Anahtar kelimeler: Gkarar Kutu Kağıt Nak Kömür Ambalaj Denizli Mahsus Başkan İik

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
:... Esas ...Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av....
DAVANIN KONUSU
: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174))
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ... Kömür Nak. Gıda San. Ve Tic. A.Ş. ile davalı ... Kağıt Kutu Ambalaj San. Tic. A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari ilişkinden kaynaklı davacının alacaklı olduğunu ve ticari alacağın 84.162,52 TL'si için davalı ... Kağıt Kutu Ambalaj San. Tic. A.Ş. davacının lehtar olduğu, tanzim tarihi 05.04.2017, vade tarihi 25.06.2017 bedeli 84.162,52 TL olan senedi düzenlediğini, bonoya karşılık olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...D.İş, ... Karar sayılı dosyasında verilen 14.07.2017 tarihli ihtiyati haciz kararının alındığını ve davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz işlemleri yapıldığını, bono borçluları hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ... İcra Müdürlüğü'nün ... İcra (Eski Esas:.... İcra Müdürlüğü ...İcra sayılı) sayılı dosyası ile icra takibine girildiğini ve işbu haciz yoluna ilişkin ödeme emirleri borçlulara gönderildiğini, süresi içerisinde itiraz ve şikayet yoluna gidildiği ve bu sürecin kesinleştiğini, davalı şirket ... Kağıt Kutu Ambalaj San. Tic. A.Ş.'nin iflasa tabi bulunan şirketlerden olması İcra İnfaz Kanunu'nun 43/2. maddeye dayanılarak takip türünün bir defaya mahsus olarak değiştirilmesini, iflas yoluyla takibe geçilmesi için ... İcra Müdürlüğü'nce gerekli işlemlerin yerine getirilmesini, söz konusu ödeme emrine karşı davalı şirketi tarafından itiraz edildiğini, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde senette bulunan keşideci imzası ve paraf imzanın davacı şirkete ait olmadığını, bonolardaki imzaların ... ve ...a ait olduğunu, davalınını icra dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde icra takibine ilişkin zaman aşımı itirazında bulunduğu ancak söz konusu icra takibi açısından zaman aşımı kesildiğini bu sebeple itirazın yersiz olduğunu, açılan davanını sonucunun etkisiz hale gelmesini önlemek için davalı şirket adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasını, ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalı şirketin yapmış olduğu itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağı ekli meşruhatlı davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Yüksek Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca iflas yolu ile takipte ödeme emrine itiraz edilmesi halinde itirazın kaldırılması ve iflas davasında süresi içerisinde borç miktarının depo edilmesi halinde davanın reddine karar verileceği ifade edildiğinden Mahkemenin ara kararı doğrultusunda davalı borçlu tarafından verilen depo kararının süresi içerisinde depo edildiği anlaşıldığından davacının davasının reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Yerel Mahkemenin █████/2025 tarihli tashih şerhi ile; Mahkememizin... Esas ...Karar sayılı dosyasının █████/2025 tarihli gerekçeli kararının 7 nolu bendinde ".7-) Davalı vekili tarafından Mahkememiz veznesine depo edilen 249.075,76 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, ödeme hususunda icra müdürlüğüne bilgi verilerek gerekli işlemlerin icra müdürlüğü tarafından yapılmasına,..." şeklinde hüküm kurulmuş ise de, davalı vekili tarafından Mahkeme veznesine depo edilen 249.075,76 TL'nin davacı tarafa ödenmesi gerektiği, sehven davalıya ödenmesine şeklinde yazıldığı anlaşılmakla, █████/2025 tarihli gerekçeli kararın 7 nolu bendinin;
"7-) Davalı vekili tarafından Mahkememiz veznesine depo edilen 249.075,76 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine, ödeme hususunda icra müdürlüğüne bilgi verilerek gerekli işlemlerin icra müdürlüğü tarafından yapılmasına," şeklinde tashihine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Öncelikle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin █████████ Esas-██████████ Karar sayılı ilamı gereği, borca vekil ile itiraz edilmiş olduğundan, huzurdaki itirazın kaldırılması davasında dava dilekçesinin vekil olarak taraflarına tebliğ edilmesi gerekmekte iken tebliğ edilmediğinden, davaya cevap verme süresinin başlamadığını, öncelikle, usul yönü ile istinaf başvurusunda bulunduğunu, davacının, müvekkili davalı şirketten alacağı bulunmadığı gibi iflas yolu ile takibe geçildiği tarih itibari ile iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, İİK 158 maddesine göre, Mahkemenin, icra takibine yapılan ve bunla bağlı olmayan itirazlarının incelenmesini genel hükümlere göre yapması gerekeceğinden; öncelikle müvekkili davalının davacıya gerçekten borcu olup olmadığının incelemesi yapması gerektiğini, bununla birlikte davacının alacağını ispatlaması gerektiğini, davacının alacağını ispatladığına karar verilmesi halinde ise iflasın ilanı için süre verilmesi, iflasın ilanı ile diğer alacaklıların davaya müdahalesinin sağlanması, iflasa gerek olan bir durum olup olmadığının, itirazlarının ileri sürülmesinin sağlanması gerekmekte iken Yerel Mahkemece depo ara kararı sonrası hüküm kurma yoluna gidildiğini, takip dosyasının borcun varlığı için tek başına delil hükmünde olmadığını, Yerel Mahkemece öncelikle davalı müvekkilinin davacıya borcunun bulunup bulunmadığının araştırılması ve alacaklının alacağının varlığını ispatladıktan sonra depo kararı verilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin aşamalardaki beyan ve talepleri Mahkemece dikkate alınmadığı için ve iflas kararı baskısı altında, depo bedelini ödemek durumunda kaldığını, davacı ve davalı müvekkili arasındaki borç ilişkisi ile alacaklının alacağı dahi henüz ispatlanmamışken işbu davanın açılmasına davalı müvekkili sebebiyet vermediğinden gerek depo ara kararı ve gerekse yargılama giderlerinin müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle; hüküm gerekçesi ve davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmiş olması yönleri ile hukuka aykırılık teşkil eden T.C. ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı kararına karşı istinaf ettiklerini, kararın müvekkili lehine olacak şekilde kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 174. maddesi gereğince kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takipteki ödeme emrine itirazın kaldırılması ile iflasa ilişkindir.
