, bu nedenle ikame araç sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği uyarınca bu sorumluluğun üretici veya ithalatçıya ait olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca servis işlemlerinden sorumlu olduğunu, ikame araç ve ticari zarar taleplerinin sigorta şirketine ya da ... ...’e yöneltilmesi gerektiğini, araç tesliminden önce ikame araç istenmediği gibi teslimden sonra talep edilen araç bedelinin de müvekkilinden istenemeyeceğini, davacının ticari zarar ve değer kaybına ilişkin taleplerinin dayanaksız ve belgesiz olduğunu, dava dışı sigorta şirketinin de 09.01.2024 tarihine kadar olan süreye ilişkin ikame araç bedelinden sorumlu olması gerektiğini, müvekkiline yöneltilen taleplerin hem husumet hem esas yönünden haksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zira dava konusu talebin parasal karşılığının basit incelemeyle belirlenebileceğini, bu nedenle hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu aracın herhangi bir arıza nedeniyle değil davacının kazası sonucu hasarlı olarak servise getirildiğini, bu bağlamda müvekkili şirkete atfedilebilecek bir ayıp ya da kusurun bulunmadığını, aracın onarım sürecinde yurt dışından tedarik edilmesi gereken parçalar nedeniyle gecikme yaşandığını, buna rağmen müşteri memnuniyeti kapsamında ikame araç dahi sağlandığını, dolayısıyla müvekkilinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamında herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, yedek parça tedarik süresinin uzamasının müvekkili veya yetkili servis tarafından öngörülemeyecek ve engellenemeyecek nedenlerden kaynaklandığını, mevzuat uyarınca hasar nedeniyle servise alınan araçlarda ikame araç sağlama zorunluluğu olmadığını, buna rağmen davacıya 13.05.2024 – 27.06.2024 tarihleri arasında ikame araç tahsis edildiğini, davacının 158 günlük ikame araç bedeli olarak talep ettiği tazminatın yersiz olduğunu, ayrıca davacının ticari zarar ve kazanç kaybı taleplerinin somut belge ve delillerle ispat edilemediğini, bu zararların müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, aksine iddiaların soyut ve gerçek dışı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Davacının her ne kadar dava dışı sigorta şirketi ile arasında ibraname düzenlediği görülmüşse de; ikame araç sağlamak sigorta teminatına dahil olmadığından bu yöndeki talep hakkını devrettiğine dair davalı savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ... yönüyle yapılan değerlendirmede; diğer davalının eksik parçayı davalıdan sipariş ettiği, her ne kadar sipariş edilen parça aracın kullanılmasına engel teşkil etmese de eksikliğinde kullanılmasının davacıdan beklenemeyeceği, davalının ikame araç sağlamakla sorumlu olduğu, davacının aracının 24.01.2024 - 12.05.2024 tarihleri arasında serviste kaldığı ve ikame araç sağlanılmadığı süre boyunca bilirkişi tarafından ikame araç bedeli yönünden yapılan değerlendirmenin hüküm kurmaya elverişli ve içtihatlara uygun görüldüğü, tüm bu nedenlerle davacının davasının davalı ... yönüyle ikame araç bedeli yönünden kabulüne, dosya kapsamında bir ihtarat bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesine; ticari zararının ise somutlaştırılmamış olması nedeniyle sübut bulmadığından bu yöndeki talebinin reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
A-Davalı ... ... yönüyle açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
B-Davalı ... ... yönüyle açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-Davacının ticari zarar tazminat talebinin reddine,
b-158.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının dava tarihinden tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; .... Şti.'nin araçta meydana gelen hasarın giderilmesinden birinci derecede sorumlu olan aracın onarımını yapan servis olduğunu, aracın yetkili servisi olmasının yanı sıra, onarım için aracı teslim almasıyla birlikte aracın onarımı ve süresinde tesliminden sorumluluğunun başladığını, aracın süresinde onarılamaması ve teslimden kaynaklı zarardan ...'ın doğrudan sorumlu olduğunu, araç hasarının onarımı anlaşmasının eser sözleşmesi kapsamında olduğunu, Davalı ... ise markanın tek yetkili satıcısı ve distribütörü olarak yedek parçanın temininde sorumluluğu olduğunu, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği Madde 14/1 "Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur." hükmü gereğince aracın onarımını yapan servis ile birlikte verilecek hizmetten müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılara █████/2024 tarihinde müvekkiline ait aracın onarımında makul (sigorta ekspertiz raporunda 25 iş günü olarak belirtilmiştir.) ve yasal sürenin aşıldığı, aracın ivedilikle onarılarak müvekkiline teslim edilmesi ve borcun muaccel olduğu tarihten aracın teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede müvekkilin uğradığı zarar için günlük 5.000,00-TL'den az olmamak üzere maddi tazminatın ödenmesine ilişkin ihtarname KEP sistemi üzerinden gönderildiğini, ticari kazanç kaybı zararının reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bekleme süresinde araç değerinin de düşmüş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ...... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işletilecek olan faizin ıslah ve harcın yatırıldığı tarihi itibariyle ödenmesine karar verilebileceğini, tazminat taleplerinin müvekkili şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan bahisle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olup, müvekkilinin doğrudan satış gerçekleştirmediğini, servis hizmeti sunmadığını, kaza sonrasında yetkili servise giriş yapan dava konusu araca ilişkin talebin müvekkili şirkete karşı yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunda ikame araç temini yönünden haksız fiilden kaynaklanan zarar sorumluluğunun bulunduğuna dair değerlendirme hukuki bir değerlendirme olup hatalı olduğunu, gerek Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ve gerekse de Garanti Belgesi Yönetmeliği kapsamında azami tamir süresinin; arızalanan, bir başka deyişle malın herhangi bir parçasında ortaya çıkabilecek problemlerden ortaya çıkan durumlarda söz konusu olduğunu, kaza halinin bir arıza hali olmadığını, dolayısıyla Müvekkil Şirketin 45 iş
günü içerisinde onarım zorunluluğu bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, makul tamir süresinin geçmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, aracının kaza yapması sonucu sigorta şirketinin yönlendirdiği davalı servise tamir için aracını bıraktığını, aracın 202 gün sonra teslim edildiğini, bu süre zarfından aracını kullanamadığını, satamadığını, şirket sermayesinde azalmaya neden olduğunu, kiralama nedeniyle masraf yapmak zorunda kaldığını ileri sürmektedir.
