Anahtar kelimeler: Kaşenin Kargoda Başlatarak Lehtarı Eline Faktöring Çeklerden Ulaşmadan Finansman Çalındığını

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Lehtarı olduğu iki adet 125.000 TL bedelli çekin kargoda çalındığını, Çeklerin kendisine ulaşmadan davalının eline geçtiğini, Çek bedellerini davalıya faizleriyle birlikte ödediğini, Buna rağmen davalının aynı çeklerden biri için yeniden icra takibi başlatarak ikinci kez tahsil yoluna gittiğini, Bu durumun açıkça kötü niyetli olduğunu, Çek üzerindeki ciro ve kaşenin sahte olduğunu, Davalı ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, ileri sürerek çeklerin iadesi ile toplam ödediği tutarların ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit ve istirdat davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, Müvekkil şirketin çeki usulüne uygun ciro silsilesiyle ve factoring işlemi kapsamında devraldığını, Çek üzerinde müvekkilin geçerli cirosunun bulunduğunu ve yetkili hamil olduğunu, Davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının kötü niyetli olduğunu ispat edemediğini, Davacının çek keşidecileri adına ödeme yaptığını, bu ödemeleri davalıdan istemesinin hukuken mümkün olmadığını, Müvekkilin icra takibinde ve çekin tahsilinde hukuka aykırı bir davranışının bulunmadığını, belirterek davanın usulden, bu mümkün olmazsa esastan reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; davacının, kargoda kaybolduğu bildirilen iki adet çek nedeniyle davalı tarafından tahsil edilen çek bedelleri ile aynı çek nedeniyle yürütülen icra takibi kapsamında ödediği tutarların iadesi ile çeklerin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmıştır.
█████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava ise bu tarihten sonra açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
HMK'nın 115/2. maddesinde tamamlanabilir dava şartı eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süre verilebileceği belirtilmiş ise de 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2. maddesinde arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği açıkca belirtildiğinden anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. (Aynı yönde Yargıtay 23.HD'sinin .. EK ve Yargıtay 22.HD'sinin...EK sayılı kararları) Arabuluculuk düzenlemesi amacı itibariyle tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışcıl yöntemlerle sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla getirilmiş bir alternatif çözüm yoludur. Aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırılık oluşturacaktır. Buna göre davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açtığı anlaşılmakla davanın 6102 sayılı TTK nın 5/A maddesi ve 6235 sayılı kanununu 18/A-2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ( benzer mahiyette İstanbul BAM 13.HD ... esas ... karar numaralı ilamı)
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın arabuluculuk şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 7.043,02-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 6.311,02-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!