Anahtar kelimeler: Gününün Nafakaların Erkeğin İstemli Ziynet Davetiye Erkek Günde Kadın Kusur

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/... E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, erkeğin tazminat taleplerinin reddi ve velâyet yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı ve ziynet alacağının reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- karşı davalı ... vekili Avukat... ve karşı taraf temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Davacı- karşı davalı erkeğin velayet ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;6100 sayılı Kanun'un öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından velayet ve erkeğin tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf edilmediğinden kesinleşmekle davacı- karşı davalı erkek vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.2.Davalı- karşı davacı kadının ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (6100 sayılı Kanun md. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “544.000,00 TL” olarak belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece davalı- karşı davacı kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, ziynetlerin değerinin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup, ziynet alacağına ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.3.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin velayet ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine yönelik olan temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,2.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,3.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı- karşı davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı- karşı davacı ... ...'e verilmesine,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı- karşı davacı ... ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı- karşı davalı ...'e verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.