Davalı ..., sadece servis hizmeti verdiğini, üretici, satıcı ya da distribütör olmadığını, davacının ticari kayıp ve ikame araç taleplerinin kendi sorumluluğunda olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, servise getirilen aracı eksiksiz şekilde teslim ettiğini, aracın geç teslim edilme sebebinin diğer davalı ... A.Ş.’nin sorumluluğunda olan ön radar beyni parçasının yurtiçi ve yurtdışında stoklarda bulunmaması ve bu parçanın 15.12.2023 tarihinde sipariş edilmesine rağmen ancak 21.06.2024 tarihinde teslim edilmesi nedenine bağlı olduğunu savunmuştur.
Davalı ..., Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamında herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, yedek parça tedarik süresinin uzamasının müvekkili veya yetkili servis tarafından öngörülemeyecek ve engellenemeyecek nedenlerden kaynaklandığını savunmuştur.
Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişiler raporunda, "Davaya konu araçta olay sonrası meydana gelen hasar göz önüne alındığında, onarım süresinin 25 gün olması gerektiği kanaatine varılmış olup söz konusu olayda makul sürenin aşıldığı belirlenmiştir.Davacı vekilinin çektiği ihtarnamelerden anlaşıldığı üzere 24.01.2024 tarihinden ikame araç verildiği 13.05.2024 gününün bir önceki günü olan 12.05.2024 tarihine kadar olan süreç için araç kiralama bedeli hesaplanacaktır. Söz konusu süreç 110 gündür.Görüldüğü üzere davaya konu araç rapor tarihi itibariyle günlük olarak 2.000,00 TL bedelle kiralandığı görülmektedir. Buna göre uzun süreli kiralanması ve piyasa şartları gereği pazarlık payı da düşünülerek aylık olarak 55.000,00 TL kiraya verileceği kanaatine varılmıştır... Davalıların davacıya ikame araç temin edip etmeme konusunda haksız fiilden kaynaklanan zarar ilkesi doğrultusunda sorumlu olduğu, Belirtilen parçanın aracın kullanımında sürüş, konfor ve fayda açısından gerekli, fakat yolcu nakli amacına engel olmadığı, aracın ilgili parça olmadan da kullanılabileceği, 24.01.2024 - 12.05.2024 tarihleri arasında ikame araç verilmesi gerektiği kabulüne göre davacının 2024 yılı ocak ayı itibariyle 158.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli oluştuğu, Davacı firmanın ticari kaybına ilişkin olarak; aracın 2024 yılı ocak ayında 1.153.677,00 TL ettiği, 2024 yılı haziran ayında aynı aracın 1.320.000,00 TL ettiği, satış zararının 166.323,00 TL olduğu, Davacının Ocak/2024 döneminde satışı gerçekleştirip satış bedelini faize yatırmış olsaydı Haziran 2024 dönemine kadar 223.496,08 TL faiz getirisi olacağı..." yönnüde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ek raporlarında ise seçenekli olarak "... █████/2023 - █████/2024 tarihleri arasında 25 gün makul onarım süresi mahsubu ile kalan 134 gün araç kiralama yapıldığı kanaatiyle; 2023 yılı aralık ayı itibariyle 170.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli oluştuğu(Seçenek 2),Davacı firmanın ticari kaybına ilişkin olarak; aracın 2024 yılı ocak ayında 1.153.677,00 TL ettiği, 2024 yılı haziran ayında aynı aracın 1.320.000,00 TL ettiği, satış zararının 166.323,00 TL olduğu, Davacının Ocak/2024 döneminde satışı gerçekleştirip satış bedelini faize yatırmış olsaydı Haziran 2024 dönemine
kadar 223.496,08 TL faiz getirisi olacağı," yönünde görüş bildirmişlerdir.
Buna göre yapılan değerlendirmede davacının aracının kaza sonucu götürüldüğü serviste onarımının yapıldığı ve arızalı parçanını temini için siparişin süresinde verildiği parçanın geç tedarik edilmesinde davalı servisin kusurunun bulunmadığı, davalı ...'in ise parçayı makul sürede temin edemediği, aracın makul tamir süresinin aşılmasına ve davacının araçtan faydalanamamasına neden olunduğu, davacının diğer zarar iddialarının araç tamiri ile arasında nedensellik bağının olmadığı anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116.40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Davalı ... alınması gereken 10.792,98 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.699,00TL harcın mahsubu ile bakiye 8.093,98 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!