İlk derece mahkemesince depo kararı verilen alacağın süresi içerisinde davalı vekilince depo edildiği gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı üzerinde bırakılmasına dair verilen karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2004 sayılı İİK'nın 171.maddesinin üst başlığı iflas yolu ile takip olup, maddede ödeme emri düzenlenmiştir. 171/4.bentte; beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz veya şikayet edilmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinde borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarının yazılacağı belirtilmiştir. 172.maddede ise; itiraz veya şikayet, 173.maddede, iflas davası düzenlenmiş, 173/1.fıkrada borçlunun beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette bulunmazsa alacaklının bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği, iflas takibinin kesinleşmesinde 166.maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile ilan edileceği, iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri, mahkemenin yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini, 158.madde uyarınca emredeceği, bu emrin yerine getirilmemesi halinde, iflas kararı verileceği, 174.maddesinde ise, itiraz veya şikayet olunması halinde mahkemece 158.madde uyarınca iflas davasını karara bağlayacağına yer verilmiştir.
İİK'nın 174. maddesi yollaması ile İİK'nın 158. maddesi uyarınca borçlunun itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkemece 7 gün içinde faiz ve masrafları ile birlikte borcu ifa etmesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için borçluya depo emri çıkarılması gerekir.
İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinde, icra mahkemesindeki gibi sıkı şekil şartlarına tâbi bir yargılama yapılmayıp, 6100 sayılı HMK’nın genel hükümleri uygulanır. Basit yargılama usulünün uygulanacağı iflas davasında borçlu evvelce ödeme emrine karşı ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmaksızın meselâ, takip konusu borcu ödemiş olduğu ya da borcun zamanaşımına uğradığı itirazını cevap dilekçesinde beyan edebilir.
İflas davasında alacaklı alacağını ispat bakımından 2004 sayılı İİK’nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılmış bulunan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi alacağın varlığını 6100 sayılı HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir.
Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda borçlunun borçlu olmadığı kanısına varılırsa iflas davasının reddine karar verilir. İflas davasının reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve alacaklı iflas takibi ve davası konusu yapılmış alacak için borçluya karşı yeni bir alacak davası açamaz.
Mahkemece yapılan inceleme sonucu alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve mahkemece aynı zamanda bir depo kararı verir. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2).
Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir (Kuru B., s. 957).
Somut olayda; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılmış, takip İİK 43/2'ye göre icra takibi iflas yolu ile icra takibine dönüştürülmüş ve ödeme emri borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı iflas davasını █████/2024 tarihinde yani 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmıştır. İİK'nın 156/3. fıkrasında "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.", İİK'nun 156/4.fıkrasında ise "İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer." düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre iflasın, ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde istenmesi gerekmektedir.
Bu bilgiler ışığında somut olay bakımından incelemede; dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere göre ilk derece mahkemesince alacağın varlığı konusunda yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, dava dilekçesinin davalıya tebliğinin usulüne uygun olduğu, nitekim borca vekil eliyle itiraz edilmiş ise de dosyada o aşamada sunulmuş vekaletname olmadığından iş bu davanın aynı vekil tarafından takip edilip edilmeyeceğinin dava dilekçesinin tebliği aşamasında mahkemece bilinemeyeceği, kesilen zamanaşımı süreleri gözönüne alındığında iflas yoluyla takibe geçildiği tarih itibariyle alacağın zamanaşımına uğramamış olduğu, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,
5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164.maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!