Anahtar kelimeler: Aker Yüzbin Avnı Kargoya Riski Ştiye Kaybolduğunu Kargo Akıbeti Elinden

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... Şirketi arasında akdedilen ticari işten dolayı ilgili firma tarafından müvekkili şirkete ciro ve devredilen ... A.ş. ... Şubesinin ... seri numaralı, keşide yeri ..., █████/2025 keşide tarihli, 100.000TL (yüzbin Türk lirası) bedelli çek █████/2025 tarihinde, ... Şti.'ye gönderilmek üzere ... takip numarasıyla ... kargo avnı aker subesine teslim edildiğini, dava konusu çek muhatabına teslim edilmeden kargo firmasında kaybolduğunu, söz konusu çek’in kargoya verildikten sonraki akıbeti belli olmadığını, müvekkili şirketin elinden istem dışı çıkan ve ele geçirilen kötü niyetli kişiler tarafından bedelinin tahsil edilmesi riski bulunan çek ile ilgili olarak...A.ş. ...şubesine bildirimde bulunulduğunu, davaya konu çekin ibraz edilmesi durumunda bedelinin ödenmeyerek, ibraz eden kişi veya kişilerin kolluk kuvvetlerine bildirilmesinin sağlanması da talep edildiğini, müvekkili ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na çekin kaybıyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu, çek ile ilgili zayi nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı iptal davası açıldığını, dosyaya %15 teminat yatırılarak ödeme yasağı konulduğunu, davalı ... Factoring, █████/2025 tarihinde ... 6.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine Kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlattığını ve ... Ödeme Emri müvekkiline tebliğ edildiğini, taraflarına tebliğ edilen ödeme emrine █████/2025 tarihinde ... 14. İcra Hukuk Mahkemesine ... esas sayılı dosyası ile itiraz edilerek, icra takibi geçici olarak taraflarınca durdurulduğunu, müvekkili hiçbir şekilde çekin cirantalarını tanımadığını ve bu şahıslar ile herhangi bir  ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili cirosundan sonra çekin üzerinde cirosu bulunan .. mesleği ile uğraştığını, müvekkili ise toptan boya pazarlama işi ile ilgilendiğini, aralarında ticari iş ilişkisinin olması söz konusu olmadığını, müvekkilinin ... ile...'e borcunun olmadığını, ... 6.İcra Müdürlüğü’nün ...E. Numarası ile başlatılan takip sonucunda karşı taraf ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkilinin taşınır ve taşınmazlarına haciz uygulanmış ayrıca banka hesaplarına bloke konulduğunu, çekin bedeli 100.000,00 TL olduğunu, haciz konulan taşınır ve taşınmazların değeri bu çekin değerinin çok üstünde bir değer olduğunu, davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, ... 6.İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı icra takibinin durdurulmasını ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilerek icra takibinin iptaline karar verilmesini, takip bedeli olan 100.000 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve dava sürecinin sonuna kadar icra veznesine yatırılacak senet bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir kararı alınmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, zira 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeler uyarınca ticari nitelikteki menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğunu, ancak davacının bu şartı yerine getirmediğini beyan etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin ülke çapında yüksek işlem hacmiyle faaliyet gösteren prestijli bir kurum olduğunu, dava konusu çekleri müşterisi ile aralarındaki faktoring sözleşmesine istinaden, yasal mevzuata ve BDDK kriterlerine uygun şekilde fatura ile tevsik ederek devraldığını ifade etmiştir. Müvekkilinin ciro silsilesi düzgün olan çekleri iktisap ederken gerekli tüm mali analiz ve istihbarat çalışmalarını yaptığını, dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu ve 6361 sayılı Kanun hükümleri uyarınca "iyiniyetli meşru hamil" sıfatını kazandığını savunmuştur. Davacı tarafın ağır kusur veya kötü niyet iddialarının somut bir delile dayanmadığını belirten davalı vekili, çek üzerindeki ödeme yasağı kararının icra takibine engel teşkil etmediği gibi söz konusu kararın müvekkilinin faktoring işlemini tamamlamasından sonraki bir tarihte alındığını vurgulamıştır. Ayrıca davacının, icra dosyasına herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yapmış olmasının ve çek üzerindeki imzasına itiraz etmemesinin davanın haksızlığını ortaya koyduğunu ileri sürmüştür. Müvekkilinin ağır kusurunun bulunmadığı ve şahsi def’ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği gerekçeleriyle, usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilen haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; dava konusu çekin davacı lehtar ilk ciranta tarafından kargo ile dava dışı Ergin Kimya.. Ltd. Şti'ye gönderilmesi esnasında kargoda iken kaybolduğu/çalındığı, çek hakkında çek iptali davası açıldıktan sonra çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiği iddiasıyla çekin rıza dışında davacının elinden çıktığı ve davalının haksız olarak çeki iktisap ettiği, davacıdan sonraki ciranta ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı iddiasıyla davacı tarafça menfi tespit olarak açılan davanın, dava açıldıktan sonra takip çıkışı bedelinin keşideciye ödenmesi sonrası ödenen bedelin davalıdan istirdatı istemine ilişkin olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ... 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığı iddiasıyla menfi tespit davası ikame etmiş, davadan sonra icra dosyasına ödeme yaptığı görülmekle davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmiştir.
Dava İİK 72. Maddesine göre açılmış menfi tespit davası olup aynı maddenin 6. Fıkrası gereği yapılan ödeme sonucu istirdat davasına dönüşmüştür.
6102 Sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca , Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / Yürürlük / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
7155 sayılı Kanun ile 6102 Sayılı TTK’na eklenen ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK.'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ile; “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
... tarihli ve ... sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, █████/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut dava, ticari nitelikli menfi tespit (sonradan istirdata dönüşmüştür) davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödeme sonucu davanın istirdat davasına dönüşmesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır zira menfi tespit davası da istirdat davası da arabuluculuğa tabidir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, dava şartlarının HMK. 116 Maddesinde düzenlenen ilk itirazlardan önce değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce buna rağmen davacı tarafa █████/2025 tarihli tensip tutanağı ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağın aslını mahkememize sunmak üzere davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verildiği ve tensip tutanağının davacı tarafa tebliğ edildiği davacı tarafından ön inceleme duruşmasında arabuluculuk başvurusunda bulunmak için süre talep edilmekle dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığının anlaşıldığı sabittir. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu aşamasında da re'sen dikkate alınır. Bu saptama karşısında, aşağıdaki şekilde arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 2.559,31 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.827,31 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!