Anahtar kelimeler: Sıfırlandığını Bddk Fek İpoteklerin Limitinin Kaybettiğini Erdiğini Malvarlığını Durduğunu Konulduğunu

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Bankanın 15.03.2017 tarihinde yaptığı 450.000 TL’lik ödeme işlemini sonradan hukuka aykırı şekilde iptal ettiğini, Bu işlemin banka yöneticisinin yetkisiz talimatıyla yapıldığını, Mevduatına hukuka aykırı bloke konulduğunu, İpoteklerin fek edilmediğini ve .. limitinin sıfırlandığını, Bu nedenle ... ile ticari ilişkisinin sona erdiğini, Ticari faaliyetinin durduğunu, malvarlığını kaybettiğini ve manevi zarara uğradığını, BDDK incelemesi ve savcılık dosyasındaki belgelerin iddialarını desteklediğini, ileri sürerek şimdilik 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, Taleplerin zamanaşımına uğradığını, Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Bankanın tüm işlemlerinin sözleşmeye ve bankacılık mevzuatına uygun olduğunu, 450.000 TL işlemine ilişkin kayıtların silinmediğini, sadece teknik olarak iptal edildiğini, Uygulanan blokenin geçici ve risk yönetimi kapsamında olduğunu, İpoteklerin fek edilmemesinin sözleşmesel şartlardan kaynaklandığını, Adidas ile ticari ilişkinin sona ermesinden bankanın sorumlu olmadığını, Davacının haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, belirterek davanın usulden, bu mümkün olmazsa esastan reddini istemektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacının, davalı bankanın DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) kapsamında yaptığı işlemlerin sözleşmeye ve bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu, bu nedenle ticari faaliyetinin sona erdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmıştır.
█████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava ise bu tarihten sonra açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
HMK'nın 115/2. maddesinde tamamlanabilir dava şartı eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süre verilebileceği belirtilmiş ise de 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2. maddesinde arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği açıkca belirtildiğinden anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. (Aynı yönde Yargıtay 23.HD'sinin...EK ve Yargıtay 22.HD'sinin ...EK sayılı kararları) Arabuluculuk düzenlemesi amacı itibariyle tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışcıl yöntemlerle sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla getirilmiş bir alternatif çözüm yoludur. Aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırılık oluşturacaktır. Buna göre davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açtığı anlaşılmakla davanın 6102 sayılı TTK nın 5/A maddesi ve 6235 sayılı kanununu 18/A-2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ( benzer mahiyette İstanbul BAM 13.HD ... esas ...karar numaralı ilamı)
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!